Haftalık Bağımsız Gazete 18 Kasım 2017

Dört yıl geçti restorasyon başlamadı

Kadıköylü öğretmenlerin buluşma mekânı olan Kızıltoprak’taki Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi 4 yıldır yenilenmeyi bekliyor

Dört yıl geçti restorasyon başlamadı
Erhan DEMİRTAŞ

İstanbul’un ve Kadıköy’ün önemli tarihi yapıları arasında da yer alan Fatma Şadiye Toptan Öğretmenevi ve bahçesi 2014 yılında alınan kararla yenilenme gerekçesiyle kapatılmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ise 2013 yılında aldığı kararla tarihi yapının restorasyon projesinin uygun olduğuna karar vermişti. Ancak aradan 4 yıl geçmesine rağmen proje bir türlü başlatılamadı. İkinci derece tescilli eser kabul edilen köşk kapatıldıktan sonra hayli zarar görmüş durumda. Binanın özellikle dış cephesinde bunu görmek mümkün. Boyası büyük oranda dökülmüş olan köşkün, İstanbul İl Özel İdaresi’nin sorumluluğunda olan restorasyonunun ne zaman başlayacağı ise henüz belirsiz.

ÖĞRETMENLERE BAĞIŞLAMIŞ

Fatma Şadiye Öğretmenevi olarak bilinen bu yapı Kızıltoprak’ın bugüne kadar varlığını koruyan köşklerinden bir tanesi. İnşa edildiğinde Esat Toptani Paşa Köşkü adıyla bilenen bu köşk 1845 yılında Erzurum Ordu Kumandanı Ali Şefik Paşa tarafından yaptırılmış. Ali Şefik Paşa bir süre sonra köşkü, Esat Toptani Paşa’ya satmış. Ancak Toptani Paşa 1921 yılında Paris’te öldürülür. Paşa’nın eşi Fatma Şadiye Toptani de öğretmenleri çok sevdiği için 1922 yılında dönemin İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay’a bir mektup yazarak köşkün öğretmenlere tahsis edilmesini ister. Uzun yıllar farklı isimlerle öğretmenlere hizmet veren köşk, 1992 yılında resmen öğretmenevi olarak kullanılmaya başlanmış. Köşk zemin bölümü de dahil olmak üzere toplam 4 kattan oluşuyor.

Uzun bir dönem genellikle emekli öğretmenlerin kullandığı Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi’nin kapısı 3 yıldır öğretmenlere kapalı. Restorasyon projesinin ise tam olarak ne zaman başlayacağı bilinmiyor. Ancak köşkün bahçesinde bir kafe bulunuyor. Aynı zamanda Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi alınan son kararla beraber Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi’ne bağlandı.

EVLERİNE KAVUŞMAK İSTİYORLAR

Köşkün bahçesi şu an kamuya açık. Bahçede ayrıca bir de kafe bulunuyor. Boş zamanlarında bahçeyi kullanan emekli öğretmenlerle konuştuk. Köşkü evleri gibi benimseyen öğretmenler, tarihi yapının bir an önce restore edilip hizmete açılmasını istiyor.

Emekli öğretmen Ahmet Candaş Bozoklu, geçmiş yıllarda köşkün bahçesinde eğlenceler düzenlediğini hatırlatarak şunları söylüyor: “Restoranıyla, çay bahçesiyle oturma yerleriyle düzenli bir şekilde açılmasını istiyoruz. Bina çok kötü durumda. Üst katta bulunan kalorifer peteklerini çalmışlar. Cam çerçeve kırık. Yağmur yağınca içeri su doluyor.”

Bir başka emekli öğretmen Ertuğrul Cebeci ise köşkün emekli öğretmenler için buluşma mekanı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Köhne ve bakımsız bir hale gelince kendi başına işletilen kurum haline dönüştü. Ne yapıldığı ne edildiği belli değil. Hiçbir hizmet verilmiyor, öğretmenlerde tabi doğal olarak dağıldı. Burası kamu görevi yapan, yani kar amaçlı bir yer olmamalı. Kendini yeter ki döndürsün. Bunun için ne yapılması gerekiyorsa yapılmalı. Üstelik  burada böyle ağaçlı bir ortam yok. İnsanlar doğal olarak dışarıya da açıldı.”

Kendisi öğretmen olmayan ama uzun yıllardır öğretmenevini kullanan Kubilay Derman da görüşlerini şöyle dile getiriyor: “Eskiden burada yatakhane vardı. Öğretmenler gelip burada konaklıyorlardı. Buranın yeniden düzenlenmesini ve yenilenmesini istiyoruz. Ancak bakımsızlık nedeniyle atıl duruma geldi. Buranın sahibi öğretmen olmadığı halde burayı öğretmenlere bırakmış. Ben öğretmen değilim. Emekli bir memurum. Çok sayıda öğretmen arkadaşım var. Bu tarihi yapının en kısa zaman eski haline kavuşturulması gerekiyor.

Altı yıldır Fatma Şadiye Toptani Öğretmenevi’ni kullanan Müşerref Köymen köşkün son yıllarda büyük bir değişim yaşadığını ifade ediyor ve şöyle devam ediyor. “Köşk ilk zamanlar çok farklıydı. Bahçede çeşitli çiçekler vardı. Köşkün içi de çok güzel ve bakımlıydı. Bina şimdiki gibi döküntü değildi. Hem yatakhane vardı hem de berber vardı. Yemekler çok güzeldi. Umarım eski haline kavuşturulur.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.