Haftalık Bağımsız Gazete 24 Ekim 2020

Çocukların dilinden salgın deneyimleri

İstanbul’un Farklı Yerleşimlerinde Çocukların Haklarına Erişimi Araştırması, salgın döneminde çocukların neler yaşadığını çocukların dilinden aktarıyor

Çocukların dilinden salgın deneyimleri
Evin Arslan

Başak Kültür ve Sanat Vakfı (BKSV), Sulukule Gönüllüleri Derneği (SGD), Tarlabaşı Toplum Merkezi (TTM) ve Zeytin Ağacı Derneği “İstanbul’un Farklı Yerleşimlerinde Çocukların Haklarına Erişimi Araştırması”nı yayınladı. Rapor risk altındaki, dezavantajlı çocukların durumunu tespit etmeyi, yaşadıkları sorunları görünür kılmayı hedefliyor. İki aşamalı gerçekleştirilen raporda ilk görüşme, nisan ile mayısın ilk çeyreğinde 123 çocuk ve 89 bakımveren ile yapıldı. Mayısın son çeyreğinde ise 122 çocuk ve 85 bakımverenle ikinci görüşmeler sağlandı. İki görüşmede de aynı kişiler ile konuşmaya çalışan araştırmacılar, dönemler arasında yaşanan farkı da gözler önüne serdi. 

Araştırmayı gerçekleştiren uzmanlar bu araştırmayı yapma nedenlerini şöyle açıklıyor: “Toplumsal algıda güçsüz, mağdur ve yardıma muhtaç, edilgen biçimde tasvir edilen çocukların aslında kendi yaşamlarının ve toplumun birer aktif öznesi olduklarını görünür kılmak bu çalışmayı gerçekleştirmedeki temel motivasyonumuzdu. Buradan hareketle, izleme çalışmasının ilk hedefi olarak çocukların seslerini duymayı ve duyulmasını sağlamaya destek vermeyi belirledik. Bu amaçla çalışma kapsamında çocukların seslerini duyurabileceği dijital araçların da üretilmesine gayret ettik.”

Rapora göre, konuşulan çocukların 36’sı Eğitim Bilişim Ağı’nı (EBA) takip edebildiğini; 27’si ise hiç takip etmediğini ifade etti. Okula devam eden 104 çocuktan 39’u ise Covid-19 sürecinde öğretmenleriyle hiç iletişim kurmadığını belirtti. Raporda hem çocukların hem de bakımverenlerinin salgın sürecinde birincil bilgi alma araçlarının haberler ve televizyon olduğu görülüyor.

EĞİTİMİ BIRAKAN ÇOCUKLAR

Raporda 89 bakımverenden 29’u birinci görüşmede işini kaybettiğini ifade ederken, ikinci görüşmelerde 85 bakımverenden 50’si işini kaybettiğini dile getirdi. Görüşülen kişiler, bu süreçte faturalarını, kiralarını ödeyemediğini hatta aç kalma riski ile karşılaştıklarını ifade ediyor. Üç çocuğu olan bir anne “Bu durumdan çok korkuyoruz, eğer devam ederse, evde bir parça ekmek kalmayacak.” diye anlatıyor. 

Sihirli bir değnekleri olsa neyi değiştirecekleri sorulan 8 yaşındaki bir çocuk “Babam daha çok kazansın isterdim ama çok da yorulmasın.” diye cevap verdi. 16 yaşındaki bir çocuk ise “Benim vicdanım var zenginden alıp fakire verirdim. Zengin fakir olsaydı, fakir de zengin olsaydı bu süreçte. Anlasalardı fakir olmayı, fakirken birini kaybetmeyi.” diyor.

Uzaktan eğitim koşullarında çocuklar EBA’ya, internete ve teknolojik araçlara ulaşma sıkıntısı yaşadı. Rapora göre 12 çocuk, televizyon ve bilgisayara sahip olmadığını ifade ediyor. Ayrıca, hanede bulunan çocuklar tek bir telefonla EBA’ya girmeye çalıştıklarını, EBA için sıra beklediklerini söylüyor. 12 yaşındaki bir çocuk kendi televizyonlarının EBA’yı açmadığını söyleyerek, hiç EBA izlemediğini dile getiriyor. 9 yaşındaki bir çocuk ise telefonu ablasının daha çok kullandığını, bu sebeple ona vermediğini ifade ediyor. 

İki çocuğa sahip bir anne de uzaktan eğitimin masrafları artırdığını söyleyerek “Çevrimiçi gruplar üzerinden ödev veriliyor çocuklara ama bu ödevleri yapmak için bizim çıktı almamız gerekiyor. Çünkü telefondan çocuklar ödevlerini yapamıyorlar, bu da ciddi bir maliyet yaratıyor. Bir haftada 100 TL harcamam gerekti; vallahi artık gitmiyorum çıktı almaya. Zaten çocuklar da söz dinlemiyor, bıraktılar dersleri.” diye aktarıyor.

“DİNLEMEZLER BİZİ”

15 yaşındaki bir çocuk, uzaktan eğitimin normal eğitime göre daha hızlı bir anlatıma sahip olduğunu ve daha yavaş anlatımla konuların üzerinde daha çok durulmasını istediğini belirtiyor. Özellikle mülteci çocuklar, derslerde ve ödevlerde zorlandığını aktarıyor. Konuşulan çocuklardan bazıları öğretmenleri ile iletişim halinde olduğunu söylerken bazıları öğretmenleriyle iletişiminin tamamen koptuğunu ifade ediyor. İşaret dili, sesli betimleme, altyazı gibi araçlar uzaktan eğitimde olmadığı için görme ve işitme engelli çocuklar eğitimden geri kaldılar.

Rapora göre, bakımverenlerin okuma yazma ve dil becerilerinin sınırlı oluşu çocuklara yardım konusunu zorlaştırıyor. 11 yaşında bir çocuk “Evde olmuyor bence. Ben sevmedim. Arkadaşlarımı, öğretmenlerimi özledim. Anlamadığımda onlara soruyordum mesela, evde kimse bilmiyor.” diye aktarıyor. Çocuklar EBA ile ilgili önerileri sorulduğunda ise arkadaşları ve öğretmenleri ile daha çok iletişime geçebilmek, kendi yaşlarına uygun oyunlar bulunmasını istedikleri görülüyor. Dokuz yaşındaki bir çocuk “Yetişkinler sana sorsaydı, sen nasıl olmasını önerirdin uzaktan eğitimin?” sorusuna “Söylemezler ki bize hiç nasıl olsun diye, dinlemezler bizi.” diye yanıt veriyor. 

Çocuklar ikinci görüşmelerde virüs hakkında daha az haber almak istediklerini, sıkıldıklarını, takip etmek istemediklerini, korktuklarını dile getiriyor. Rapora göre bunun bir sebebi de çocuklara uygun içeriklerin bulunmaması. Yetişkinler de bu süreçte duydukları, okudukları haberlerden endişelendiklerini ve destek almalarının faydalı olabileceğini ifade ediyor. İki çocuklu bir anne “Çocuklar da gerildi tabii, devamlı endişeli cümleler duyuyorlar televizyondan. Biz de gerginiz, haliyle birbirimizle uğraşıyoruz. Ama cidden çocuklara nasıl yaklaşmam lazım ben çözemedim bu süreçte. Böyle biri anneleri babaları bilgilendirseydi iyi olurdu.” diyor. 

Araştırmayı yapan uzmanlar, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ndeki dört temel ilkenin yol gösterici olduğu görüşünde: Ayrım gözetmeme; yaşama, hayatta kalma ve gelişim; çocuğun öncelikli yararı ve katılım. Araştırmacılar şöyle açıklıyor: “İçinden geçtiğimiz süreçte alınacak önlemlerin yalnızca Covid-19 süreci için kısa vadeli bir yaklaşımla değil, çocukları merkeze koyan hak temelli bir yaklaşımla uzun soluklu planlanması gerekiyor. Çocuk haklarının yaşama geçmesi, çocuğun geleceğe hazırlanması değil, bugün çocuğun potansiyelini açığa çıkarabileceği, şimdiki yaşamı için en elverişli koşulların yaratılması ile mümkündür. Bu düşünce her yaşta ve tüm çocuklar için geçerli olmalıdır.” 

Raporu çocuklar, koronadacocukhaklari.org sitesinden; yetişkinler ise covid19cocukhaklariizleme.org sitesinden okuyabilir.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.