Haftalık Bağımsız Gazete 20 Nisan 2018

Balıkçılar yuvalarından kopmak istemiyor

Fenerbahçe Limanı’nın emektar balıkçıları barınaklarında kalmak istiyor

Balıkçılar yuvalarından kopmak istemiyor
Erhan DEMİRTAŞ

Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı’nın özelleştirilerek imara açılmasına Kadıköy Belediyesi’nden Kadıköy Kent Konseyi’ne, çevre savunucularından muhtarlara, meslek örgütlerinden sanatçılara kadar herkes tepki gösteriyor. Limanın imara açılmasına karşı çıkan bir başka meslek grubu da balıkçılar. Fenerbahçe Limanında 1 asırdan fazla bir süredir  balıkçılık faaliyeti yapılıyor. Ancak semtin amatör ve profesyonel balıkçıları tedirgin. Yeni plan notlarında balıkçı barınağına yer verilmediğini söyleyen Fenerbahçe Emekli ve Amatör Balıkçılar Dayanışma Derneği Başkanı Metin Yalvaç ve Fenerbahçe Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ferhat Akkaya’yla konuştuk.

Fenerbahçe Emekli ve Amatör Balıkçılar Dayanışma Derneği üç nesildir Fenerbahçe Limanı içinde aynı bölgede faaliyetlerini sürdürüyor. Derneğin 82 üyesinin olduğunu söyleyen Metin Yalvaç, 65 adet de balıkçı teknesinin limanda bulunduğunu söylüyor. Derneğin bölgedeki balıkçılara ev sahipliğini yaptığını söyleyen Yalvaç, “Derneğimizin ticari bir amacı yok. Biz burada sosyal bir iş de yapıyoruz. Bütün balıkçılarla sosyal ve kültürel bir dayanışma içindeyiz.”şeklinde konuşuyor.  

“GELENEĞİ YAŞATMAK İSTİYORUZ”

Fenerbahçe Limanı’nda hala köy balıkçılığının sürdürüldüğünü ifade eden Yalvaç, “Burada yaptığımız şey sahil balıkçılığının devamı ve Fenerbahçe, bu  kültürün yaşatıldığı son yer. Burada gerçekten müthiş bir dayanışma var. Buradaki hiçbir arkadaş mağduriyet yaşadığında yalnız bırakıldığını düşünmez. Çünkü bir arkadaşımızın başına bir şey gelirse bütün balıkçılar dayanışma içinde olur. Bizim içimizde 5 metrelik teknede yaşayan kimsesi olmayan arkadaşlarımız da var.  Biz hem balıkçılığın hem de dayanışma kültürünün Fenerbahçe’deki son temsilcisiyiz.” diyor.

Metin Yalvaç’ın talebi ise balıkçı barınağının yerinde kalması ve balıkçıların mağdur olmaması. “İstiyoruz ki bu kültür burada yaşasın, devam etsin.” diyen Yalvaç şöyle devam ediyor: “Bizim temennimiz, buradaki bu faaliyetin daha sonraki kuşaklara aktarılması. Biz marinanın özelleştirme sürecinde daha önce de Büyükşehir Belediyesi’ndeki toplantıda vurgulamıştık; insani yönünün ön plana çıkarılarak bir karar verilmesini gerektiğine inanıyoruz. Şimdiye kadar hiçbir yatırım beklemedik. Biz kendi yağıyla kavrulan, kendi ihtiyaçlarını gören, kendi arkadaşlarını yardımlaşmayla hayata tutundurmaya çalışan bir yapıyız. Burada babaları da balıkçılık yapan arkadaşlarımız hala balıkçılık yapmaya devam ediyor. Buranın tamamen insani değerlerle, değerlendirilmesi gerekiyor. Karada bir bina istemiyoruz, devletin bize trilyonlar da ayırmasını istemiyoruz. Biz sadece mevcut yerimizde bu geleneği yaşatmak istiyoruz.”

“DAR BİR ALANA SIKIŞTIK”

 Fenerbahçe Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ferhat Akkaya da 15 yıldır balıkçılık yapıyor. Ailesinin 105 yıldır Fenerbahçe’de yaşadığını söyleyen Akkaya, Fenerbahçe Limanı ile Kalamış Marinanın ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor: “Fenerbahçe Limanı diye bir yer var. Liman lafını önemsiyorum çünkü İzmir Limanı, Fethiye Limanı, İskenderun Limanı gibi. Yani buranın doğal limanı Atatürk zamanında kurulan Fenerbahçe Limanı’ydı. Fenerbahçe Limanı’nda da köyün balıkçıları, bölgenin balıkçıları ikamet ediyordu. Bunlar ana iş olarak balıkçılık yapıyorlardı ve bölgemiz esasında dalyanlarıyla ünlü bir bölgedir. Kalamış Marina daha sonra büyütülerek Fenerbahçe Limanını da kapsar hale getirildi.”

Limandaki lüks yatların ve teknelerin sayısının artmasıyla beraber, balıkçıların dar bir alana sıkıştığını söyleyen Akkaya, 7 yıldır süren özelleştirme sürecini de şöyle özetliyor: “Bize bu bölgede sıkıştırılmış bir alan tahsis edildi, biz şu anda bu sıkıştırılmış alanda dernek artı kooperatif olarak faaliyet gösteriyoruz.  Malum 2011 yılında bu alan Kalamış Marinayla beraber Fenerbahçe Limanı özelleştirme kapsamına alındı dolayısıyla özelleştirme kapsamı alındıktan sonra biz buranın üzerinde herhangi bir kiralama, tahsisat gibi imkânlardan yararlanamadık. Özelleştirme kapsamında 2 defa imar planı yapıldı. 2015’te yapılan imar planında buradaki balıkçıların durumu gözetilerek bu alan tahsis edilmişti. Bu imar planı ayrıca Danıştay’dan onaylandı ve Resmi Gazete’de yayınlandı. Fakat 2017 yılında Özelleştirme  İdaresi aceleyle tekrar bir imar planı yaparak 2018’in ilk yarısında ihaleye çıkmak istiyor ve Kalamış Marinayla Fenerbahçe Limanını birleştirerek limanın kapasitesini 700 tekneden 1700 tekneye kadar çıkaracak.”

“KAMU YARARI GÖZETİLMİYOR”

Limanın kapasitesinin artırılmasına rağmen balıkçılara yer gösterilmediğini söyleyen Akkaya, 82 balıkçının tekneleriyle beraber başka limanlara sürgün edileceği görüşünde. Bunun kabul edilemez olduğunu söyleyen Akkaya, “Hem kamu yararı gözetilmiyor hem de burada ki insanların varlığı reddediliyor. Yaşam hakları elinden alınıyor.” diyor.

Plan notlarına itirazda bulunduklarını da söyleyen Akkaya, dernek ve kooperatif olarak Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına itiraz dilekçelerini de iletmişler.

Adil Ebu Suudoğlu- 1980 Fenerbahçe Limanı

DENİZ ONUN 40 YILLIK EVİ

Fenerbahçe Limanı uzun yıllardır bölgedeki balıkçıların yuvası. 40 yıldır denize açılan ve hayatını balık avlayarak kazanan Adil Ebu Suudoğlu da bunlardan sadece biri. Suudoğlu, röportajı yaptığımız teknesini evi gibi bellemiş. Onun için buradan ayrılmak yaşam alanından koparılmak demek. Limana ve kendisine ait eski fotoğrafları gösteren emektar balıkçı, “İstavrit tutmak için Bebek açıklarına kadar gidiyoruz. 2-3 kilo istavrit tutup geliyoruz. Eskiden burada istavrit, tekir, ispari karagöz, kayabalığı, uskumru, kırlangıç avlardık. Çok çeşit balık vardı. Rahmetli annem eve misafir geleceği zaman bana ‘git biraz balık avla da gel’ derdi. Ben Kalamış’tan çıkardım 1-2 saat içinde 1-2 kilo balık avlanır götürürdüm. Siparişle balık tuttuğumu hatırlıyorum. Bazen bütün mahalleye de dağıtırdım.” sözleriyle limandaki değişimi özetliyor.

Fenerbahçe’deki balıkçıların çoğunun yerel balıkçılar olduğunu dile getiriyor Suudoğlu. Bu nedenle başka yere gitmelerinin de mümkün olmadığını üstüne basa basa tekrarlıyor.Suudoğlu “Biz burada ikamet ediyoruz ve başka gidecek yerimiz yok. sonuçta Kadıköylüyüz. Dolayısıyla bize kendi yerimizde bir yer ayrılmaması bizi buradan sürgün etmeleri anlamına geliyor.” diyor.

Hüseyin Ürkmez yol arkadaşı teknesiyle bereber 

“KÜREKLEGEZ” DE SÜRGÜN EDİLECEK

Planın hayata geçmesiyle yerinden edilecek kişiler sadece balıkçılar olmayacak. Dünyanın birçok ülkesini dolaşan “Küreklegez” teknesi de bu tehlikeyle karşı karşıya. Teknenin sahibi Kadıköylü Hüseyin Ürkmez, 11 defa İstanbul’dan Çanakkale’ye kürek çekti. Bunun dışında Türkiye’den İtalya ve Yunanistan’a teknesiyle yolculuk etti. Şimdiye kadar onlarca limana uğrayan bu tekne Türkiye’de sığınacak bir liman bulamadı. En sonunda Fenerbahçe Emekli ve Amatör Balıkçılar Dayanışma Derneği’nin yardımıyla Fenerbahçe Limanı’nda bir yer buldu. Deniz kıyılarının betonlaştırıldığını ve kumsalların kalmadığını söyleyen Ürkmez, “Sandalımızı, teknemizi çekeceğimiz bir kumsal bile kalmadı. Ben bu sporu yaşatmak için elimden geleni yapıyorum. Gençleri de özendirmeye çalışıyorum. Umarım bu yanlıştan dönülür ve denizle olan bağımız kopmaz” diyor. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.