Haftalık Bağımsız Gazete 15 Ekim 2019

“Amaç kadınları güçsüz kılmak”

Kadınlar nafakadan hangi şartlarda faydalanıyor? Nafaka hakkını düzenleyen yasa neden değiştirilmek isteniyor? Nafaka Hakkı Kadın Platformu üyesi Avukat Ceren Akkaya ile konuştuk

“Amaç kadınları güçsüz kılmak”
Erhan DEMİRTAŞ

Nafaka şartlarını düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesine göre, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Ancak Aile, Çalışma, Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu konuda yasal değişiklik üzerinde çalışıyor. Değişiklik onaylanırsa nafakanın belirli bir süre ödenmesi mümkün hale gelecek. Nafaka Hakkı Kadın Platformu üyesi ve Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü Avukat Ceren Akkaya ise “Yasa değişikliğine gidilirse kadınların yoksulluğu daha da büyüyecek ve belki de bu sebeple şiddet gördükleri evliliklerinden uzaklaşamayacaklar.” diyor. Akkaya ile yasa değişikliğini ve kadınların taleplerini konuştuk.

“BOŞANMALAR ENGELLENMEK İSTENİYOR”

 Yoksulluk nafakasını düzenleyen mevcut yasa neleri içeriyor?  

Mevcut Medeni Kanun’un 175 ve 176. maddeleri genel hatlarıyla “yoksulluk nafakası”nı ve hangi hallerde kaldırılabileceğini veya artırılıp azaltılabileceğini düzenliyor.

175. Madde nafaka alma koşullarını şöyle açıklıyor: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." Bu ne demek? Yoksulluk nafakası almak için "boşanma yüzünden yoksulluğa düşmek" ve "daha ağır kusurlu olmamak" gerekiyor. Hâkim zaten bu şartlara ve ekonomik duruma göre nafaka miktarını belirliyor. Boşanan her kadın kesin olarak nafaka alıyor ve bu nafaka ile zenginleşiyor değil. Zaten yoksulluğa düştüğü için bağlanıyor nafaka. Burada boşanma ile yoksulluğa düşen tarafın neden çoğunlukla kadınlar olduğu sorgulanmalı.

Madde 176 ise nafakanın kaldırılması koşullarını açıkça belirtiyor. "Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir." Dolayısıyla bu maddede belirtilen şartlar varsa, yapılacak başvuru ile nafaka kaldırılabiliyor. Maddenin konuluş amacı zaten bu, diğer tarafa "değişen koşulları ispatla" diyor. Yani özetle nafakanın “süresiz” olduğu iddiaları gerçeği yansıtmıyor çünkü belirli koşulların varlığı halinde kaldırılabiliyor.

Önerilen yeni yasada ne tür değişiklikler var?

Yoksulluk nafakasını düzenleyen bu maddelerde yasa değişikliği yapılmak istendiği suni denilebilecek bir gündemle geçtiğimiz ekim ayından bu yana konuşuluyor. Nasıl bir değişiklik yapılmak istendiğini tam olarak bilemiyoruz ama temel ekseni nafakanın erkeklerde büyük mağduriyetler yarattığı ve bu sözde mağduriyeti gidermek için nafakanın süreli hale getirileceği yoğun biçimde söyleniyor. Nafaka süresine üst sınır mı getirilmek isteniyor, kriterlerin ne olması öngörülüyor, hakimin takdiri nasıl olacak gibi sorular henüz ortada duruyor.

 Bu yasa neden değiştirilmek isteniyor?

Şunu söylemek lazım ki, "kaç erkek ne sebeple nafakadan nasıl mağdur oldu?" gibi soruların cevabı yok, çünkü tutulmuş ve açıklanmış veriler yok. Suni gündem deme sebebimiz de biraz bu çünkü somut veriler üzerinden bir tartışma yürümüyor.  Boşanma sonucu çoğunlukla kadınların yoksulluğa düştüğü de açık iken, yoksulluk nafakasına ilişkin atılmak istenen bu adımların kadınları ekonomik olarak güçsüz kılmak ve boşanmalarının önüne geçmek olduğunu düşünüyorum.

“HAKLARIMIZ ELİMİZDEN ALINMASIN”

Kadın örgütleri neden bu yasa değişikliğine tepki gösteriyor?

Kadın örgütleri olarak yasa değişikliğine tepki gösteriyoruz çünkü alanda kadınlarla birebir dayanışma gösteren, toplumda ekonomik olmak üzere kadınların her yönden yaşadığı zorluğu en yakından bilenler bizleriz. Nafaka Hakkı Kadın Platformu da bu sebeple oluştu çünkü bu değişikliklerin ne gibi sorunlara yol açabileceğini öngörüyoruz ve hatta biliyoruz.

Kadınların temel talepleri neler?

Nafaka konusu bağlamında kadınlar olarak taleplerimiz "haklarımız elimizden alınmasın ve nafaka hakkına dokunulmasın." elbette. Çünkü şu an bir yasa değişikliğine kesin ve net bir biçimde ihtiyaç yok. Daha geniş çerçeveden bakarsak kadınların talepleri şiddet görmemek, cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir toplumda yaşamak. Ayrıca çocuklarının bakımını kolaylaştıracak kreşlerin açılması ve istihdamda çok daha geniş bir yerde olmak, ev içi emeklerinin görünür olması ve daha bir çok şey. Çünkü bütün bu talepleri birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil. Hepsi toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonucu olarak doğmuş problemler ve dolayısıyla da çok haklı talepler.

“KADINLARIN YOKSULLUĞU BÜYÜR”

Yasa değişikliğine gidilirse, kadınlar ne tür sorunlarla karşılaşacak?

Yasa değişikliğine gidilirse kadınların yoksulluğu daha da büyüyecek ve belki de bu sebeple şiddet gördükleri evliliklerinden uzaklaşamayacaklar. Bir örnek verelim; 25 senelik evliliği içinde evin, kocasının ve çocuklarının tüm bakımını üstlenmiş, dolayısıyla çalışma hayatında yer alamamış bir kadın, 50 yaşında çeşitli sebeplerle boşanıyor. Eğer bu yasa 5 yıl gibi bir süre öngörüyorsa, bu kadının 55 yaşında çalışma hayatına girebileceğini mi varsayıyor olacak mahkemeler? Halbuki mevcut yasada bağlanan nafaka, yıllar içinde değişen koşullar varsa kaldırılabiliyor. Bu koşullarda baştan bir süre koymaya çalışmak tamamen kadınların aleyhine olacak ve çok büyük problemlere yol açacak.

Çok fazla dile getirilen bir başka konu da " nafakanın kadınlar üzerinde ekonomik sınırlar yarattığı ve kadınların iş hayatına atılmalarına engel olduğu" siz ne düşünüyorsunuz?

Sadece gülüyorum diyebilirim. Bahsi geçen nafaka, adı üzerinde yoksulluk nafakası ve mahkemeler tarafından bağlanan nafaka miktarları genellikle 250-300 TL civarları. İstisnalar tabii ki vardır ama Türkiye'nin ekonomik koşullarında gerçekten yüksek nafaka miktarları istisnai. Anlaşmalı boşanmalarda tarafların anlaşarak belirledikleri nafaka miktarlarından bahsetmiyorum, onlar tarafların iradeleri ile verdikleri kararlar. Peki 250-300-350 TL aylık nafakalar ile kadınlar nasıl geçimlerini sağlayabilirler de dolayısıyla iş hayatına girmek istemeyebilirler?

Nafaka mağduru olduğunu söyleyenlerin kimi söylemleri şöyle: "kadınlar aldıkları nafakalar ile yan gelip yatıyorlar, bütün gün alışveriş yapıyorlar, başkasının sırtından geçiniyorlar, biz onlara bakmak zorunda mıyız?" Oysa gerçekler ortada. Kadınlar üç kuruş nafakalarla yan gelip yatmadıkları gibi bu bedelleri tahsil edebilmek için de bir sürü uğraş veriyorlar. Çünkü nafaka vermek istemeyen birçok erkek, kendini sigortasız veya borçlanmış göstererek nafakayı ödememe yoluna gidiyor. Onlarca örnek gösterebilirim bu konuda.

Platform olarak bir de imza kampanyası başlattınız.

Nafakaya ilişkin en büyük sorun nafaka miktarlarının düşüklüğü ve nafakanın tahsil edilme güçlüğü. Bunu biliyorken, kadınların ekonomik güçlenmelerinin önündeki engelleri ve sosyal devlet anlayışının eksikliğini görüyorken, bu yasa değişikliği girişimlerine elbette ki tepki gösteriyoruz. Üstelik bu sadece kadın örgütlerinin veya avukatların tepki gösterdiği bir husus değil. Geçtiğimiz günlerde çeşitli mesleklerden 100 ünlü kadın bir imza kampanyası başlattı ve yapılmak istenen  yasa değişikliğine karşı çıktı. Bu imza kampanyası 10 günde 10 bin imzayı buldu, her geçen gün de imza sayısı artıyor. Demek ki sadece kadın örgütleri değil, toplumun her kesiminden kadın ve erkeğin içine sinmeyen bir durum bu. Çünkü yapılmak istenen şey kadını daha da yoksullaştırmaktan öteye gitmeyecek. Çoğu insan bu görüyor ve biliyor.

Halbuki kadınların nafakaya ihtiyaç duymadıkları ve boşanma ile yoksulluğa düşmediği bir Türkiye istiyoruz. O zaman ihtiyaç yasa değişikliği değil, kadının ekonomik-sosyal olarak güçlenmesi ve istihdamda kendine yer bulması. Bunu teşvik edecek düzenlemelerin öncelikli olduğunu düşünüyoruz, çünkü sorunun çözümü orada yatıyor.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Kadınların nafaka hakkına dokunmayın. Aksine kadınların şiddetten uzak, ekonomik olarak güçlü, cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir toplumda yaşaması için gerekli tüm çabalar gösterilmeli. Özetle, ihtiyacımız olan bir yasa değişikliği değil, kadının her yönden güçlenmesi için hayat geçirilecek bütüncül politikalardır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.