Haftalık Bağımsız Gazete 23 Eylül 2019

Gördüklerimiz Göremediklerimiz (94)


Mario LEVİ

Mario LEVİ

Okunma 11 Temmuz 2019, 09:56

Geçmişin karanlıkları insanı her an beklenmedik sorularla karşı karşıya bırakabilirdi. Onlara, söylenenlerin yanı sıra, asıl söylenemeyenleri de ekleyebilirdiniz. Dışa vurulabilenlerin bu durumda ne önemi vardı? Yaşaması gerekenlerden fazla keder birikmiş gibiydi gözlerinde. Çok daha fazla öfke de. Meydan okuma da... Teklifini elbette kabul edemezdim. Aklıma kızlarım gelebilirdi. Kadınlığını henüz yaşamamış ve bir gün mutlaka, ama vakti geldiğinde yaşayacak tüm kızlar ve masumiyetleri gelebilirdi. Savunmasızlıkları ve korunmasızlıkları da... Kendisi için de öyle miydi? Sözlerine baktığımda bu sorunun cevabını vermekte zorlanıyordum. Ama ona, reddedilmenin ağırlığını daha fazla yaşatmamak için, bir küçük zafer duygusu da yaşatabilirdim. Paramın çıkışmadığını kabullenmem bundandı. Başımı öne eğdim. Azarlanmış bir çocuk gibi yere baktım. O anda, tam o anda bir otobüs geldi. Beklediğim otobüs değildi. Onun beklediği miydi? Değildi büyük ihtimalle. Ama aniden açılan arka kapıdan içeri attı kendini. Yanındaki küçük çocukları da adeta sürükleyerek... Kimliği olmadığına göre kartı da yoktu herhalde. Orada kalması şoförün insafına kalmıştı. Atılırsa da atılırdı artık. Zaten sokakta değil miydi? Ama kendisine, üstelik bu çocuklarla, şoför dahil hiç kimsenin müdahale edemeyeceğini, hatta kötü davranamayacağını o kadar iyi bilir bir hali de vardı ki aynı zamanda. Arka kapı hâlâ açıktı. Tutacaklara asılmıştı. Çocuklar da eteğine. Gülüyordu. Gülmesi gerektiği gibi. Bir çocuk gibi... Tüm masumiyetiyle... Oynadığı oyundan büyük keyif alarak. Bana bedenini birkaç lira karşılığında vermeye hazır o küçük kadının fettan bakışlarının nasıl da uzağındaydı. Birden seslendim. Neden böyle seslendiğimi bilmeden. İçimden o anda geldiği şekliyle...

“Adını söylemedin!”

Güldü. Hangi sınırda durduğunu anlamam zordu. O kadından çok muzip bir çocuk çıkmıştı ama birden, görmemem imkânsızdı. Verdiği cevapta da bu muziplik vardı.

“Saliha! Halepli Saliha!”

Daha da çok gülmüştü. Yanındaki çocuklar da ona katılmıştı. Ablalarının veya ablaları bildiklerinin sözlerini tekrarlayarak...

“Halepli Saliha! Halepli Saliha!”

Yine çocukluğuna baktım. Muzipliğine... Şirinliğine... Neşesine... Bu neşede bir keder de görmem şaşırtıcı mıydı? Konuştuklarımızdan sonra... Davetini kabul edenlere neler yaşatabileceğini düşünmekten de kendimi alamadım çünkü o anda. Dahası vardı. O da daveti kabul edenlerin ona neler yaşattığıydı... O anlarda söylemek isteyip de söyleyemedikleriydi... İçim nasıl acımıştı, anlatamam. Bir elini tutacaklardan kurtarıp, hoşça kal dercesine elini sallamıştı sonra. Yüzü değişmişti aniden. Bu hareketinde ne vardı? Çaresizlik? İsyan? Tekrar döndüğü ve üzerinde hâlâ çok sakil duran o kadınsılık? Küskünlük? Hepsi mümkündü. O anlarda... O anlarda gösterdiğim hassasiyeti göstermeyecek daha ne çok insanın karşısına çıkacağını da düşündüm. Ama o yıkık evi ve mutlaka kirli, hem de çok kirli, her manada kirli yatağı düşünmek istemedim. Bu sahnenin ayrıntılarını yüreğim kaldıramazdı. Hele bir de bu çocuksuluğu gördükten sonra...

Tüm bunlar birkaç ana sığmıştı. Alışkındım. Buna da alışkındım. Bazı anlar öyle çok duyguyla yüklü olabiliyordu ki... Alışkın olmadığım birkaç an sonra karşıma çıkacaktı. Beklemediğim, beni hâlâ şaşırtabilecek o karşılaşmalardan biriydi. Otobüs hareket etmişti. Gideceği yere gidecekti artık. Nereye gittiğini biliyor muydu? Belki biliyordu, belki de bilmiyordu? Sonrasının bir başka muamma olabileceği fikrine sığınabilirdim. O beklenmedik karşılaşmayı yaşamasaydım dediğim gibi... Hayat bazen insana ne tuzaklar hazırlıyormuş meğer...  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.