Haftalık Bağımsız Gazete 27 Mart 2019

Gördüklerimiz Göremediklerimiz (86)


Mario LEVİ

Mario LEVİ

Okunma 14 Mart 2019, 15:18

Mişon Baba’nın seyyar ticaret yaptığını büyük bir ciddiyetle söylemesi beni hep etkilemişti. İfadenin ilgi çekiciliği sadece ciddiyetinde değildi, komik de görünmesinde, dahası etrafındakiler tarafından eğlendirici bulunmasındaydı. Ama bir başka yerden bakıldığında, bu duruşun, bana sorarsanız, acıklı bir tarafı da vardı. Yaşananlara bir vazgeçmeme kararlılığı karışıyordu çünkü. Önemli işler yaptığını gösterme çabası da... Bu ticareti sürdürebilmek birilerini mutlaka ilgilendirebilecek ürünler bulması bir beceriydi yine de. Onları kimlerden, nasıl buluyordu? Ayrı bir sırdı o da. Son yıllarında çeşitlerine kullanma tarihi geçmiş Japon havyarı ile felaketzedelere farklı ülkelerden gönderilerek bağışlanmış konserve etler de katmıştı. Pazardaki benzerlerinden çok daha ucuza geldiğinden, müşteri kazanmakta zorlanmıyordu. Bir ara bence sahte şetland, angora kaşmir kazak ve hırka pazarlama işine girmişti. Tanıdıklarının işyerlerine, dükkânlarına gider, müthiş ikna etme kabiliyetiyle, işini biraz muzipçe biraz da bilgece sürdürürdü. Biraz muzipçe, biraz da bilgece... İkisi de benim için aynı kapıya çıkıyordu zaten... Hiçbir zaman çok ısrar etmezdi. Daha doğrusu ısrar etmemeyi bilirdi. Yeterli ilgiyi görmediğinde kibarca çeker giderdi. Bakışlarıyla adeta tekrar geleceğim diyerek... Bu tavır da etkili olurdu. Birçok insana böyle yaparak, sattıklarını almadıkları için, gizli gizliden bir suçluluk duygusu yaşatırdı çünkü. Vakti geldiğinde de tekrar gelirdi. Çok tanıdığı vardı ayrıca. Kendisine kötü davranmaya kıyamayacak çok tanıdığı... Bu ilişkileri kurmuş olabilmek de takdire değerdi şüphesiz.

Ne var ki onu bu tanıdıklarının gözünde kelimenin tam manasıyla efsane yapan ne bu becerileri, dahası kendisini bilerek veya bilmeyerek düşürdüğü, hiç kimsenin kayıtsız kalamadığı komik halleri, dolayısıyla da temaşa sanatındaki ustalığı, ne de zamanı geldiğinde çok iyi küfür etmeyi bilmesi ve ince zekasıyla, yapılan sataşmalara sataşmalarla karşılık vermeyi başarmasıydı. O çevresine, bücürlüğüne, haddinden fazla uzun burnuna ve yaptırmamakta ısrar ettiği çürük dişlerine rağmen, kendi deyişiyle birçok kadının gönlünü fethetmek, çevresindekilerin deyişiyle de çapkınlığıyla nam salmıştı. Bunun da o günlerdeki ispatı hem dört evlilik yapmış ve bitirmiş bulunması, hem de yetmişlerini çoktan geçmiş bulunmasına rağmen,  tek kelime yabancı dil bilmediği halde tarım ilaçları ithalatı yapan ve nedense sık sık Beykozlu olduğunu söylemeye ihtiyaç duyan tavla ustası Recai’nin yanında çalışan, tahminen ellilerinin ortalarına varmış, hiç evlenmemiş Bella’nın aklını çekebilmek için hayal kurmakta büyük bir incelikle direnmesi ve hayalini gerçekleştirme adına, bir ergen gibi, gizli planlar yapmaktan çekinmemesiydi. Niyetini aynı zamanda hamal Kamil’in dillere destan gücüyle bağdaştırmasıysa basit bir talihsizlikti sadece. O günlerde kendisinden bahsederken söylediklerini şimdi söylenmiş gibi hatırlıyorum.

“Ondaki kuvvet bende olsaydı neler yapmazdım neler”

Gülmemek için zor tutmuştum kendimi. Belki de söylediklerini yanlış anlamıştım. Karşı karşıya geldiğimiz ve çok yakın olabildiğimiz ilk anlardı. İçimdeki yaramaz çocuk beni yine kışkırtmıştı. Aklıma ilk gelen soruyu, sonuçlarını düşünmeksizin, soruvermiştim.

“Ne yapardın Mişon Baba?”

Bu sefer gülmeden edememiştim. Onun da gülmesini beklemiştim. Ama öyle olmamıştı. Tam aksine, bana kızmış gibi gelmişti. Belki de kızmakta haklıydı. Gözlerini kaçırmış, dilini şaklatıp başını sağa sola sallayarak, tek kelime etmeden yanımdan uzaklaşmıştı. Peşinden koşup kendimi affettirmek istemiştim ama artık çok geçti. Söylenen söylenmişti. Konuşmayı yeterli bulduğunda sessizce çekip gittiğini, buna mukabil hiç kimseye küsmediğini henüz bilmiyordum. Duygularını gizlemeyi mi öğrenmişti? Yaşadıkları hakkında  öğrendiklerim soruyu kaçınılmaz kılıyordu. Ne var ki ben bu gizleme yeteneğinin aslında nereden kaynaklandığını ve gücünü aldığını ancak zamanla, kendisini daha iyi tanıdıkça anlayabilecektim. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.