Haftalık Bağımsız Gazete 14 Kasım 2018

Gördüklerimiz Göremediklerimiz (73)


Mario LEVİ

Mario LEVİ

Okunma 13 Eylül 2018, 14:38

Onu şimdi en çok Fehim Abi’nin küçük esnaf lokantasının hemen yakınında, yılların hatıralarını gizleyen o sokağın taşları yer yer kalkmış yer yer de kırılmış kaldırımına koyduğu meşin arkalığına yatmışken, daha da doğrusu derin bir uykuya dalmış görünürken hatırlıyorum. Bu uyku yanıltıcıydı aslında. Uyanması, ayağa kalkması, arkalığını sırtına geçirmesi ve çağrıldığı yere gülümseyerek gitmesi, kelimenin tam anlamıyla birkaç an meselesiydi. Pek konuşmazdı. Konuşmayı da sevmezdi. Bunu da bir keresinde söylediklerinden çıkarıyorum.

“Konuşmak dediğin neye yarar?”

Ne cevap verebilirdim? Soru bir soru gibi değildi, yakınma gibiydi zaten. ‘Konuşmanın bir faydası yok’ mu demek istemişti? Kendisini bana en çok bu söylediklerinden sonra açmıştı ama. Bir akşamdı.  Bana biraz da farklı bir zamandan geldiği duygusunu yaşattığı bir akşam...

Onun günün herhangi bir saatinde, hem de sokak ortasında dalabildiği uykusundan böyle bir çırpıda uyanması için, sizi bir çıkışıyla Mısır Çarşısı’na bir çıkışıyla da Eminönü Meydanı’na bağlayabilecek Bahçekapı’daki o eski sokağın köhne işhanlarının veya dükkanlarının birinden hemen hemen aynı sözlerle seslenilmesi gerekiyordu. Sözünü etmeye çalıştığım o ani uyanışı getiren bir parolaydı bu sanki.

“Kâmiiilll! Yük var!”

Bu yük taşıma işini kaç yıldır yapıyordu? Sokağa ne zaman gelmişti? Ne kadardır kendisini kabul ettirmiş, dahası mahallenin vazgeçilmezi olmuştu? Bu soruların cevabını hiç kimse veremiyordu. Esnaf adeta ağız birliği etmişçesine biz kendimizi bildik bileli bu sokaktadır gibisinden laflar etmekte ısrarlıydı. Öyle miydi gerçekten? Tüm parasını, dükkanını, hatta mal varlığını tefecilere kaptırıp iflas ettikten sonra, hayatta kalabilmek için meraklısına Demirperde ülkelerinden getirtilmiş elektrikli ev eşyaları satmaya çalışan, etrafa dört kere evlenip dört kere boşanmakla da nam salmış, seksenlerine merdiven dayadığı halde gözü ne kadardır, tahminen ellilerinin ortalarına varmış, hiç evlenmemiş, tek kelime yabancı dil bilmediği halde tıbbi malzemeler ithalatı yapan ve nedense sık sık Beykozlu olduğunu söylemeye ihtiyaç duyan tavla ustası Recai’nin yanında muhasebeci olarak çalışan Topal Jale’de kalmış ağzı bozuk Mişon Baba bile bu sorunun cevabını veremiyordu. Ama bir keresinde söyledikleri, ne gizleyeyim, bana pek manidar gelmişti.

“Ondaki kuvvet bende olsaydı daha neler yapardım neler...”

Neler yapabileceğini sormuştum ben de bu sözleri karşısında. Dilini şaklatarak, yüz ifadesiyle de böyle bir soru sorduğum için ters ters bakmış, sonra da tek kelime etmeden sırtını dönüp yanımdan uzaklaşmıştı. İfade edilmeye çalışılanların amcamın bir başka gün söyledikleriyle de alakası var mıydı?

“Onun taşıdığı yükü hiç kimse taşıyamaz”

Çok ağır malzemeleri taşıyabilmesinden mi söz ediyorlardı sadece? Hakkında paylaşılanlar bir efsanenin sınırlarını zorlayacak hale gelmişti. Kâmil sırtında büyük, çelik bir para kasasını taşıyabilirdi. Bir buzdolabını rahatlıkla taşıyabilirdi. İki yüz elli, üç yüz kiloluk bir yükü bile taşıyabilirdi. İddia edildiği gibi bir para kasasını taşıdığını görmüştüm. Ama ötesi, ne yalan söyleyeyim, hayal gücüme kalmıştı. Kalbim rivayetlere inanmaktan yanaydı. İnanmıştım ben de. Yalnız resmin asıl ilginç tarafı neredeydi biliyor musunuz? Bu kadar ağır yükleri taşıyabilen bu sessiz adamı gözünüzde nasıl canlandırdınız? Uzun boylu, kilolu, iriyarı bir adam olarak mı? Eğer öyleyse yanıldınız demektir. O öncelikle ufak tefek bir adamdı. Size sözünü ettiğim arkalığına bedeninin büyük kısmını sığdırabilecek kadar... 

Resmin ilginç tarafı buradaydı, evet. Ne var ki dediklerim onun sadece görünen yanını ortaya koymaya yetebilirdi. Ben bunu da o akşamki sohbetimizde anlayacaktım.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.