Haftalık Bağımsız Gazete 18 Aralık 2017

Gördüklerimiz Göremediklerimiz (48)


Mario LEVİ

Mario LEVİ

Okunma 11 Ağustos 2017, 08:53

Belki de en doğrusu bir hayal dünyasında yaşamak... Gerçekler onca katı ve acımasızken... Yaralayıcıyken... Onca yıl o kadar o kadar zor taşınmışken... Şimdi Didem’e bakarken ihtimali bir daha hatırlıyorum.  Mutlu görünüyor. Yanında iki arkadaşı var. İlişkisini yıllardır sürdürdüğü kızlar onlar. Ne de olsa aynı lisede okuyorlar. Aynı lisede, o çok alışılagelmiş söyleyişle, yıllarca dirsek çürüttükten sonra, seneye mezun olacaklar... Sonrası? Sonrasını sınavlar gösterecek. Hayalleri var elbet. Hemşirelik okumak istiyor. Tahsili onu nereye götürecek? Seçeceği hayat nicedir yaşamamak istediği ya da yaşamayı fazlasıyla ağır bulduğu hayattan nereye kadar kurtulmasını sağlayacak? Geçmişin izleri sessizce ve sinsice ardından gelir... O bunu henüz bilmiyor. Yeterince bilmiyor. Zamanla öğrenecek. Hissettikleri var sadece. Korkuları ve daha çok içinde yaşatmayı tercih ettiği mücadelesi... Yaşamak zorunda kaldığı şartlar kadar, kendisiyle de mücadelesi...

Şimdi bir sabah vakti. Daha iyi bir ifadeyle serince bir pazar sabahı... Çay bahçesindeki masaların çoğu boş bu yüzden. Şimdilik boş. Birazdan hepsi dolacak. Didem yakınındaki eski Kadıköylü, kaç yaşına geldiğini artık hatırlamak istemeyen Nimet Hanım’ı yeterince görmüyor. Bu çok yaşamış kadının arkadaşlarıyla yüksek sesle konuşmalarından rahatsızlık duyduğunu ve bu rahatsızlığını bir türlü dile getiremediğini de görmüyor. Biraz ilerideki Nihat’ın neler yaşadığını, birkaç saat sonra hayatında ilk kez bir porno filminde rol almaktan nasıl tedirginlik duyduğunun da elbette farkında değil. Onlar da onun neler yaşadığını bilmiyorlar tabii. Herkes kendi kimsesizliğinde... Kırgınlıklarının ve sessiz isyanlarının izleriyle beraber...

O anlarda tüm hissettiklerinden elinden geldiğince sıyrılmaya çalışıyor ama Didem. Doğrusunu söylemek gerekirse de bunu başarmışa benziyor. Belki kısa bir süreliğine... Bir iki saatliğine... Evine, her geçen gün biraz daha zor çok taşıdığı dünyaya dönene kadar... Hayat ona bazı kaçışlara tutunmayı da öğretti.

Gülüyorlar bazen. Üç kız... Didem ve arkadaşları... Arkadaşı bilmek istedikleri... Kimileri fazla güldüklerini söyleyebilir. Ben de söyleyebilirim. Ama söylemeyeceğim. Çünkü her duruşun, hatta tercihin ardında mutlaka mühimsenecek bir sebebin yattığını biliyorum.

Üç kızın kendilerini kaptırdıkları mevzu ilginç aslında. Başından beri gezegenleri ve astrolojiyi konuşuyorlar. Hangi gezegen hareketlerini hayatlarımızı nasıl etkilediğini. Burçları. Onların da yapımıza, kişiliğimize nasıl yön verdiklerini... Sessiz köşemde söylediklerini dinliyorum. Nimet Hanım kadar kızamıyorum onlara. Sohbetin ardında hayat bulan duyguyu da görebiliyorum ne yazık ki. Buna mecburum. Hikâyelerimi aksi halde inşa edemem çünkü. Onlara kendilerini kaptırdıkları bu mevzuda ne kadar yüzeysel bilgilere sahip olduklarını gördüğüm halde de kızamıyorum. Hayatım yüzeysel bilgilerinin doğruluğuna inananlarla mücadele etmekle de geçti. Şimdi herhangi bir adamın kılığına girip, anlayabilecekleri bir dilde ne kadar saçmaladıklarını söyleyebilirim. Ama bunu yapmayacağım. Didem’in o anlarda hissettikleri bana daha önemli geliyor çünkü. Unutmak için yalanlara da ihtiyaç duyduğumuzu boşuna söylemiyorum. O birazdan Halitağa Caddesi’ndeki o apartmanda, amcasının kapıcılık yaptığı, annesinin de başka evlere gündelik temizliğe gitmek için her gün erkenden çıktığı küçük daireye dönecek. Ben kendi adıma burada utanılacak hiçbir hal bulamıyorum. Ama gelin siz bu gerçeğin hissettirdiklerini bir de ona sorun.

Bu hikâye de görünenlerin ardında hayat bulan bir başka hikâyeyle, asıl hikâyeyle anlam kazanıyor...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.