Haftalık Bağımsız Gazete 17 Kasım 2019

Gördüklerimiz Göremediklerimiz (102)


Mario LEVİ

Mario LEVİ

Okunma 07 Kasım 2019, 15:59

Sabit Bey’i Tayyar Amca’ya böyle bir duyguyla hatırlatırken neye güveniyordum? Mevzuyu daha önce uzun uzun konuşmuştuk da şimdi devamını getiriyordum sanki. Hiç öyle değildi oysa. Bu adımı atmaya ilk kez cesaret ediyordum. Biz çok görüşmezdik zaten. Her karşılaşmamız bir başka yakınlığın tesis edilmesine imkân vermişti belki ama hayat bizi pek sık bir araya getirmemişti. Lafları söyleten yine de bu yakınlıktı. O da söylediklerimi yadırgamamış, havaya hemen uyum sağlamıştı. Gülümseyerek sorduğu soruyu başka türlü değerlendiremezdim.

“Neden? Yine dükkana artık hiç kimsenin gelmemesinden mi yakındı?”

Bu mümkündü. Dükkanın ıssızlığı ve terk edilmişliği hakkında hiçbir zaman açık açık yakınmadıysa da, dolaylı yollardan kırgınlığını dile getirmişti. Onu anlayabilirdim. Parıltılı günlerin yabancısı değildim neticede. Ama benim asıl anlatmak istediğim ablasının tedavisi için ne kadardır peşine düşüp de bir türlü bulamadığı otun kendisinde uyandırdığı kederdi. Bulabildiğim sözlerle bu kederin bende yol açtıklarını paylaşmaya çalıştım. Anlattıklarımı bildiğini göz ardı etmeyerek tabii.

“Ablasının iyileşmesi için çok büyük mücadele veriyor. Yardım etmek için elimden geleni yaptım. Kayda değer bir yol aldığımı söyleyemem ama”

Hafiften güldü bu sözlerimi duyunca. Bakışlarını yine denize çevirdi. Başını sağa sola sallarken yüzünde hem bir keder hem de bir kızgınlık gördüm. Kederi bir yere koyabilirdim. Kızgınlığı anlamamsa o kadar kolay değildi. Hiç konuşmasaydık kim bilir ne ihtimallere kapılıp gidecektim. Konuşmuştuk ama. Söyledikleri beni hiç ummadığım bir yere götürecekti. Çok farklı dediğim yola bu duyduklarım yüzünden çıkmak zorunda kalacaktım işte.

“Nihan... Talihsiz Nihan... Onu sana hâlâ yaşıyor gibi mi anlattı?”

Duyduklarım elbette o güne dek yaşadıklarımı bir anda sarsmaya yetmişti. Bir anda anlamsızlaşanlar bir anda başka anlamları getiriyordu ayrıca. Karşılık vermekte zorlanıyordum. Biraz daha ileri giderek hikâyeye biraz daha girmemi sağlamıştı bunun üzerine.

“Onu sana çok güzel, sanatkâr ruhlu bir kadın olarak da anlattı mı? Bu doğruydu, çok doğru. Öyleydi... Zor günler yaşadı, çok zor günler... Bir bakanla yasak bir aşk yaşamak nedir, bilir misin? Evli bir adam... Hele bir de bu bakan hakikaten nüfuz sahibiyse... Memleket idaresinde çok etkiliyse...”

Hikâye giderek derinleşiyor, yeni bir renk kazanıyordu. Beni Sabit Bey’e çok farklı bir yer bulmaya da çağırıyordu ayrıca.

“İkisi de koskoca bir sürüklenmenin içindeydi... Koskoca bir sürüklenme... Bu lafımı iyi belle... Anlatacaklarımı duyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın. Sabit iyi adamdı aslında. Hâlâ da öyledir. Ama insan bir çarka kapıldı mı, zor çıkar. Bazen... Bazen de gizli ilişkiler yolunu çizer. Göründüğünden farklı bir insan olursun, öyle kolay gösteremeyeceğin bir insan... Sen onu sadece bir terzi olarak mı bildin?”

Aklıma o anda şahit olduklarım geldi. Söyleyebileceğimi söyledim.

“Sıradan bir terziden çok başka hallerini gördüm. Dükkân bir zamanlar bir muhabbet kahvesi gibiydi. Bir de çözülemeyecek sorunları çözüm merkezi... Orayı öyle sıradan bir terzihane olarak hatırlamıyorum işte sandığın gibi... Bizim de bildiklerimiz var...”

Yine gülümseyerek başını salladı. Doğru yolda mıydım? Bir başka bilmediğimle mi karşılaşacaktım yoksa? Cevabından yeni manalar çıkarmam mümkündü.

“Devlet kimi insanların yeteneklerinden gizlice yararlanmayı seçebilir. Girift ilişkilerdir bunlar. Karşılığında  da bazı imtiyazlar sağlar...”

Sabit Bey’in iktidar alanı hakkında yeni bir bakış açısı edinmem de mümkün müydü bu durumda? Yine dönüşü olmayan yolların birindeydim. Soracaklarım beni nereye götürecekse götürecekti artık.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.