Haftalık Bağımsız Gazete 16 Aralık 2018

Zeynep'lerin ve Kamil'lerin hastanesi 150 yaşında

İstanbul'un en köklü sağlık kurumlarından Zeynep Kamil Hastanesi, bundan tam 150 yıl önce Yusuf Kamil Paşa ve Zeynep Sultan çifti tarafından kuruldu.

Zeynep'lerin ve Kamil'lerin hastanesi 150 yaşında

İstanbul'un en köklü sağlık kurumlarından Zeynep Kamil Hastanesi, bundan tam 150 yıl önce Yusuf Kamil Paşa ve Zeynep Sultan çifti tarafından kuruldu. 1.5 asırdır sağlık hizmeti sunan hastane, bir kuşak İstanbullunun ve pek çok ünlü kişinin doğumuna tanıklık etti. 150. yaşı 4 günlük bir programla kutlanan hastane, İstanbul'un ilk özel hayır kurumu olarak varlığını sürdürüyor.

1930’lu yıllarda İstanbul’un Anadolu yakasında doğan her kız çocuğuna göbek adı olarak ‘Zeynep’, her erkek çocuğuna da ‘Kamil’ adı verilirdi. Birçok aile de bu ismi benimser ve bebeklerin nüfus cüzdanlarına asıl ya da ikinci isim olarak yazdırırdı. Bu bebeklerin doğduğu hastane hangisiydi diye soracak olursanız… Yanıt basit, doğum denildiğinde İstanbulluların aklına ilk gelen hastane yaniZeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi…
Köklü bir geçmişe ve üne sahip olan hastane bugünlerde 150. yaşını kutluyor. 17-20 Mayıs tarihlerinde “Kuruluşunun 150. Yılında Zeynep Kamil Hastanesi Etkinlikleri” adı altında geçekleştirilen programda, kongreler, bilimsel sempozyumlar yapıldı, hastanenin Türk Müziği Korosu 150’nci yıla özel Anneler Günü konseri verdi, hastane çalışanları tiyatro gösterisi sundu.
Ünlü radyocu Ceyhun Yılmaz şovuyla, Akgün Akova, Zeliha Sunal, Murat Göğebakan, Jale gibi isimlerin performanslarıyla destek verdiği kutlamalar kapsamında resim, fotoğraf sergileri ve kermeslerle hastanede doğanlarla buluşma günleri de yapıldı.
 
‘ONDA İNSANLAR İÇİN SAĞLIK VARDIR’
Biz de bu vesileyle, özellikle bir dönem neredeyse tüm İstanbulluların doğumunun gerçekleştiği bu köklü hastanenin hikayesini sizlere aktaralım istedik…
Blog yazarı Ersan Bengisu'nun anlatımına göre hastanenin kuruluş öyküsü özetle şöyle;
Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın kızı Zeynep hisli, içli bir kızcağızdır, elindekini avucundakini paylaşmaktan zevk duyar. Bu yüzden adı “iyilik perisi”ne çıkar. İsteyeni elbette çoktur, emirler, tüccarlar kapısını aşındırırlar. Lakin Paşa kızına, hassas, şair ruhlu birini arar. Bu özelliklere pek uygun olan Yusuf Kamil’e bir nokta koymuştur. Nitekim bir bahanesini bulup gençleri görüştürür. Yusuf Kamil, Prenses Zeynep’e vurulur, Zeynep de bu Anadolu gencinde saflığı, temizliği, şefkati bulur. İkisi de çıra gibi yanar. Paşa halden anlar, düğünlerini uzatmaz. Zeynep ile Kamil çok iyi anlaşır, yeni bir Leyla-Mecnun destanı yazarlar. Zeynep ile Kamil aşkı zamanla kök salar, kemgözlüler ise kahrolurlar. Ancak bu mutluluk fazla sürmez.
 
TERLİK ASTARINDA AŞK MEKTUBU
Yaşlı Vali, ölünce yerine oğlu İbrahim Paşa’yı hazırlamış olsa da İbrahim Paşa’nın ani ölümü işleri karıştırır. Hesapta yokken Vali olan torunu Abbas Paşa ise dedesinden ayrı bir siyaset güderek, saray ve çevresindeki Fransızları ayıklamaya bakar. Yusuf Kamil’den haz etmeyenler ise nicedir bekledikleri fırsatı yakalamıştır; “Yusuf Kamil, Fransızlar için çalışıyor” diye şikâyet ederler. Abbas Paşa ise onu Mısır Asvan’a sürer, Zeynep Hanım’dan uzak tutar. Sürgüne giderken kendisine Zeynep Hanım’ı talak-ı selase ile boşaması için bizzat vali tarafından yazılan belgeyi imzalamadan geri dönemeyeceği ve sonunda zindan yolu görüneceği bildirilmiştir. Asvan’da çok kötü günler geçirir. O günlerde eşi Zeynep Hanım’dan da bir çift terlik hediye gelmiştir. O gece, terliğin astarında gizli, mektubun aşk dolu satırlarını okumakla teselli bulur. 1849’da Yusuf yurduna döner. Çile dönemi biter ve Zeynep ile buluşurlar. Mısırlı Zeynep Hanım, yaşamaya başladıkları İstanbul’da hızla hayır işlerine başlar. Fukara gençleri evlendirir, garip kızlara çeyiz yapar. Zeynep Sultan’la Kamil Paşa’nın muhabbetleri yaşlandıkça artar, tabiri caizse dem tutar. Gel gelelim bir çocukları olmaz, onlar da pek çok yetimi evlat edinir. 1862’de Üsküdar Nuhkuyusu’nda bir arsa alır, üzerine 100 yataklı bir hastane kurarlar. Hastane binasındaki kitabeye de “fihi şifaun li'n nas” yani “Onda insanlar için sağlık vardır” (an-Nahl suresi 69. ayet) yazdırırlar. Burada hastaları yedirir, içirir, barındırır, ilaçlarını hazırlatırlar. Kimseden kuruş almaz, külliyetli masrafın altından kalkmaya çalışırlar. Hastane kasır gibidir. Göz alıcı bir bahçe, çiçek tarhları, limonluklar, külliyeyi şirin bir camiyle taçlandırırlar. İki aşık yan yana yatacakları türbeyi de unutmazlar. Yumuşak kalpli Zeynep Hanım’ın yaptırdığı taş bina, yapısındaki zarif görünümünü bugün de koruyor Zeynep Kamil Hastanesi’nin bahçesinde…
 
DEĞİŞİK İSİMLER, DEĞİŞİK KURUMLAR
İşte böyle bir öyküsü olan Zeynep Kamil Hastanesi, kurulduğu tarihten itibaren değişik isimler ve kurumlar altında hizmetler verdi. Hastane 1896’da saray hekimi Doktor Cemil Topuzlu Paşa’ya özel cerrahi kliniği olarak kullanıma verildi. Onun döneminde, tadilatlar yaptırılarak modernleştirilen hastanede tıbbi donanım yenilendi, kalorifer sistemi kuruldu ve hastaların bakımı için Avusturyalı hemşireler görevlendirildi. 1933’te İstanbul Belediyesi'ne devredilen hastane 1935’te doğumevine dönüştürüldü ve Dr. Eyüp Sabri Aksoy başhekim olarak atandı. 17 yıllık başhekimliği döneminde Aksoy, hastanenin doğumevi olarak yeniden düzenlenmesini sağladı. Zeynep Kamil Hastanesi’nin gelişme dönemi Dr. Fahri Atabey ile başladı. Atabey 1952’de başhekimliğe atandıktan sonra, ameliyathane binası ile 150 yataklı kadın hastalıkları kliniği ve 200 yataklı çocuk kliniğinin yapımına başlandı. Çocuk Kliniği’nin kurucusu Dr. Ziyaeddin Akbay aynı dönemde göreve başladı. Her iki bina 1958' de tamamlanarak kullanıma açıldı. 1961’de Zeynep Kamil Hemşirelik Koleji binası hizmete girdi. Atabey’in 1968’de İstanbul Belediye Başkanı seçilerek hastaneden ayrılmasından sonra Dr. Burhanettin Üstünel başhekim olarak atandı. Üstünel, 1986’ya dek başhekimlik yaptı. Bu dönemde doğumhanenin bulunduğu bina ile Çocuk Enfeksiyonu ve Ortopedi binası yapımı tamamlandı. Hastanenin yönetimi ve işletmesi 1982'de yapılan bir anlaşma ile İstanbul Belediyesi’nce Sağlık Bakanlığı'na devredildi. Bu dönemde hastane, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı ve hastalıkları konusunda uzmanlık eğitimi veren özel dal hastanesi statüsüne geçti. 2004 itibariyle Çocuk Cerrahisi uzmanlık eğitimi, 2009 itibariyle Yenidoğan yandal uzmanlık eğitimi, 2011 itibariyle Jinekolojik Onkoloji ve Perinatoloji yandal uzmanlık eğitimleri hastanede verilmeye başlandı.
 
BİR MARKA HASTANE
Köklü geçmişi, yenilikçi bilimsel anlayışı ve eğitim programlarıyla ülkemizde sağlık eğitimi ve hizmetleri konusunda marka olmuş öncü hastanelerden biri olan Zeynep Kamil’de, 1980-1990'larda yılda 25-30 bin, 1990-2000'li yıllarda ortalama 22 bin, 2000-2005'li yıllarda ortalama 15 bin yıllık doğum, 2005'ten günümüze kadar ortalama 12 bin yıllık doğum gerçekleşti. Ancak 2000'li yıllarda İstanbul'da gerek özel hastanelerin gerekse eğitim araştırma hastanelerinin sayısının hızla artması nedeniyle doğum sayısı giderek azalıyor. Hastanede bugün 6 Klinik şefi, 7 Şef Yardımcısı olmak üzere toplam 110 uzman doktor, 130 uzmanlık öğrencisi (asistan doktor), 300 ebe-hemşire ve sağlık memuru, 5 eczacı ve diğer yardımcı sağlık personeli ve memurları ile 780 kadrolu olmak üzere yaklaşık 1200 elemanla hizmet veriliyor. Hastane, Devlet Hastanesi olarak Anadolu yakasının en büyük çocuk sağlığı ve hastalıkları ve yenidoğan konusunda tecrübeli tanı ve tedavi merkezi olarak öne çıkıyor. Hastanede doğan sorunlu bebeklerin kabul edildiği Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi I’de 75 bebeğe hizmet veriliyor. Diğer hastanelerde doğan ve hastaneye sevk edilen bebekler 30 hasta kapasiteli Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi 2’de tedavi ediliyor.
 
BAŞHEKİMDEN MESAJ…
Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ayşenur Cerrah Celayir, hedeflerinin Zeynep Kamil markasına yakışır kaliteli hizmet sunmak, uzmanlık eğitimi konusunda nitelikli hekimler yetiştirmek ve modern donanım ile alt yapıyı oluşturmak olduğunu söylüyor. Celayir, “150 yıllık tarihi geçmişi ve en yenisi 40 yıllık binalarımızda, giderek büyüyen sağlık çalışanlarımız ve hastalarımızla, kısıtlı mekânlarda alt yapı sorunlarına rağmen sağlık hizmeti sunmanın zorluğu ve sorumluluğunun bilincinde olarak üstün gayretle hizmet sunan tüm çalışanlarımızı Zeynep Kamilli oldukları için kutluyorum. Aynı kısıtlı ve sıkıntılı mekanlarımıza rağmen sağlık hizmetini almak için bizleri tercih eden hastalarımıza teşekkür ediyorum’’ diyor.
 
Zeynep Kamil yeniden doğacak!
19. yüzyılda inşa edilmiş bir sağlık kurumu olan Zeynep Kamil Hastanesi yenileniyor. Yaklaşık 5 yıl sürmesi planlanan restorasyon sonunda hastane adeta yeniden doğacak. Yaklaşık 22 bin metrekarelik alanda konuşlanmış toplam 13 binanın (ve 1 türbe) her biri 1862 yılından itibaren yaklaşık 30-40 sene arayla yapılmış. Dolayısıyla binaların eski olmalarından kaynaklanan alt yapı sorunları var. Günümüz şartlarına uygun olmayan bu yapılar artan İstanbul nüfusuna hitap edecek kapasitede gelişemiyor. İşte bu nedenlerle, 150 yıllık olduğu için 1. dereceden tarihi eser olan tarihi bina için restorasyon, röleve, restitüsyon çalışmaları sürdürülüyor. Çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Anıtlar Yüksek Kurulu onaylarıyla proje ve inşaat ihalesi İl Özel İdaresi’nce yürütülüyor. Hastanenin diğer tüm binalarının güçlendirilmesi ve renovasyonu çalışmaları da İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi tarafından yapılıyor. Tarihi bina aslına uygun olarak onarılacak ve burası idari birimler olarak değerlendirilecek. Diğer binalar kalite standartlarına uygun modern görünüme kavuşacak.
 
Derleyen: Gökçe UYGUN

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.