Haftalık Bağımsız Gazete 25 Ağustos 2019

Yeşilçam'ın efsane jönü Ediz Hun

Şöhret onu hiç değiştirmedi. Başarılarla dolu sanatçı ve akademik kişiliğiyle Ediz Hun hep örnek oldu. Şimdi özel bir üniversitede ders veren Ediz Hun ile sıcak bir sohbet yaptık.

Yeşilçam'ın efsane jönü Ediz Hun

Şöhret onu hiç değiştirmedi. Başarılarla dolu sanatçı ve akademik kişiliğiyle Ediz Hun hep örnek oldu. Şimdi özel bir üniversitede ders veren Ediz Hun ile sıcak bir sohbet yaptık.

Baran ÇEVİK
 
Sinemanın ve siyasetin değiştiremediği, Yeşilçamın unutulmaz aktörü ve yeri doldurulamayan kişiliği Ediz Hun, Yeşilçam yıllarını ve duygularını Gazete Kadıköy okurlarıyla paylaştı. Şöhreti devam ederken eğitim ve öğrenimini hiç aksatmayan usta sanatçı şimdi özel bir üniversitede ders veriyor. Kişiliği ve kariyeri ile her zaman örnek bir beyefendi olan Ediz Hun ile olan sıcak sohbetimizden birkaç başlığı siz okurlarımız için röportaj olarak derledik.
 
-İlk olarak bu kadar dinç görünmenizin sebebini söyler misiniz?
Yaşamıma özen gösteriyorum. Bedenimi ve fiziksel konumumu yıpratmıyorum. Yıpratmak nasıl olur? Mesela uykusuzluk vb. hiç biri benim hayatımda yok. Ben düzgün yaşıyorum. Sabah kahvaltıma dikkat ediyorum. Prensip sahibi bir insanım. Birtakım şeylere dikkat ediyorum. Bu yalnız benimle ilgili değil, genetiktir. Babam Kafkas, annem Balkan kökenlidir. Balkan ve Kafkas karışımı bir insanım.
 
-Yıllarca pek çok filmde başrol oynadınız. Unutamadığınız rolünüz var mı?
O kadar çok filmimiz var ki… Yani hepsi birbirinden güzel bana göre değişik roller. Hepsi bizim evladımız. İyi filmler çekmeye dikkat ettik. Bu filmler toplum tarafından beğeniyle izlendi. Ciddiyetle çalıştık. Beğenmediğim rolde ve senaryoda çalışmam. Titiz çalıştım. Şimdi de titiz bir adamım. Üniversitelerde ders veriyorum. Ancak, hepsine yetişmeye imkân yok. Bir yerde dinlenmek lazım. Ellimizden geldiğince insanlara sevgiyle saygıyla ve hoşgörüyle yaklaşıyoruz.
 
-O yıllara tekrar dönmek ister misiniz?
Hayır… Şu anki yaşamımdan mutluyum. Gayet güzel bir şekilde hayatımı sürdürüyorum. Her yaşın kendine göre güzellikleri var. Bunları hissetmeye çalışıyorum. Dönmek istemem. O günler, geride kaldı, mazide kaldı. İnsanoğlu doğar, yaşar, yaşlanır ve ondan sonra hayata veda eder. Bi rgün gelecek hepimiz öleceğiz. Yaşamda mutlu olmak önemlidir.
 
-Çalışmaktan memnun kaldığınız yönetmenler var mı? Ya da böyle bir ayrım yaptınız mı?
Çok iyi yönetmenlerle çalıştım. Çalıştığım bütün yönetmenler düzgün insanlardı. Bu yüzden herhangi bir ayrım yapmıyorum. ‘Rahat çalıştın mı?” dersen; Atıf Yılmaz şakacı, iyi çalışan bir yönetmendir. Orhan Aksoy çok iyi bir yönetmendir. Fakat ciddi çalışmayı tercih eder. Memduh Ün ile çok rahat çalıştım. Kendisi soğuk görünür ama sette çok düzgün bir insandır. Hiçbir yönetmenle sorunum olmadı.
 
-Hayranlarınızdan “Evlenirsen yüzüne kezzap atarım” tehdidi aldığınız doğru mu?
Doğrudur. Mektup aldık. Psikopat olan insanlar günümüzde de var. Beni yedi sivil polis korudu.
 
-130 filmde rol aldığınız. Severek oynadığınız ya da memnun kalmadığınız bir film projesi oldu mu? 
Filmlerimin hepsi benim evladım gibi. Ama en sevdiğim proje, Reşat Nuri Güntekin’in eserinden uyarlanan ve Orhan Elmas’ın yönettiği, “Acımak” adlı TRT’de yayınlanan diziydi ve birçok ülkede gösterildi.
 
SİNEMA, SİYASET VE ÜNİVERSİTE İLE İÇ İÇE GEÇEN BİR HAYAT
Ediz Hun 20 Kasım 1940 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Avusturya Lisesi'ni bitirdikten sonra Norveç'te Biyoloji ve Çevre bilimleri yükseköğrenimi gördü.
Marmara Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak bulundu. 1991-1993 yılları arasında Çevre Bakanlığı Müşaviri ve İstanbul Çevre İl Müdürlüğü yaptı. Ediz Hun için sinema ve şöhret, 1963 yılında Ses dergisinin açtığı yarışmaya katılmasıyla başladı. “Genç Kızlar” adlı filmle sinemaya adım atan Hun, 18 Nisan 1999 genel seçimlerinde Anavatan Partisi'nden İstanbul milletvekili seçildi. Türk sinemasının ve Yeşilçam'ın unutulmaz aktörlerinden olan Hun, sinema, siyaset ve üniversite yaşamıyla çok yönlü bir kişilik. Türk sinemasının yakışıklı jönü Ediz Hun bir dönem Yeşilçam sinemasına damga vurdu. Özellikle 1960’lı ve 1970’li yıllarda Yeşilçam’da Ediz Hun fırtınası esti. Genç kızların hayalini süsleyen yakışıklılığı, uzun boyu, üstüne üstlük karizmatik kişiliğiyle sinema tarihimizin unutulmaz hatta yeri doldurulamaz siması oldu.
 
AYNI ZAMANDA İYİ BİR YAZAR
Karizmatik sanatçı ve akademisyen 2013 yılına yeni kitabıyla başladı. Sanat yaşamının yanı sıra akademisyenliğiyle de gündeme gelen, zaman zaman konferanslar da veren Ediz Hun aynı zamanda bir yazar. Yeşilçam'ın başarılı oyuncusu Ediz Hun, 2013 yılının ilk günlerinde “Yaşat Ki Yaşayasın” isimli kitabını imzaladı. Kitabında sevgi ve hoşgörü konusunu işlediğini söyleyen Hun, “Yolumuz sevgi yoludur. Din, dil, ırk, toplumsal farlılık gözetmemek, mezhep farklılığı yapmamak lazım. Herkese sevgiyle yaklaşmak lazım” diyerek önemli bir mesajı hayranlarıyla ve okurlarıyla paylaştı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.