Haftalık Bağımsız Gazete 25 Nisan 2019

TÜRKİYE'NİN TENORU BERK ÖZBEK

Özellikle verdiği konserlerle üniversite gençliğinin yakından tanıdığı Berk Özbek, “Türkiye’nin Tenoru” adlı yeni projesiyle üniversite çatısının dışına çıkmaya hazırlanıyor.

TÜRKİYE'NİN TENORU BERK ÖZBEK

RÖPORTAJ: MUSTAFA SÜRMELİ
 
Özellikle verdiği konserlerle üniversite gençliğinin yakından tanıdığı Berk Özbek, “Türkiye’nin Tenoru” adlı yeni projesiyle üniversite çatısının dışına çıkmaya hazırlanıyor. Kendisi, aldığı akademik düzeyde müzik eğitimi ve tecrübesiyle ismini tüm Türkiye’ye tanıtma zamanının geldiğine inanıyor. Üniversite konserlerinde kendisini çok defa dinleme şansına sahip olduğum Berk Özbek ve projesinin sorumlusu Mustafa Tahir Öztürk ile Gazete Kadıköy için başlamış oldukları proje hakkında konuştuk.
 
Mustafa Sürmeli:Özellikle Marmara Üniversitesi bünyesinde vermiş olduğu konserlerden tanıdığımız Berk Özbek şimdi “Türkiye’nin Tenoru” adlı müzik projesinin solisti olarak karşımıza çıkıyor. Okuyucularımıza kısa da olsa kendinizi tanıtabilir misiniz?
Berk Özbek:Herkese sevgi ve saygılarımı sunarak merhaba demek istiyorum. 1977’de İstanbul’da doğdum. İlkokuldan üniversiteye kadar tüm eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Müzik çalışmalarıma Suadiye Lisesi’nde müzik öğretmenim Sayın Birsen Özakay’la başladım. Sonrasında sizin de bildiğiniz gibi Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı öğrencisi olarak lisans eğitimime başladım. Aynı dönem içerisinde İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Yarı Zamanlı Şan Bölümü öğrencisi oldum. Üniversite hayatıyla birlikte profesyonel anlamda şarkıcılık kariyerim başlamış oldu. Askerlik hizmetimi 2009’da Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yaptım. 2007-2010 yılları arasında İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde Opera ve müzikallerde solist ve korist olarak görev aldım. Bu süreç içerisinde Gül Sabar, Prof. Güzin Gürel ve merhum Licinio Montefusco ile şan çalışmalarımı sürdürdüm. Şu an Marmara Üniversitesi Folk Müziği ve Oda Müziği Topluluğu’nun solistliyim. Malumunuz “Türkiye’nin Tenoru” projesi kapsamında çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunun dışında Grup Rönesans ile şehir içi ve şehir dışında çalışmalarıma devam etmekteyim.
Mustafa Sürmeli: “Türkiye’nin Tenoru” ifadesi çok iddialı ve tartışma yaratacak gibi görünüyor. Bununla ilgili olarak neler söylemek istersiniz?
Berk Özbek:Buna sanırım projenin isim babası ve sorumlusu Mustafa cevap vermek ister.
Mustafa Tahir Öztürk:Herkese merhaba dedikten sonra öncelikle şunu belirtmeliyim. “Türkiye’nin Tenoru” ifadesi laf olsun diye ortaya konmamıştır. Bu ifadenin altı doludur. Türkiye Cumhuriyeti kurulur kurulmaz hayatın her alanında müthiş bir çalışmaya girişilmiştir. “Musiki inkılâbı”, o dönemde müzik alanında yapılan faaliyetlerin genel adıdır. Dağılan bir imparatorluğun adeta küllerinden doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin müziğinin de uluslar arası platformda söz sahibi olması için birtakım icraatlar yapılmıştır. Ülkenin genç müzisyenleri yurtdışına gönderilmiştir. Lafı çok uzatmayayım. Samimi olarak iyi niyetle yola çıkılmıştır. Şunu itiraf etmek zorundayız. Biz Azerbaycan’ın yapmış olduğu müzik devrimini yapamadık. Biz projemizde bu durumun tespitini dile getirdik. İşte bu noktada yeni bir üretim ortaya koyacaksanız iddialı olmanız gerekir. Biz “Türk Müziği” çatısı altında -Halk Müziği, Sanat Müziği vs. ayrımlar yapmadan- geçmişten gelen eşsiz müzik mirasımızdan ilham alan iyi niyetli ve birikimli insanlar olarak tüm dünyada yankısı olacak eserler ortaya koyabileceğimize inanıyoruz. Bugüne kadar müziğimizle uluslar arası arenaya çıkma noktasında maalesef tereciye tere satma yolu tercih edilmiştir. Uluslar arası platformda bu yolla saygınlık kazanmanız mümkün görünmemektedir. Yakın zamanlarda müzik piyasasında çok önemli bazı isimlerin kariyerlerinde seneler sonra da olsa Türk Müziği kulvarına girdiğini görüyorsunuz. Bu örnekler bizim ne kadar doğru ve tutarlı bir yolda olduğumuzu gösteriyor.
Mustafa Sürmeli:Müzik piyasasında pek çok rakibiniz olacak. Peki, Berk Özbek’i diğerlerinden ayıracak olan özellikler nelerdir?
Mustafa Tahir Öztürk: Berk, eğitim olarak daha çok Batı müziği içerisinden gelmiş olsa da Türk Müziğini her yönüyle içine sindirmiş bir şarkıcıdır. Piyano, koltuk davulu çalar, ney üfler. Şahsen “Türkiye’nin Tenoru” sıfatını özellikleri itibarıyla Berk kadar taşıyabilecek birini tanımıyorum. Berk, halk çocuğudur, samimidir, iyi niyetli ve sıcaktır. Berk, işine büyük bir aşk ile bağlıdır, mesleki olarak kendini sürekli geliştirir. Berk’in güzel bir sesi, yeteneği ve eşine az rastlanır bir yorumu vardır. Son olarak bir şey daha ekleyeyim. Berk kendine ve işine olan saygısı gereği spora da önem verir.Haftanın belirli günleriModa’da Üstad Ahmet Kösoğlu yönetimindeki Shibumi Dojo’da Aikido ve Jojutsu çalışır.
Berk Özbek: Bu vesileyle Ahmet Hoca’ya selam gönderelim.
Mustafa Sürmeli:Bildiğim kadarıyla şu an kayıtları süren çalışmanız bir single. “Eğer Aşkı Seversen” adlı bu çalışmadan bahseder misiniz?
Berk Özbek:“Eğer Aşkı Seversen” Yunus Emre’ye ait bir şiir. Bu şiiri merhum Prof. Dr. Selahattin İçli Kürdîlihicazkâr makamında bestelemiş. Bu parçayı biz çalışmamızın adı olarak seçtik. Kadıköy’de bulunan Cem İleri arkadaşımızın sahibi olduğu Bluenote Stüdyosu’nda kayıtlarımızı yaptık. Single’da parçanın enstrümantal versiyonu da bulunacak. Şu an kayıtların edit, mix, mastering işlemleri stüdyo mühendisi Sarper Özgür ve müzik direktörümüz Safa Yeprem tarafından yapılıyor. Çalışmamızı, eserin bestekârı üstat Selahattin İçli’nin aziz hatırasına ithaf edeceğiz.
Mustafa Sürmeli:Proje ekibinizdeki diğer isimlerden bahseder misiniz?
Berk Özbek: Mehmet Safa Yeprem, albümün müzik direktörüdür. Projenin Yurtiçi-Yurtdışı tanıtım/organizasyonuMove Seyahat Danışmanlığı’nın sahibi Emre Sönmezay tarafından yapılmaktadır. Zafer Saka proje ile ilgili fotoğrafları çekti. Başta ailelerimiz olmak üzere Albio Alerji Ürünleri’nin sahibi Mehmet Erdem’e hocamız Prof. Dr. Selahattin İçli’nin eşi Sayın Pınar İçli Hanımefendi’ye, Web sayfamızı tasarlayan Abdullah Karataş’a ve proje tanıtım DVD’sini hazırlayan Çağan Nart Geçalp’e sizlerin aracılığınızla bizlere katkılarından dolayı tekrar teşekkür ediyorum.
Mustafa Sürmeli: “Türkiye’nin Tenoru” projesiyle varmak istediğiniz hedeflerden bahseder misiniz?
Berk Özbek: Kariyerimde bugüne kadar ülkemizin 30’u aşkın şehrinde halkımıza konser verme imkânı buldum. Öncelikle projemizin hayata geçirilmesi aşamasında 81 ilin tamamına gidip konser vermek istiyorum. Uluslararası platformda ise, vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı yabancı ülkeler başta olmak üzere, ulaşabildiğimiz her yerde yaptığımız müziği dinletmeyi arzu ediyorum. Mustafa’nın da muhakkak söyleyecekleri vardır.
Mustafa Tahir Öztürk: Projemizin hedeflerinden biri de genç, yetenekli idealist müzik insanlarının çatısı olacak bir kurum oluşturmaktır. Böyle bir kurumun adı, yapısı ne olur, bunu şimdiden söyleyebilmek zor. Bu, ileride nerede olduğumuza, hangi imkânlara sahip olduğumuza bağlı.
 
Mustafa Sürmeli: Röportajımızın sonuna gelirken sözü Kadıköy’e getirmek istiyorum. Berk Özbek için Kadıköy ne ifade ediyor?
 
Berk Özbek: Kadıköy, öncelikle benim ilk gözümü açtığım, doğduğum ilçedir. İlk, orta, lise ve üniversite tüm eğitim hayatımı Kadıköy ilçesinde tamamladım. Müziğe Kadıköy’de başladım. İlk konserimi Kadıköy’de verdim. Konserimi verdiğim yer, Caddebostan Kültür Merkezi’nin önceki binasındaydı. Kadıköy’de evlendim. Yani, Kadıköy’ün hayatımda çok belirleyici, özel bir yeri vardır.
 
Mustafa Tahir Öztürk: Bu arada “Eğer Aşkı Seversen” adlı single çalışmamızın kayıtları da Kadıköy’de yapıldı.
 
Mustafa Sürmeli:Son olarak neler söylemek istersiniz?
Mustafa Tahir Öztürk:www.turkiyenintenoru.com web sayfamızdan, Türkiye’nin Tenoru Berk Özbek ve proje hakkında en güncel bilgiler takip edilebilir.Teşekkürler ve selamlar.
Berk Özbek: Son verirken size teşekkür ediyor, tüm Kadıköylülere sevgi, saygı ve selamlarımı gönderiyorum.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.