Haftalık Bağımsız Gazete 25 Mayıs 2019

Türkiye'nin ilk Bilim Kurgu Kütüphanesi Kadıköy'de

CERN’e kabul edilen birkaç Türk bilim insanından biri olan, Isparta’da düşen uçakta yaşamını yitiren Özgen Berkol Doğan’ın adı Bilim Kurgu Kütüphanesi’nde yaşıyor.

Türkiye'nin ilk Bilim Kurgu Kütüphanesi Kadıköy'de

ÖZGEN BERKOL DOĞAN’IN ADI ÖLÜMSÜZLEŞTİ
 
Bugün dünyanın oluşumuna dair önemli ipuçlarının bulunduğu CERN’e kabul edilen birkaç Türk bilim insanından biri olan ve beş meslektaşıyla birlikte 2007 yılında Isparta’da düşen uçakta yaşamını yitiren Özgen Berkol Doğan’ın adı artık bir Bilim Kurgu Kütüphanesi’nde yaşıyor.
 
Kazanın beşinci yıldönümünde, oğullarının anısına Türkiye’nin ilk Bilim Kurgu Kütüphanesi’ni Kadıköy’de açan ailesi ‘Bilim kurgu, Berkol’u Berkol yapan en önemli unsurlardan biriydi. Bugünü sorgulamak, insan ve toplum üzerine düşünmek için bulunmaz bir yoldur bilim kurgu. Bu kütüphane de bizim kurgumuz işte!’ diyor.
 
Röportaj ve Fotoğraflar: Semra ÇELEBİ
 
Özgen Berkol Doğan, genç bir bilim insanıydı. 27 yıllık ömrüne birçok başarıyı sığdırdı. Türkiye bugün üyelikten çıkma planları yapadursun, O, çocukluğundan beri hayallerini süsleyen Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ne (CERN) kabul edilen birkaç Türk fizikçiden biri olmayı başardı. Doğan’ın diğer ilgi alanı ise bilim kurgu romanlarıydı. Hem okuyor hem de ünlü bilim kurgu eserlerini Türkçeye çeviriyordu. Ayrıca iyi bir dansçıydı... Doğan’ın kısa ama başarılarla dolu yaşam hikâyesi, 30 Kasım 2007’de sona erdi. İstanbul’danIsparta’ya giden uçakta hayatını kaybeden 57 kişinin arasında beş bilim insanıyla birlikte Berkol Doğan da vardı. Ölümünün üzerinden 5 yıl geçti. Yakınları, Kadıköy Caferağa’da kurdukları Türkiye’nin ilk bilim kurgu kütüphanesine onun adını verdi. Berkol’un adı artık bu kütüphanede yaşayacak.1 Aralık Cumartesi günü açılışı yapılan Kütüphane’nin ziyaretçileri arasında Refik Durbaş, Yıldız Kenter, Doğan Hızlan ile birlikte akademisyenler, yazarlar ve Berkol’un arkadaşları vardı. Gazete Kadıköy olarak izlediğimiz açılışta Özgen Berkol’un babası Prof. Dr. Nevzat Doğan, annesi Ferhan Doğan ve kızkardeşi Bülay Doğan ile sohbet etme fırsatı bulduk.
 
-Oğlunuzu çok genç yaşta bir uçak kazasında yitirdiniz. Bir bilim insanıydı, bilimkurgu romanları çevirmeniydi, aynı zamanda da iyi bir dansçıydı... 27 yılına çok şey sığdıran bu genç adamı biraz anlatır mısınız bize?
Ferhan Doğan (FD) - Berkol’u anlatmak bizim açımızdan pek kolay değil. Yaptığı bunca şey zaten birçok yerde söylendi. Başarılarının ve çok yönlülüğünün yanı sıra alçak gönüllüğü, sevecenliği ve güven veren karakteri belki de çok fazla paylaşmadığımız, ama yakınları olarak hep hissettiğimiz ve hatırladığımız yanları Berkol’un. Açılışa onun dağcılıktan arkadaşları geldi. Liseden arkadaşları geldi. CERN’de çalıştığı dönemden arkadaşları ile hâlâ haberleşiyoruz. Biraz çılgındı, biraz deliydi. Hep söylediğimiz gibi, birçok şey yapar ama bunları o kadar rahat yapardı ki, ne kadar uğraştığını anlamazdınız. Fizik okurken bilgisayar oyunları ile ilgili bir yerde çalışır, bilim kurgu kitapları çevirir, trenle Avrupa’da Interrail ile gezerken, Güneydoğu Anadolu’yu da gezmeyi ihmal etmezdi. Dans etti, tango yaptı. Fotoğrafçılık yaptı, kaya tırmanışı dersleri verdi. CERN’de çalışırken, fizik kongrelerine giderken, okulda dersler verirken, teziyle uğraşırken bir de kitap yazmaya başladı. Sayarken bile şaşırıyor insan bu kadar farklı şeyi sırayla söyleyince.
 
-O'nsuz geçen 5 yılda Özgen Berkol adına ailecek birçok faaliyette bulundunuz…
Nevzat Doğan (ND) - Bu 5 yılda birçok şey yapmaya çalıştık. Berkol’un adına üniversite öğrencilerine başarı bursları vererek başladığımız bu yola, Parçacık Fiziği alanında doktora ya da yüksek lisans yapmakta olan fizikçilere proje hibeleri vermekle devam ettik. Amacımız okuyan insanlara, bilim yapan insanlara ve özel olarak da fizikle uğraşan insanlara azıcık da olsa katkımızın olması, bu işle uğraşmaktan çekinen birileri varsa onları cesaretlendirmekti.
 
Bülay Doğan (BD) - Bir yandan da Berkol’un dansa olan tutkusunu bilen hocalarıyla beraber mezun olduğu Robert Kolej’de, onların önerisiyle, bir dans festivali düzenlemeye başladık. Bu sene beşincisini düzenleyeceğimiz liseler arası Latin dansları ve tango festivali, liseli dansçıları dans camiasının önemli hocalarıyla bir araya getirmeye ve onlara dans tutkusunu aşılamaya devam ediyor.
 
-Bilimkurgu Kütüphanesi, Türkiye'de bir ilk... Neden sadece bir kütüphane değil de bilimkurgu kütüphanesi açmayı tercih ettiniz?
BD - Bunun bir nedeni direkt olarak Berkol’la ilgiliydi. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, Berkol’un Türkçeye kazandırdığı üç tane bilimkurgu-fantastik roman vardı. Ayrıca kendisi bu alana çok meraklıydı. Birçok kitabı Türkçe ya da orijinal dilinden okur, kendisi de bu alanda denemeler yapardı. Bilim kurgu, Berkol’u Berkol yapan en önemli unsurlardan biriydi. Geniş hayal gücü, eleştiri yeteneği, insanlarla kurduğu empati ve her şeyden öte fizikçi olması bilimkurgu merakıyla iç içe geçmişti. Hayaller kurmadan, hayal etmeden yenilikler olmaz. Bilim kurgu salt teknolojik yenilik demek değildir. Bilim kurgunun konusu insandır, toplumdur. Androidleri konu edinen bilim kurgular o androidlerin nasıl yapıldığından çok androidlerin hissedip hissedemedikleriyle, insanlarla eşit mi yoksa köle gibi mi muamele edilmeleri gerektiğini sorgular. Farklı dünyalar yaratır bilim kurgu ve o dünyalarda kendi dünyamızın yansımalarını alır, onları sorgular, ütopyalar ya da distopyalar yaratır. Bugünü sorgulamak, daha iyisini düşünmek ya da daha kötüsünü düşünmek için, kısacası insan ve toplum üzerine düşünmek için bulunmaz bir yoldur bilimkurgu. Biz de bir yandan Berkol’un bu kadar sevdiği ve emek verdiği bir konuyu geliştirmeye çalışıyor, bir yandan da bu konuda yeni hayaller ve yeni üretimlerin olması için çaba harcıyoruz. 
 
FD - Bu kütüphane de bizim kurgumuz işte
 
-Küçük ama çok sayıda kitabın bulunduğu bir kütüphane olmuş. Bu kütüphanenin açılmasında sizlerin dışında kimlerin emeği var?
ND - Kütüphane fikri ortaya çıktığından beri birçok destek ve birçok zorlukla karşılaştık. Kitap bağışında bulunan birçok kişi oldu. Kitapevleri, köşe yazarları, yazarlar ve bunların dışında birçok kişi bize destek oldu. Metis Yayınları ve İthaki Yayınları birçok kitabını bize bağışladı. Pan Yayınları kütüphane fikrimize büyük bir destek vererek, ayırt etmeksizin tüm kitaplarını bize bağışladı. Refik Durbaş, Ülkü Tamer, Yılmaz Özdil kendilerine ait birçok kitabı bize bağışladı. Gülen Adil, eşi Fikret Adil’in çok değerli kitap koleksiyonunu bize bağışladı. Sunay Akın dostumuz bütün kitaplarını “Berkol” adına imzalayarak verdi. Demet Taner ise eşi Haldun Taner’in tüm eserlerini kütüphaneye bağışladı.
Bu bilinen isimler dışında kütüphaneye bağışta bulunan birçok isimsiz kahramanımız da oldu. Ailemizin birçok dostu gerek ayni, gerekse nakdi bağışta bulundu. Kütüphanenin kuruluş sürecinde de Berkol’u şahsen tanımasalar da böyle bir bilimkurgu kütüphanesi fikrine sahip çıkıp, bizimle birlikte işi sırtlanan, bize cesaret veren birçok genç arkadaşımız oldu. Biz bu süreci kolektif olarak inşa ettik. Kütüphane olacak yeri kiralamaktan bürokratik işlere, boyama işlerinden kitap dizmeye ve barkotlamaya, üç kişilik bir aile olarak üstesinden gelemeyeceğimiz bu projeyi hep beraber hayata geçirdik.
 
-Yer olarak Kadıköy'ü tercih etmenizin özel bir anlamı var mı?
BD - Kütüphane için yer ararken birçok farklı yere baktık. Sonuçta çok büyük olmasa da merkezi, özellikle gençlerin, üniversite öğrencilerinin ayaklarının alışık olduğu bir yerde olmaya karar verdik. Üstelik üniversite çevrelerinden birçok kişiden, Kadıköy’de çalışılacak, araştırma yapılacak böyle bir yerin eksikliği ile ilgili yakınmaları epey duymuştuk. Bu nedenle Kadıköy Çarşı’ya bu kadar yakın bir yerde, güzelim Antikacılar Sokağı’nın hemen yanı başında bu kütüphaneyi kurabilmek bizi çok sevindiriyor.
   
-Kütüphanede sadece Bilimkurgu kitapları yok, özellikle tiyatro kitapları dikkat çekiyor... Sanırım o kitaplar da sizin kendi arşiviniz değil mi?
ND - Aslında bu biraz zamansızlıktan kaynaklanan bir ayrım oldu. Tiyatro kitapları bana ait. Kendi koleksiyonumdan. Onların da bu vesileyle günyüzüne çıkması beni mutlu etti açıkçası. Ama onları da kategorize edip genel kütüphane bölümümüze en kısa zamanda ekleyeceğiz. Uzmanlık alanımız bilimkurgu olsa ve nihai hedefimiz bu bölümü geliştirmek olsa da, genel okuyucuya hitap edebilecek yetkinlikte bir edebiyat bölümümüz ve sosyal bilimler öğrencilerine başlangıç kaynağı olabilecek bir sosyal bilimler bölümümüz şu anda kütüphanemizde mevcut.
 
-Sadece kitaplar da değil, afişler, ödüller, fotoğraflar, çizimler... Tam bir Özgen Berkol Doğan merkezi olarak mı düşündünüz?
FD - Doğrusu hayalimiz bu. Ama her şey zaman içinde, adım adım oluyor. Şimdilik hedefimiz kütüphanemizin koleksiyonunu geliştirmek ve onu yaşayan bir yer haline getirmek.
 
-Kütüphanede üyelik sistemi olacak mı? İsteyenler belli bir süreliğine kitapları alabilecek mi?
FD - Evet, en kısa zamanda bir üyelik sistemi ve buna bağlı olarak kitap ödünç sistemini oturtacağız. Ancak bu ödünç sistemi dışında isteyen herkes istediği gibi gelip kitaplardan kütüphane içerisinde yararlanabilir.
 
-Yan etkinlikler de düzenlemeyi düşünüyor musunuz? Paneller söyleşiler gibi...
BD - Tabii ki. Edebiyat söyleşileri, özellikle bilimkurgu alanında söyleşiler çok yakın zamanda planladığımız etkinlikler. Bunların haricinde bir süre sonra gerek bilimkurgu alanında, gerekse farklı alanlarda atölye çalışmaları düzenlemeyi de düşünüyoruz. Kütüphanenin aylık etkinlik bültenleri olacak. Aktif bir kütüphanecilik anlayışı geliştirmeye çalışacağız.
ND - Film gösterileri ve olabildiğince filmlerin yönetmenleriyle söyleşiler de etkinliklerin bir başka ayağı olacak.
·       Bilimkurgu Kütüphanesi Pazartesi günleri hariç her gün 10.00-17.00 arası kitapseverleri bekliyor: Moda Cad. No: 6/1 Tel: (0216) 349 3859 
 
‘SABOTAJ OLDUĞUNA İNANMIYORUZ’
6 bilim insanının öldüğü uçak kazasının bir sabotaj olabileceği iddiaları gündeme gelmişti. Ancak ailesi bunun sabotaj olduğuna inanmıyor: “Bunun bir sabotaj olduğunu, yani birilerinin fizikçileri öldürmeye çalıştığını düşünmüyoruz. Ancak, denetimin yapılmadığı, bazı firmaların kayırıldığı, kar hırsının her şeyin önüne geçtiği havacılık sektöründe insan hayatının sadece bir kâr-zarar problemine indirgendiğini ve bu yüzden tüm bu insanların ölümlerine göz yumulduğunu düşünüyoruz. Bu kazanın olacağı aylar, yıllar önceden belliymiş. Devlet de, firmalar da bunu önemsememiş. Biz, Berkol adına yapmaya çalıştığımız bu faaliyetlerle bu kâr-zarar düşüncesinin önünü kesmeye çalışıyoruz. İnsanların neden değerli olduğu, neden bazı şeylerin çıkar hesaplarından önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bizi dinleyen birilerini bulabildiğimiz sürece de bunu haykırmaya devam edeceğiz.”
 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.