Haftalık Bağımsız Gazete 16 Ekim 2018

Tiyatrocular baskılara karşı ses verdi:

“SANATI SANATÇIYA BIRAKIN!”

Tiyatrocular baskılara karşı ses verdi:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’ndan geçen bir yönetmelikle, Şehir Tiyatroları’nın ‘bürokratlarca’ yönetilmesinin gündeme gelmesi tiyatro sanatçılarının tepkisine neden oldu. Bir süredir baskı altında olduklarını ve aleyhlerinde ciddi bir kampanya yürütüldüğünü söyleyen Şehir Tiyatroları oyuncuları, yönetmeliğin geri çekilmesini istedi.

Son zamanlarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Şehir Tiyatroları’nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Yalnız, bu kara bulutlar durup dururken gelmedi tiyatrocuların üzerine, aksine büyük bir çabayla itildiler. Önce medyada bir kampanya başlatıldı. Bu yılki teması “Demokrasi” olan Şehir Tiyatroları’nın repertuvarında, insan hakları, kadın meselesi, ifade özgürlüğü konularını işleyen çok sayıda oyun olunca “birileri” rahatsız oldu haliyle. Köşeci birçok yazar, üzerine vazife alıp, Şehir Tiyatroları’nın “ne kadar müstehcen”, “ne kadar gerçek dışı”, “ne kadar çocuklarımızı kötü etkileyen” oyunlar sahnelediğinden dem vurdu. Mesela Zaman gazetesi yazarı İskender Pala, çok değil 2 ay önce, afişlerinde +16 ibaresi bulunan “Günlük Müstehcen Sırlar” oyununu, izlemeden eleştirmiş, “gayrı ahlaki” oyunların Şehir Tiyatroları’na yakışmadığını söyleyip, yönetimin kendine çekidüzen vermesini istemişti. Oysaki oyunda hiçbir müstehcen sahne olmadığı gibi, Marx ve Freud gibi iki düşünürün diyalogları ağır geleceği için 16 yaşından küçüklere uygun görülmemişti. Ama sanırız Pala için isminde “müstehcen” geçen bir oyunu eleştirmek için izlemeye gerek yoktu.
 
ROSENBERGLER ÖLMEMELİ, TELİF KURBANI MI?
 
İskender Pala’nın mürekkebi kurumadan bu sefer Hürriyet Gazetesi yazarı Hadi Uluengin ve Sabah Gazetesi yazarı Engin Ardıç bastılar klavyelerinin tuşlarına; Orhan Alkaya’nın yönetmenliğini yaptığı “Rosenbergler Ölmemeli” oyununun aleyhine… Amerika’da soğuk savaş döneminde “casus” oldukları gerekçesiyle idam edilen bir çifti anlatan oyun, gerçekleri yansıtmadığı gerekçesiyle eleştirildi. Hadi Uluengin’in, “casus olmadıklarını nereden biliyoruz?” diyerek, oyun için yazdığı “Yurttaş vergisiyle maskaralık” ifadelerini Engin Ardıç, “Rosenbergler Ölmemeli mi?”  yazısıyla destekledi. Orhan Alkaya, bir cevap yazısıyla iddiaları yalanlasa da oyun, telif problemi gerekçe gösterilerek apar topar repertuvardan çıkarıldı. Diğer taraftan gazetelerde sıkça “raflarda bekleyen yerli eserler varken neden yabancı eserlerin sahnelendiği” sorgulanmakta, “Osmanlı padişahlarını anlatan oyunlar nerede?” diye sorulmaktaydı.
 
‘TOPBAŞ, YÖNETMELİĞİ İMZALAMA’
 
Medyada durum böyleyken, 12 Nisan Perşembe günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’nda alınan bir karar, Şehir Tiyatroları sanatçılarını şaşırtmadı ama isyan ettirdi. Alınan karar uyarınca İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimi sanatçılardan alınarak belediye bürokratlarına devredilecek.Bu kararın sanatın ve sanatçının özgürlüğünü kısıtlayacağını düşünen tiyatro sanatçıları ve tiyatroseverler, yönetmeliğin yayınlandığı günün hemen ertesinde Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesi önünde bir araya geldi ve bir basın açıklaması yaptı.Basın açıklaması öncesinde, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği tarafından kaleme alınan ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a gönderilen bir mektup okundu. Mektupta, Topbaş'ın yeni yönetmeliği imzalamaması istendi.
 
ÖNGÖREN: ‘BU BİR MUHAFAZAKÂRLAŞMA HAREKÂTIDIR’
 
İstanbul Büyük Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği adına basın açıklamasını Aslı Öngören okudu. Öngören açıklamada,  bir kısım medyanın şehir tiyatrolarına yönelik anlamlandıramadıkları saldırılarının nedeninin şimdi daha iyi anladıklarını vurgulayarak “Amaç, 98 yıldır sanatçıları tarafından yönetilen Şehir Tiyatromuzun, tüm sanatsal işleyişinin, belediye bürokratlarına teslim edilmesiymiş” dedi.
Öngören, Şehir Tiyatrolarının, Genel Sanat Yönetmeninin başkanlığını yaptığı ve sanatçıların çoğunlukta olduğu yönetim kurulu tarafından yönetildiğini hatırlatarak şunları söyledi:  
“Yıllık repertuvarımızı belirlemek, bu repertuvar doğrultusunda sahnelenecek oyunları seçmek, bu oyunların hangi yönetmenler ve ekipler tarafından sahneleneceğine karar vermek gibi pek çok sanatsal işleyiş, olması gerektiği gibi sanatçıların iradesiyle belirleniyordu. Bu yeni yönetmeliğe göre artık Şehir Tiyatrosu bir sanat kurumu olmaktan resmen çıkarılarak, basit bir şube müdürlüğüne dönüştürülecek. Yönetim kurulumuza genel sanat yönetmeni yerine, belediye genel sekreter yardımcısı başkanlık edecek. Tüm sanatsal kararlar belediye bürokratlarının çoğunlukta olacağı yeni bir yönetim kurulu tarafından verilecek.”
Yönetmelik hazırlığından kurumlarının, genel sanat yönetmenlerinin, yönetim kurullarının, belediye başkanı sanat danışmanlarının haberlerinin olmamasının manidar olduğunu söyleyen Öngören, tiyatrolarının tepeden inme bir anlayışla yol edilmek istendiğini belirtti. Yapılanların sanat kurumlarının sonu olduğunu ifade eden Öngören, “Aynı zamanda bu, ülkemizin tüm kültür ve sanat ortamını muhafazakârlaştırma harekâtıdır” dedi.
 
AYŞENİL ŞAMLIOĞLU İSTİFA EDECEK Mİ?
 
Şimdi kulaklarımız Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şanlıoğlu’dan gelecek haberlerde. Son birkaç gündür sürekli Şamlıoğlu ve ekibinin istifa ettiği yönünde haberler geliyor ancak resmi bir açıklama yapılmadı henüz. Sanırız onlar da Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın vereceği karara göre hareket edecekler. Umarız, Şehir Tiyatrolarına bunca emek vermiş sanatçılara sorulmadan, onların düşüncelerine başvurulmadan böylesine önemli bir karara imza atılmaz.
-Bu yazıda bianet.org ve Radikal gazetesi haberlerinden yararlanılmıştır.
 
Semra ÇELEBİ

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.