Haftalık Bağımsız Gazete 13 Aralık 2018

Sokakta Huzur Bekleyişi

Kadife Sokak’tan sonra İhsan Ünlüer ile Hacı Şükrü Sokak’ta da aşırı alkol tüketimi, konut sahiplerinin sözlü tacize uğramaları, hijyen problemi ve aşırı gürültü şikâyetleri artıyor.

Sokakta Huzur Bekleyişi

Kadife Sokak’tan sonra İhsan Ünlüer ile Hacı Şükrü Sokak’ta da aşırı alkol tüketimi, konut sahiplerinin sözlü tacize uğramaları, hijyen problemi ve aşırı gürültü şikâyetleri artıyor. Sokak sakinleri ‘bu defa biz sokağımızda oturacağız’ diyerek sokakta içki içilmesine tepki olarak masa ve sandalyelerini kaldırımlara koyarak oturma eylemi yapıyor. Mahalleliye çok sayıda kafe ve bar sahibi de destek veriyor.

Berivan TANRIVERDİ
Kadıköy Caferağa mahallesine bağlı, kafe ve barların işletildiği renkli ve işlek sokaklarından biri Kadife Sokak. Çoğunlukla gençlerin uğrak yeri olan sokak, son yıllarda aşırı alkol tüketimi, konut sahiplerinin sözlü tacize uğramaları, hijyen problemi ve aşırı gürültü şikâyetleri ile gündemde. Bu şikâyetler, son aylarda Kadife Sokak’a komşu olan yeni bar ile kafelerin art arda açıldığı Dr. İhsan Ünlüer ile Hacı Şükrü Sokak’ta da yaşanmaya başladı.
Dr. İhsan Ünlüer ve Hacı Şükrü Sokak sakinleri de aynı Kadife Sokak’ta olduğu gibi durumdan rahatsız. Mahalleli, sokakta içki içilip evlerinin önünde oturulmasından, yüksek sesle konuşulmasından ve apartman önlerinin tuvalet olarak kullanılmasından çok rahatsız. Defalarca farklı yöntemler uygulayan mahalleli, son olarak Caferağa Dayanışmasıyla ortak eylem kararı aldı. Mekân sahipleri ve Caferağa Dayanışması ile beraber 15 Eylül Pazartesi günü saat 19.30’da masa ve sandalyelerini kaldırımlara koyarak oturma eylemi yaptı.

Mahalleli, sorun çözülene kadar her akşam masa ve sandalyelerini kaldırımlara koyarak eylemlerine devam etmeye kararlı.


MAHALLELİ SOKAĞINA SAHİP ÇIKIYOR

Evlerinin camlarına “Lütfen camın önünde oturmayınız. Bebeğimiz gece uyuyamıyor”, “Evimizin önü tuvalet değildir” yazan mahalleli, son çare olarak farklı eylemler yapmaya karar verdi. Akşam saatlerinde İhsan Ünlüer ile Hacı Şükrü Sokaklarının kaldırımlarına, mekânlardan temin ettikleri masaları ve sandalyeleri koyan mahalleli, aşırı alkol tüketimine karşı çaylarını içerek sokaklarına sahip çıkıyorlar.
30 yıldır İhsan Ünlüer sokakta yaşadığını belirten mahalle sakini Necdet M., sokaktaki durumu şöyle anlatıyor: “4 senedir bu sokaklarda içki içiliyor. Bu durum sigara yasağı ile başladı. Buraya gelen insanların çoğu Kadıköylü değil. Buradaki kiliseye defalarca saldırdılar, camlarını kırdılar, bahçesini tuvalet olarak kullandılar. Sokakta içenlere ‘Nereden geldin’ diye sorduğumuzda bize ya Zeytinburnu’dan ya İkitelli’den geldiklerini söylüyorlar. ‘Niye kendi evinizin önünde içmiyorsunuz, buraya geliyorsunuz’ diyoruz ‘Bizim mahallemiz Müslüman mahallesi’ diye saçma sapan cevaplar veriyorlar.

Yani sizin anlayacağınız, mahalle baskısı ile içki içemeyen insanlar buraya gelerek Kadıköy’ün özgürlüğünü suistimal ediyorlar. Fakat bu özgürlüklerden faydalanırken de bizim özgürlüğümüzü kısıtlıyorlar”.

Necdet M., saat 22.00’dan sonra Kadıköy’deki Tekel bayilerinin kapanmasıyla alkol bulamayanların motosikletlerle yakın ilçelerden içki getirdiğini sözlerine ekleyerek, gecenin ilerleyen saatlerinde sokakta enstrüman çalındığını ve rahatsız olduklarını, bu durumu sonlandırmak istediklerini belirterek, mekân sahipleri ve çalışanlarının da kendilerine büyük destek verdiğini belirtti.

“İÇKİYE KARŞI DEĞİLİZ”

Uzun zamandır kapılarının önünde oturup alkol tüketenlerin işgali ile karşı karşıya kalan mahalleliye, mekân sahipleri de büyük destek veriyor. MODA-DER (Moda Eğlence Yerleri Kültür Ve Dayanışma Derneği) Başkanı aynı zamanda mekân sahibi olan Günay Önalan da konunun çözümü için Kadıköy Belediyesi ve Kadıköy Tasarım Atölyesi ile çalıştaylar yapıldığını söylüyor. Çalıştaylarda alınan kararların uygulanmasını beklerken, mekân sahipleri olarak mahalle sakinlerinin istedikleri doğrultuda bu eylemde üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerini belirten Önalan, şöyle konuşuyor:

“Esnaf olarak tam bir dayanışma içerisindeyiz. Eyleme destek olabilmek için, mekân sahipleri ve özellikle yanımızda çalışanlarımızla birlikte bir masa, iki sandalye ile geldik. Bu sokakta içki içilmesin diye bizler burada oturuyoruz ve çaylarımızı içiyoruz. Bu durum düzelene kadar da bu eylemimize devam edeceğiz. Dışarıda içen insanlarla devamlı görüşüyoruz. Burada iki grup insan var. İlk grupta burada yaşayan insanlar, dolaşarak içiyor, barlara uğruyorlar. Onlarla hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz. Ama ikinci grup olarak nitelendirdiğimiz gece yarısından sonra gelenlerle curcuna başlıyor. Burada yaşamamalarına ve semtlerinin uzak olmasına rağmen gelmelerinde metronun da payı var. Ama burada ne bulduklarını biz de anlamış değiliz.”

Birkaç defa sokakta içki içmek isteyenleri uyardıklarını, mahallelinin rahatsız olduğunu dile getirdiklerini ancak bir sonuç alamadıklarını söyleyen Önalan, “Alkol tüketimine karşı değiliz. Biz, mahalle sakinleri evlerinde rahatsız olmasın istiyoruz. Evlerin önlerine istifra edilmesinden ve ev önlerinin tuvalet olarak kullanılmasından şikâyetçiyiz” dedi.


MÜDAVİMLER DE ŞİKAYETÇİ

Sokağın son zamanlardaki bu halinden sadece mekân ve konut sahipleri şikâyetçi değil. Kadıköy dışında yaşayan ama kendini Kadıköy’ün özellikle de Kadife Sokağın müdavimi olarak nitelendiren Fatih Mercan, “Bugün burada bu eylemi gerçekleştiren insanları sıralamak gerekirse esnaf, ev sahibi ve benim gibi Kadıköyseverler. Sokağın müdavimlerinden, oturup içenler grubundanım ben de. Bana kalırsa burada ciddi bir kuşak çatışması var. Bizim neslimizin, yani 80’li nesil ve sonradan gelen neslin çatışması gibi geliyor bu durum bana. Bizler de sokakta içerdik, eğlenirdik. Moda kültürümüz vardı, sokak kültürümüz vardı. Ama her şeyi adabı ile yapardık, kimseyi rahatsız etmezdik. Sonradan gelen nesil ve ulaşımın bu kadar rahat olması, farklı insanları buraya çekmeye başladı. Farklı kültürden pek çok insan, yan yana geliyor bu ortamda. Bunun avantajları olduğu kadar da dezavantajları da oluyor, çatışmalar ortaya çıkıyor. Tuvalet meselesi burada çok büyük bir sıkıntı. Önce tatlı ikazlar bazen sert uyarılarla işin sonu artık kavgalara kadar gitti. Sokakta içen, sokakta büyüyen insanlar olarak biz de şikâyetçiyiz” diye konuşuyor. Mercan, bu olaylar yüzünden ‘Moda’nın asıl çocuklarının’ gittiklerini ve kalanların da sokağı korumaya çalıştığını belirtti.



“KANSER HASTASIYIM, EVİMDE NEFES ALMAK İSTİYORUM”

40 yıldır İhsan Ünlüer Sokak’ta yaşayan kalp ve kanser hastası Melek D. İse “Ben kalp ve kanser hastasıyım. Evimde dinlenmeye ihtiyacım var ama bu sokak öyle bir sokak oldu ki her gün curcuna. Bu sokakta her şey mevcut… Burada sadece alkol değil, uyuşturucu da var. Biz defalarca emniyeti aradık ama kimse gelmedi. Okula giden torunum var, ben torunumun bu ortam içerisinde büyümesini istemiyorum. Evimizin önünde her akşam birilerini görüyoruz neredeyse evime girmeme izin vermeyecekler. Kaç defa ikaz ettim dinlemiyorlar, ‘Taşın buradan o zaman’ diyorlar bana. Gecenin bir yarısı kapımı çalıp tuvaletimizi kullanmak istiyorlar. Sabrımız taştı artık. Nefes almak istiyorum” diyor.


‘AÇIK HAVA BARI GİBİ’

Hem mekân hem de, mahalle sakini olan Nebahat Alev de sokaktaki her kavganın faturasının işletmelere kesildiğini, bunun işletmelere yapılan çok büyük haksızlık olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor:
“20 yıldır esnaflık yapıyorum, aynı zamanda da bu sokakta yaşıyorum. Hepimiz genç olduk, fakat insan kendisini böyle özgür görüp başkasının özgürlüğünü kısıtlamamalı. Mekânların adresleri belli, herhangi bir uygunsuzluğumuz olsa hemen cezalandırılıyoruz. Fakat burası açık hava barı, kimse kimseyi cezalandırmıyor. Kaymakamlıktan emniyete kadar her yere şikayet ettik. Bize ‘merak etmeyin biz onları kontrol ediyoruz, aralarda sivil memurlar geziyor’ cevapları veriliyor. Bazı konut sahipleri, bu sorunların barlar yüzünden olduğunu söylüyor, fakat barları buradan taşımak bir çözüm değil. Biz kimsenin boğazına sarılarak ruhsat almadık. İçkili bir yer açmak istediğimizde bize bu sokağı gösterdiler. Yıllardır böyle bir şey yaşanmazken nedense birkaç yıldır yaşanıyor. Bazen düşünmüyor değilim Kadıköy CHP değil de AKP’nin elinde olsaydı polisi çağırmamıza rağmen bu kadar gelmemezlik edebilecekler miydi? Burada yaşan insanların birçoğu yaşlı. Kendi adıma söylemeliyim ki çok ciddi huzursuzluk duyuyorum evimi satıp gitmeyi bile düşünüyorum.”


“HUZUR VE GÜVENLİĞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ”

Caferağa Mahalle muhtarı Zeynep Ayman, konuyu değerlendirirken semtteki dönüşüme de dikkat çekiyor. “Metro, Kadıköy’e ulaşımı kolaylaştırdı, ancak her ne yol ile olursa olsun semtimize gelenler arasında sorumsuz, vurdumduymaz kitle ağırlıklı ne yazık ki. Artık semt halkı olarak yorulduk. Kendi sokaklarında, kendi mahallelerinde yapamadıklarını burada yapmanın adı özgürlük müdür?” diyen Ayman, “Önemli bir başka husus ise, Caferağa, Osmanağa ve kısmen Rasimpaşa mahallelerinde her geçen gün tarihin ve kültürün yok olma tehlikesi. Bu mahalleler; kahve, restoran ve bar  üçlemesi dışındaki işletmelerin yavaş yavaş yok olduğu, bir bölge halini aldı. Benzer bir problem Moda için de söz konusu. Mahalle kültürünün yok olmaması için dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de bu” şeklinde konuşuyor. Muhtar Ayman, bu sorunun sadece bu sokaklar için söz konusu olmadığını vurgulayarak, sorunun nedeninin alkol kullanımından değil, sokakta yeteri kadar güvenlik önlemi alınmamasından kaynaklandığı görüşünde.

MAHALLEDEN ÇOK SAYIDA İNSAN TAŞINDI

İhsan Ünlüer Sokak’ta emlakçılık yapan Kaan Demirci, sorunun bir başka boyutuna dikkat çekiyor. Son zamanlarda insanların burada artık kendilerini huzurlu ve güvende hissetmedikleri için evlerini boşalttıklarını belirten Demirci, geçen yazdan itibaren sokaktaki evlerin boşaldığını ,özellikle de bu yaz başında taşınan kişi sayısının daha da arttığını ifade ediyor.

‘Belediye çalışmaları hızlandırdı’

Mahalle sakinleri, esnafı, Caferağa Dayanışması ve Caferağa Muhtarlığı aşırı alkol tüketme sorununu bu şekilde değerlendirirken, Kadıköy Belediyesi de çözüm için çalışmalarını sürdürüyor.

Konuyla ilgili olarak bilgi veren Kadıköy Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Çetinkaya, sorunun mahalle, esnaf ve belediye işbirliğiyle çözülebileceğine inandığını belirtti. Çetinkaya, sokakla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı.
“Kadıköy’e bir bütün olarak baktığımızda Kadife Sokak ilçemizde barların olduğu bir mekân. Biz yönetime geldiğimizde ciddi şikâyetler, ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldık. 30 Mayıs’da itibari ile tabiri caiz ise sahaya indik. O sokakta oturanlar, o sokakta esnaflık yapan, o sokağı kullanan kişilerle bir araya geldik. Öncelikle empati yaptık, iletişim kurduk. İçki içenle de iletişime geçtik ve dedik ki ‘Sen burada oturuyorsun sen ne yaparsın’, oturana da ‘Böyle bir talep var siz ne yaparsınız?’ diye sorarak, bir ortak noktada buluşmak istedik. Kadıköylü hemşerilerimizin sokakla ilgili çok fazla şikâyeti vardı. Gürültü adı altında birkaç çeşit gürültü gördük. Sokakta içki içen insanların ve araçların gürültüsü. Diğer şikâyetler ise geç saatlere kadar insanların orada olması, sokağı kirletmesi, sokakları tuvalet gibi kullanmasıydı. Bu çalışmalardan sonra ikinci bir toplantı yapıldı, ama sorunlar hep devam ediyordu. Orada ben mahalleliye de o sokakta oturanlara da esnafa da Caferağa Dayanışmasına da Caferağa Muhtarı’na da teşekkür etmek istiyorum. Söz konusu iki sokağımız konutların çoğunlukta olduğu yerlerdi ve olaylar sabah saatlerine kadar devam ediyordu. Sorunun çözümü için mahalleli, muhtar ve bizler sokağa çıktık. Bugün Hacı Şükrü ile İhsan Ünlüer Sokaklarımız gece 24.00 itibari ile yıkanıyor. Biliyorsunuz Kadife Sokak’ta işletmeler var. Eğlence, yeme-içme mekânları var. Saat 02.00’dan itibaren orada da artık bir sükunet var. Çünkü kapama saatleri için biz çaba sarf ediyoruz. Polisiye hiçbir tedbir almadan, karşılıklı iyi niyetle durumu sonlandırmak istiyoruz. Kadıköylüler, evlerinde rahat ve huzur içinde uyusunlar istiyoruz. Sevindirici olan; kavga dövüş, cezai herhangi bir işlem yapılmadan sokaklarımız daha huzurlu bir hale geldi...”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.