Haftalık Bağımsız Gazete 25 Haziran 2018

Şarlo 100. yılında Kadıköy'de!

Sinemanın öncüsü ve dâhisi, modern palyaço Şarlo’nun yaratıcısı Charlie Chaplin’in dünyada bir eşi olmayan Şarlo oyuncağı artık Göztepe’deki İstanbul Oyuncak Müzesi’nde!

Şarlo 100. yılında Kadıköy'de!

Sinemanın öncüsü ve dâhisi, modern palyaço Şarlo’nun yaratıcısı Charlie Chaplin’in dünyada bir eşi olmayan Şarlo oyuncağı artık Göztepe’deki İstanbul Oyuncak Müzesi’nde!
  
Semra ÇELEBİ
Fotoğraflar: Çisem EREN
 
 
İstanbul Oyuncak Müzesi Charlie Chaplin’in özel eşyası olan ve fotoğraflarda sanatçının oynarken görüldüğü Şarlo oyuncağını, ABD’deki bir açık artırmadan satın alarak Türkiye’ye kazandırdı. Ünlü sinema oyuncusu Charlie Chaplin için, canlandırdığı Şarlo karakteri olarak yapılan ve kendisine armağan edilen eşi olmayan oyuncak, İstanbul Oyuncak Müzesi’ne dolayısıyla da Kadıköy’e gelmiş oldu. Bundan böyle Kadıköy, tüm dünyadan Şarlo bebeği görmeye gelen meraklıları ağırlayacak.
Sinema tarihinin unutulmaz karakterlerinden biri olan Şarlo bebeğin İstanbul’a gelişiyle ilgili İstanbul Oyuncak Müzesi’nin kurucusu Sunay Akın ve davetlilerin katılımıyla 6 Mart Perşembe günü bir basın toplantısı düzenlendi.
Gazeteciler Can Dündar, Abbas Güçlü, Nebil Özgentürk, tiyatro sanatçısı Levent Üzümcü ve eşi Ebru Üzümcü’nün de katıldığı basın toplantısında, sinevizyon gösteriminin ardından Sunay Akın, Şarlo bebeğin öyküsünü anlattı.
 
ŞARLO İLK KEZ 1914’TE SEYİRCİYLE BULUŞTU
Bu yıl doğuşunun 100. yılı kutlanan, Charlie Chaplin’in 1914’de oynadığı “Venedik’te Çocuk Otomobil Yarışları” filminde ilk kez seyircilerin karşısına çıkan Şarlo karakteri, kısa sürede ünlenirken, yıllar geçtikçe sinema tarihinin ölümsüzleri listesinde ilk sıraya yerleşti. ABD’de Schoenhut fabrikasında üretilen Şarlo bebeği, sanatçı için özel olarak tasarlandı ve kendisine armağan edildi. Charlie Chaplin çok sevdiği Şarlo oyuncağını, 1920’li yıllarda bir hayır işi için satışa çıkarırken, Şarlo bebeği, geliri anaokulu yapımında kullanılmak amacıyla düzenlenen açık artırmada, o dönemde önemli bir değer olan 500 dolara, Charlie Chaplin’in arkadaşı William Morris tarafından satın alındı.
 
KÜTÜPHANE İÇİN GELİR KAYNAĞI OLDU
Emma ve William Morris’in ölümlerinden sonra varisleri, okuma sevgisi aşılaması için Şarlo bebeğin Saranac Lake kütüphanesinde sergilenmesine izin verirken, Charlie Chaplin’in oyuncağını görmek için gelen ziyaretçilerin aldığı ödünç kitaplar kütüphane için bir gelir kaynağı oluşturdu. Anaokulu yapımından sonra kitap okuma alışkanlığına hizmet eden Şarlo bebek, 1970’li yıllarda bir hayır kurumuna verildi. 
Oyuncak için, 2013 yılı Aralık ayında Teksas’ta bir açık artırma düzenlendi. Şair, yazar, oyuncu ve müzeci Sunay Akın, New York’ta yaşayan yakın arkadaşı Ekmel Anda’dan, açık artırmayı takip etmesini ve bedeli ne olursa olsun, Şarlo bebeği kendi adına almasını istedi. Böylelikle Şarlo’nun oyuncağı, doğumunun 100. yılında İstanbul’un Göztepe semtinde bulunan Oyuncak Müzesi’ne gelmiş oldu.
 
“SAHNE IŞIKLARINI İSTANBUL’A ÇEKMİŞ OLDUK”
Sunay Akın, Şarlo bebeğin İstanbul’a kazandırılmasıyla ilgili şunları söyledi:
“Demokrasinin tarihinde müzelerin önemini yıllardır anlatmakla kalmıyor, ülkeme de bu konuda somut örnekler kazandırmaya çalışıyorum. Müzeler bir toplumun belleğidir. Müzelerin değerini kavrayamayan bir ülke Alzheimer olmuş insana benzer ve geldiği yeri bilemediği gibi gideceği yönü de göremez. Şarlo’nun doğuşunun 100. yılında, Charlie Chaplin’in bu özel oyuncağını müzemize kazandırarak, sanat dünyasının sahne ışıklarını bir kez daha İstanbul’un üstüne çekmiş olduk. Şarlo filmlerinde hep barıştan, haksızlığa uğrayandan, emekten, sevgiden ve kardeşlikten yana olmuştur. Ne mutlu ki artık Şarlo da bizimle. İstanbul Oyuncak Müzesi olarak bilgi toplumu olmak ve ülkemize kazandırmaya çalıştığımız değerler konusunda artık daha da güçlüyüz!”
 
CHAPLİN İÇİN TEK BİR ADET YAPILAN ŞARLO BEBEK İSTANBUL’DA
Sunay Akın, ilk açıldığında dünyadaki örnekleri arasında orta sıralarda bulunan İstanbul Oyuncak Müzesi’nin, müzeye emek verenler ve destekleyenler sayesinde dünyada oyuncak müzeleri arasında akla gelen ilk 3-4 müzeden biri haline geldiğini vurguladı.
Dünyada bu oyuncağın hiçbir örneğinin bulunmadığını, Chaplin için özel olarak bir tane hazırlandığını anlatan Akın, İstanbul Oyuncak Müzesi’nde bu oyuncağın yanı sıra 1920’li yıllarda üretilen Şarlo oyuncaklarının da sergilendiğini söyledi.
Türkiye İş Bankası, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Anadolu Hayat Emeklilik, Faber Castell, Tadım Gıda, Anel, Jotun, Isuzu gibi müzeye katkı sunan ve destekleyen kurumlara teşekkür eden Sunay Akın, eline bir futbol topu alarak, “Türkiye’de futbola verilen değerin, maddi katkının yüzde 1’i kültür sanata verilseydi, Şarlo’nun filminde anlatmaya çalıştığı daha barışçıl ve sevgi dolu bir dünyada yaşıyor olurduk” dedi.
  
CHAPLİN 1942’DE TÜRKİYE’YE SESLENMİŞTİ
Sunay Akın konuşması sırasında Charlie Chaplin’in Türkiye’yle ilişkisine dair gerçek bir öyküyü de anlattı. Akın’ın anlattığına göre Chaplin, İkinci Dünya Savaşı sürerken katıldığı bir radyo programında Türkiye’ye seslenmişti. 1942 yılına denk gelen bu radyo programında Chaplin bir Nasreddin Hoca fıkrası anlatmıştı. Fıkra şöyleydi:
Hocanın kapısı çalınır. Komşusu eşeğini ödünç ister. Hocanın niyeti olmadığı için “Eşeğim burada değil” der. Komşu giderken eşek ahırdan anırır. Komşu hocaya der ki “Be adam utanmıyor musun koca sakalınla yalan söylemeye?” Nasrettin hoca şöyle cevap verir: “Yahu bana mı inanacaksın şu eşeğin anırmasına mı?”
Charlie Chaplin, bu fıkrayı anlattıktan sonra savaşta Almanya’ya yakın tutum takınan Türkiye’ye şöyle seslenir: “Türkiye’de beni sevenlere mesajım şu: Eşeklerin anırmasına mı inanacaksınız yoksa insanların söylediklerine mi?”
Nasreddin Hoca ile Şarlo’nun tarihte ilk kez bu radyo programında bir araya geldiğini söyleyen Sunay Akın, bu röportajı sayfalarında yayımlayan bir gazetenin iki ay kapatıldığını belirtti.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.