Haftalık Bağımsız Gazete 28 Mayıs 2018

Sanat ve yemeğin buluşması

Sanat yönetmeni Sırma Bradley, film çekimlerinden vakit buldukça dostlarını Moda'daki sebze ve meyvelerle dolu bahçeli evinde ağırlayıp, onlara lezzet ve neşe dolu sofralar hazırlıyor...

Sanat ve yemeğin buluşması

Bu tabaklar çok neşeli!

 

Sanat yönetmeni Sırma Bradley, film çekimlerinden vakit buldukça dostlarını Moda'daki sebze ve meyvelerle dolu bahçeli evinde ağırlayıp, onlara lezzet ve neşe dolu sofralar hazırlıyor. Bradley'in elinde yemekler görsel bir şölene dönüşüyor.

 

Balıktan denizkızı, havuç ve biberden palmiye ya da çikolatan kirpi... Kulağa tuhaf geliyor değil mi? Bu kelimeleri birleştiren kişi sanat yönetmeni Sırma Bradley. Duvara Karşı, Yaşamın Kıyısında, Gönül Yarası gibi Türk filmlerinin yanı sıra James Bond’un ve Jackie Chan’in ve Armageddon’un Türkiye’de çekilen bölümlerinde sanat yönetmenliği yapmış bir isim. Son olarak Yavuz Turgul'un Av Mevsimi filminde sanat yönetmeni olarak çalıştı. Aynı zamanda da birbirinden yaratıcı süslemeleriyle tabaklara neşe katan bir mutfak sihirbazı. Sırma Bradley'in yemek süsleme merakının başlangıcı çocukluğuna dayanıyor. Çocukluğunun ilk beş yılının ıssız bir yalıda, arkadaşsız ve yapayalnız geçiren Bradley, oyalanmak için bahçedeki çiçek, meyve, sebzeleri kesip biçip şekil verir, süslermiş. Bradley'in neşeli sofralara olan özlemi de yine çocukluk günlerinde, 11 yaşında iken abisini kaybetmesinden kaynaklanıyor: “Evimizde yıllarca herkes ağladı, sofralarımız ise hiç neşeli olmadı. Filmlerde, komşularımızda ve arkadaşlarımın evindeki gördüğüm neşeli ve mutlu sofralara imrenirdim hep.”

MODA'DAKİ NEŞELİ SOFRA...

Büyüdükçe, yemek yapmak ve süslemek Sırma Bradley için hobiye dönüşmüş. Çocukken imrendiği sofraları, şimdi kendi evinde kuruyor. Evindeki ortamı “Doğayı, doğallığı, çocukları, insanları, hayvanları çok seviyorum. 40 yıldır Moda'daki aynı evimde yaşıyorum. Bahçede kuyumuz var. Meyve ağaçları, taze otlar, sebzeler... Evim adeta sosyal tesis gibidir. Çalışmadığım dönemlerde sofram, bahçem yediden yetmişe konuklarla dolar taşar. Bahçenin bir köşesinde çok farklı görüşlere sahip, başka ortamlarda belki de birbirini öldürebilecek iki kişinin birlikte çarşafa dut silkelediğini rahatlıkla görebilirsiniz. Sofraya verdiğim önem ve bu yaklaşımım insanların birbirlerini anlamalarını ve aydınlanmalarını da sağlıyor bence”' diye tarif ediyor.

YEMEK YAPMAK MEDİTASYONUM

Sırma Bradley, uzun ve yorucu film projelerinde çalışırken en çok mutfağını özlüyor. Zira yemek yapmak onun için meditasyon gibi. Bradley, mesleği ile yemek yapma tutkusunu şöyle harmanlıyor; “Sanat yönetmenliği 3 boyutlu resim yapmak benim için. Tasarladığım yemeklere ise yemek sanatı denilebilir belki de. Bence ikisi de tasarım işi, malzeme farklı o kadar. Evimde mis gibi kokan otlarla, meyveler ve sebzelerle çalışmak gecelerce uykusuz kalıp yetiştirmeye çalıştığımız dekorlardaki sunta ve yağlıboya kokusuna galip geliyor bazen.”

AİLE SOFRALARI KALMADI ARTIK

Bradley'e göre yemek evrensel bir dil, sofra ise kültür. Günümüzde sofraların, özellikle metropollerin yoğun tempolu yaşantısında yok olmaya yüz tutan bir lüks haline gelmesinden şikâyetçi. Bu nedenle de sofranın önemini vurgulayarak, yeni jenerasyona yemek kültürünü sevdirmeyi amaçlıyor. Tam da bu nedenle kendi yaşamından ve tecrübelerinden yola çıkarak sofralardaki bu neşeyi geri getirmek için hazırladığı özel tasarımlı yemeklerini tüm Türkiye’yle paylaşmak için Showmax kanalında geçen sezon “Neşeli Tabaklar” adlı bir televizyon programı yapmış. “İngilizlerin ünlü aşçısı Jamie Oliver’ın ablası” lakabı takılan Bradley, kendi evindeki doğal bahçesinde çektiği programlarda bahçesinde yetişen ürünlerle hazırladığı sofralara keyifli konuklar misafir etmiş. Sırma Bradley, şunları söylüyor: “Programın esas amacı Moda'nın bir köşesinde yüksek beton binalar arasında sıkışıp kalmış kocaman bir meyve bahçesinde, gerçek bir ev ve mutfakta, yıllanmış dostlukları, unutulan tatlı komşuluk ilişkilerini, doğa, insan ve hayvan sevgisi ile harmanlayıp, herkesin pişirebileceği yaratıcı ve neşeli tabaklarla sunan bir 'yaşam tarzı programı' olması idi. Amacımıza ulaştık sanırım. İzleyiciler, 'sofralarımıza neşe getirdiniz' diyorlar. Eğer sanatsa bunun adı, ne mutlu bana...!”

Gökçe UYGUN


 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.