Haftalık Bağımsız Gazete 26 Nisan 2018

Ortak tutkuları; müzik…

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Yetişkin Korosu, 2014’ün ekim ayında başladığı çalışmalara dur durak demeden devam ediyor.

Ortak tutkuları; müzik…

 İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Yetişkin Korosu, 2014’ün ekim ayında başladığı çalışmalara dur durak demeden devam ediyor. Çeşitli mesleklerden ve farklı yaş gruplarından Türk müziğine ilgi duyanları buluşturan koronun katılımcıları, şarkılarını kendileri ve sevdikleri için söylüyorlar

 

 

 Kadir İNCESU

Kadıköy Rıhtım’da bulunan konservatuvarın yakınından geçenler farklı müzik aletlerinden çıkan sesleri duyduklarında çoğu zaman yavaşlarlar. Müziği, bazen de müziğe eşlik eden sesleri dinlerler. Çok vapur kaçmıştır böyle… Buna karşın yine de keyifle devam ederler yollarına…
Ekim ayından beri konservatuvarın kapısında 30 yaşından, 65 yaşına kadar koştura koştura birileri giriyor. Bir kısmı erkenden gelmiş sohbet ederken, işten çıkıp gelenler ise dersi kaçırmama telaşında… Sayıları şimdilik 25…
Evet, gerçekten de öğrenciye benzemiyorlar, yaşları itibariyle… Onlar, Ayşenur Özpekel yönetimindeki İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Yetişkin Korosu’nun üyeleri…
Konservatuar müdürlüğünün kararı ve Okul Aile Birliği’nin de desteği sonucu açılan Yetişkin Korosu ile içlerinde ukde kalmış bir hayallerini gerçekleştirme peşindeler… Bir cemiyetin korosuna katılmaktansa bir konservatuvarın amatör korosuna katılmayı tercih ediyorlar. Sınav kaygısı, “kötü söylerim” korkusu yok… Yalnızca kendileri ve sevdikleri için söylüyorlar. Sınırlarının farkındalar… 2,5 saatlik dersin sonunda öğrendikleri şarkıyı büyük bir hazla söylemeleri de görülmeye değer…
BEBEK BİR KORO…
30 Aralık akşamı bu kez yeni yılı karşılamak için toplandılar. Önce şarkılar söylediler, eğlendiler. Sonra da hediye çekilişi yaptılar. Yeni yıla, hep birlikte söyledikleri şarkılarla, coşkuyla adım attılar.
Çalışma sonrası İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Yetişkin Korosu’nu çalıştıran Türk Müziği Öğretim Üyesi Ayşenur Özpekel ile sohbet ettik. Özpekel yaptıkları çalışmaları, müziğin sosyal yaşamdaki olumlu etkileri üzerine açıklamalarda bulundu.
Özpekel’in müziğe olan tutkusu küçük yaşlarda başlamış. Babasının söylediği şarkılara 3 yaşından itibaren eşlik eden Özpekel, ailesinin isteği ile Eczacılık Fakültesini bitirmiş. Mesleğini hiç yapmayan Özpekel iki çocuğunu büyüttükten sonra müzikten kopamayacağını anlayınca İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na kaydolmuş. Türk Müziği Bölümü’nü bitiren Özpekel 11 yıldır aynı bölümde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.
Çalışmalara ekim ayında başladıklarını söyleyen Ayşenur Özpekel koronun kurulma gerekçesini şöyle açıklıyor: “İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Yetişkin Korosu, konservatuvar eğitimi alacak yaşı geçmiş, çalıştığı için konservatuvara devam etme olanağı olmayan kişiler amatör olarak da olsa bir koroda sevdikleri işi yapsınlar diye kuruldu. İlk kez bu yıl çalışmaya başladık. Ekim ayından beri çalışmalarını sürdüren koromuzda 25 kişi var. Bir bebek koroyuz daha. Belli bir eğitim süremiz yok, bu çalışmaları bir kurs olarak değerlendirmemek gerekir. Süreklilik var. Haziran ayına kadar çalışmalarımıza katılacak olan arkadaşlarımıza sertifika vereceğiz. Bu yıl çalışmaya devam eden arkadaşlarımız sonraki dönem çalışmalarına da katılabilirler.”

MÜZİKLE TERAPİ OLUYORLAR
Özpekel, koroda farklı meslek ve yaş gruplarından 25 kişi olduğuna dikkat çekiyor: “Koromuzda çalışanlar da, emekliler de, ev hanımları da var. Ben yıllardır koro çalıştırıyorum. Çeşitli kurumlarda özellikle hastanelerde, üniversitelerde, belediyelerde korolar çalıştırdım. Özellikle doktorlar ve eczacılar Türk Müziğine çok meraklı… Geçenlerde korodaki arkadaşlarımızdan birisi, müziğin kendisi için bir terapi olduğunu söylerken, bir başka arkadaşımız da ‘Çok yorgundum, kendimi buldum’ dedi. Müzik çalışmalarının yaşama yansıması da çok olumlu oluyor. Öğrencilerimiz de anlatıyor zaten. Çoğu zaman yolda mırıldandıklarını, önceden dudak büken aile bireylerinin de kendilerine katıldıklarını, yorgun argın geldikleri çalışmanın sonunda daha dinlenmiş olarak evlerine gittiklerini anlatıyorlar. Katılımcılarımıza çocuklarını da müziğe yönlendirmelerini söylüyorum. Çünkü ben bütün dertlerimden yıllardır müzikle arınıyorum. Kursiyerlerimizin çocukları önce anne babalarını izlemek için gelirken sonra onlar da bu koronun bir parçası olmaya karar veriyorlar.”
  
Ayşenur Özpekel çalışmalarıyla ilgili olarak da şöyle konuşuyor: “Koromuzda biraz daha akademik bir çalışma yapıyoruz. Haftada bir gün 2,5 saat çalışıyoruz. Arada çayımızı içip bir şeyler atıştırırken de sohbet ediyoruz. Buna da ihtiyacımız var. Koromuzda bulunan arkadaşlarımız kısa sürede kaynaştılar. Koroda olduğu kadar koro dışında da uyumlular. Her hafta yeni eserler öğreniyoruz. Ve bir hafta önce öğrendiğimiz eserleri de tekrar ediyoruz. Nota, ses, nefes çalışmaları üzerinde duruyoruz. Daha çok repertuar çalışması yapıyoruz.”
Çalışmalarına aralıksız devam eden koro ilk konserini, 4 Nisan’da Kadıköy Belediyesi tarafından bir kilisenin restore edilmesiyle kazanılan Yeldeğirmeni Sanat’ta verecek. İlk konserde “Hacı Arif Bey ve Bahar Şarkıları” söylenecek. Koro daha sonra 28 Nisan’da Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezi’nde müzikseverlerle bir araya gelecek. Konserin birinci bölümünde Münir Nurettin Selçuk eserleri, ikinci bölümde ise İstanbul için yapılmış şarkılar ve İstanbul türküleri söyleyecek olan koro son olarak Haziran ayı sonunda yapılacak olan kapanış konserinde bir araya gelecek… Deniz, mehtap ve yaz şarkılarının söyleneceği son konserde ise koro çalışmalarına katılanlara da sertifikaları verilecek.
 Ekim ayından itibaren çalışmalarını sürdüren koroya katılmak için geç değil; koroya katılımlar devam ediyor. Meraklısına da duyurmuş olalım.

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.