Haftalık Bağımsız Gazete 29 Eylül 2020

‘Ölümden Önce Hüzünden Sonra'

Doktor ve yazar Cengiz Madenci bir yaşam hikâyesinden yola çıkarak, hayatı her anıyla dolu dolu yaşamak gerektiğini ‘Ölümden Önce Hüzünden Sonra’ adlı kitabında anlatıyor.

‘Ölümden Önce Hüzünden Sonra'

Doktor ve yazar Cengiz Madenci bir yaşam hikâyesinden yola çıkarak, hayatı her anıyla dolu dolu yaşamak gerektiğini ‘Ölümden Önce Hüzünden Sonra’ adlı kitabında anlatıyor.

Mustafa SÜRMELİ
Genel Cerrahi Uzmanı Cengiz Madenci “Ölümden Önce Hüzünden Sonra” isimli ilk kitabı ile karşınızda. Zor bir mesleği icra eden binlerce tıp adamından biri olan genel cerrah Cengiz Madenci, kitabında hayatında çok önemli bir yere sahip olan ve yakın zamanda kaybettiği kayınpederinin yaşamını anlatıyor.
Kitap yazmasındaki en önemli etkenin çok sevdiği kayınpederi olduğunu anlatan Cengiz Madenci, 2 yıl kadar önce kayınpederini akciğer kanserinden kaybetti. Eşi ve kendisini bu olayın çok etkilediğini söyleyen ve bu nedenle kitap yazmaya başladığını anlatan Cengiz Madenci, “Çok seviyorduk onu. Kayınpederimin yokluğu bizi üzdü. Kendisi öğretmen emeklisiydi. Hayatının son dönemlerinde ‘hayatımı kendim yazacağım’ düşüncesi vardı. Başlamak üzereydi. Genel hatlarıyla bir plan kurmuştu. Fakat daha sonra akciğer kanseri tanısı alınca planlarıyla uğraşamadı. Ameliyat oldu. Sonra yoğun bakımdayken vefat etti. Biz de bu işin başlangıcını yapalım, anı olsun istedik. Hüzünlü bir hikâye olduğu için hem biz üzüldük hem okuyan çevrem üzüldü. Bunu yazarken tekrar tekrar hasta ve hasta yakınlarının hastane ortamında neler çektiklerine bizzat şahit olmak bizi bir kat daha üzdü. Hekim olarak hasta yakınlarının psikolojisini anlamaya çalışıyoruz ama ne kadar da olsa bir hasta ve hasta yakını gibi olamıyor. Belki de onlar gibi onların duygularını hissetmeye çalışsak işimizi mantıklı bir şekilde yapamayacağız” dedi.
Potkal Kitap’tan 1000 adet basılan kitabın kapağı, Doktor ve Yazar Cengiz Madenci’nin kayınpederi ve kayınvalidesinin 1972 yılında Edirne Uzunköprü’de nişanlılık döneminde karlı bir havada çektikleri siyah beyaz fotoğraftan oluşuyor. Kitabı elinize aldığınızda sanki bir Yeşilçam klasiğini elinize almış gibi oluyorsunuz. Aslında tam da bir Yeşilçam klasiği dersek abartmış olmayız. Çiftin acı tatlı, kimi zaman mutlu kimi zaman hüzünlü yaşam hikâyesini buluyorsunuz kitapta. Dili, anlatımı oldukça akıcı. Bu yönüyle duygular, yaşanılanlar sade ve etkileyici bir şekilde zihninizde canlanıyor ve kitap sizi etkisi altına alıyor.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.