Haftalık Bağımsız Gazete 20 Kasım 2018

'Oksijensiz suda BALIK YAŞAMAZ'

Deniz canlılarının yaşamını tehdit eden Kurbağalıdere, Kadıköy’deki balıkçıların işini de zorlaştırdı

 'Oksijensiz suda  BALIK YAŞAMAZ'

Taze balık satışı yapmak için üç yıl önce Kurbağalıdere’yi 10 yıllığına kiralayan Kadıköy Su Ürünleri Kooperatifi, derenin kirliliği yüzünden balıkçılık faaliyetini yerine getiremiyor. Kooperatif başkanı İsmet Çolakoğlu, “Dere temizlenip içerisinde balıkların yüzdüğünü gördüğümüz zaman en mutlu biz olacağız” diyor
 
Erhan DEMİRTAŞ
Bir dönem çevresine hayat taşıyan Kurbağalıdere şimdilerde çevreye yaydığı pis koku ve zehri ile tanınıyor. Derenin yarattığı sağlık sorunları en fazla bilinen konulardan ancak hem çevre esnafı hem de balıkçılar Kurbağalıdere’nin cefasını çekmeye devam ediyor. 2012 yılında Kurbağalıdere’yi Milli Emlak’tan 10 yıllığına kiralayan Kadıköy Su Ürünleri Kooperatifi, dere kirli olduğu için taze balık satışı yapma amacına bir türlü ulaşamadı. Balıkçıların sorunlarını konuştuğumuz Kadıköy Su Ürünleri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Çolakoğlu, “Kooperatifin ilk görevi burada canlı balık satmak ama biz bu görevi yerine getiremedik. Kurbağalıdere’nin mevcut durumu insan sağlığını tehdit ettiği için tuttuğumuz balıkları buraya taşıyamıyoruz” diyor.
 
• Öncelikle Kadıköy Su Ürünleri Kooperatifi faaliyetlerinden bahsedebilir misiniz?
Kadıköy Su Ürünleri Kooperatifi, Anadolu Yakası’nda kurulan ilk kooperatiflerden biri. 1985 yılında kuruldu. 75 ortağı olan bir kooperatifiz. Kurbağalıdere’yi 10 yıllığına Milli Emlak’tan kiraladık. Kooperatifimizin bütün çalışmalarını balıkçı barınağı yönetmenliğine göre belirliyoruz. Tarım Bakanlığı’na bağlıyız. Amacımız burada bulunan balıkçılara ve teknelere hem hizmet hem de destek vermek. Dereyi ilk kiraladığımız zaman 200 teknemiz vardı ama dere kirli olduğu için tekne sayısı 150’ye düştü. Fakat bu teknelerin hepsi balıkçı tekneleri değil. Burada yaşayan vatandaşlarımızın özel tekneleri de burada kalıyor.
 
BALIKLAR İNDİRİLEMİYOR

• Kurbağalıdere sizin iş yeriniz gibi, 24 saat boyunca burada kalıyorsunuz.  Derenin temizlenmesinin hem sağlığınız hem de balıkçılık faaliyetinin sürdürülebilmesi için önemi nedir?
Biz her şeyden önce Kadıköy’de yaşayan insanlarız. Onun haricinde derede çok fazla zamanımız geçiyor. Dediğiniz gibi burası bizim iş yerimiz. Günün 10- 12 saatini burada geçiyoruz, sabaha kadar bekleyen arkadaşlarımız da var. Yani sağlık açısından etkilendiğimizi söyleyebilirim. Derenin kirli olması kooperatifin çalışmalarına da zarar verdi. Dere kirli diye teknelerimizi buraya bağlayamıyoruz. Son ıslah çalışmasından önce teknelerimiz resmen çamurun üzerindeydi. Derinleştirme çalışması yapıldıktan sonra tekneler hareket edebiliyor. Biz burayı kiralarken, İstanbul ve Kadıköy halkına canlı balık satmak niyetindeydik. Bu sene de ilk görevimiz buydu ama görevimizi yerine getiremedik. Çünkü balıkçılarımız boğazda balık tutmuş olsa bile tuttuğu balığı buraya getiremiyor. Teknelerde livar denilen bir bölüm var ve altı deliktir. Balıkları pazara kadar canlı getirebilmek için denizin suyu sürekli devir daim yapar. Balıkçılar balıklarını tuttukları zaman içeri su girmesin diye livarın kapağını kapatırlar. Yinede ahşap teknelerde balıkların saklandığı yere pis su karışır. Bu nedenle balıkçılar Kurbağalıdere’nin pis suyu balıkları etkilemesin diye buraya yanaşamıyor. Doğal olarak burada satış yapamıyoruz.
 
Tutulan balıkların Kurbağalıdere’ye getirilemediğini söylediniz. Balıkçılar avladığı balıkları nereye indiriyor?
Zaten yazın balık yok biliyorsunuz. O yüzden yaz mevsiminde böyle bir sorunumuz yok. Ama balık sezonu başladıktan sonra bizim için sorunlar başlıyor. Balıkçılar dere kirli olduğu için Moda’ya gelmeden önce avladıkları balıkları kovaya koyuyorlar ve gidecekleri yere veriyorlar. Fakat bizim amacımız; buradaki satış yerimizde, akvaryumun içinde canlı balık satmak. Canlı balık sattığımız dönemlerde Göztepe’den gelen bir müşterimiz vardı. O teyze şöyle söylerdi: “Evladım burada yediğim balık çocukluğumda yediğim balığın tadına benziyor.” Bu sene bunu yapamadık. Dere kokarken ve dereden pis su akarken, hiç kimseyi balığın temiz ve sağlıklı olduğuna ikna edemezsiniz. Dere temizlendiği zaman yeniden vatandaşlara canlı ve taze balık satacağız.
 
“BU PİSLİKTE BALIK YAŞAMAZ”

• Kurbağalıdere’nin pisliği Marmara Denizi’ne dökülüyor. Balıklar bundan nasıl etkileniyor?
Dereden akan kanalizasyon ve sanayi atıkları sadece balıkları değil bütün deniz yaşamını olumsuz şekilde etkiliyor. Kurbağalıdere’deki su oksijensiz bir su. Yani denizdeki herhangi bir canlının derede yaşaması mümkün değil. Onun dışında derenin döküldüğü yerde Kalamış koyu var. Burası dalyan yeridir. Kalamış koyu balıkların gelip dolaştığı, yumurta bıraktığı beslendiği bir alan idi ama şimdi bu özelliğini yitirmiş durumda. Çünkü derenin pisliği Kalamış koyunda balıkların üremesine de yaşamasına da imkân vermiyor.
 
• Burayı kiralarken, öğrencilerin denizi, balıkları ve deniz canlılarını tanıması için tekne turları düzenleme hedefiniz vardı ama dere kirli olduğu için bunu yapamadınız. Dere temizlendikten sonra bunları yapacak mısınız?
Biz sadece balık tutan, tuttuğu balığı satan bir kooperatif olmak niyetinde değiliz. Kooperatifler aynı zamanda sivil toplum örgütüdür. Öğrencilere deniz temizliği ile ilgili tur yapmayı düşünüyorduk. Onlarla denize açılıp, deniz yaşamının nasıl olduğunu, denize çöp atılmaması gerektiğini anlatmayı düşünüyorduk ama Kurbağalıdere’den çıkıp oraya gitmemiz biraz ironi olur. Çevreyle, insanlarla daha iç içe olmak istiyoruz. Ama buradan kimseyi teknelere bindirip dışarı çıkaramazsınız, onun sorumluluğunu alamazsınız. Biz, Kurbağalıdere’nin eski haliyle ilgili bir resim sergisi düzenlemek istiyoruz ama dere bu haldeyken kimse buraya gelmek istemez. Ama karamsar değiliz, derenin tertemiz olduğu gün bunların hepsini yapacağız.
 
• İstanbul’da balıkçılık denince akla Tarihi Yarımada gelir. Kadıköy’ün balıkçılık açısından önemi nedir?
Osmanlı döneminde balıkçılığı Gayrimüslim vatandaşlarımız yapmış. Bu işi en iyi bilenler Rum, Ermeni ve Yahudi vatandaşlarımız. Bugün İstanbul’da balıkçı olanların ustaları onlardır. Anadolu yakasında da Kadıköy sahilleri konumu itibari ile balıkların göç yoludur. Kadıköy’den Pendik’e kadar bütün koylar balık yuvalarının olduğu, balıkların kaldığı ve ürediği yerlerdir. Kadıköy bu konuda gerçekten konum itibari ile doğru ve güzel bir yer. Şimdi sahil kenarlarının doldurulması, yollarının kapatılması denizdeki yosunun dışarıya atılamaması, dalgaların denizi temizleyememesi ve en önemlisi kaçak avcılık balıkçılığı alt üst etti.  
 
“BALIKLAR YÜZECEK”

• Kurbağalıdere’deki ıslah çalışması sürüyor. Siz derenin temizleneceğinden ve burada yeniden balıkların yüzeceğinden ümitli misiniz?
Yapılan çalışmanın geçici bir çalışma olduğu herkes tarafından biliniyor. Dünyanın her yerinde şehirlerin içinden dereler akıyor. Onların bu işi nasıl çözdükleri belli, bizim neden çözmediğimiz de belli. Bir şey söylediğiniz zaman birilerini suçlamış olursunuz, bu da işin en kolay tarafı. Ortada bir durum var ve bunun düzeltilmesi gerekir. Yapılması gerekeni yapıyorlar ama yaparken, bazı teknik hatalar yapıldı. Dere vahim, bunu herkes biliyor. Önemli olan bundan ders alarak derenin en kısa zamanda temizlenmesi. Dere buradan denize akıyor, denizdeki bütün balık yuvalarını öldürüyor, denizi kirletiyor ama Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmadan ümitliyiz. Dere temizlenip içerisinde balıklar yüzdüğünü gördüğümüz zaman en mutlu biz olacağız. Buranın yeniden mesire alanı olmasını istiyoruz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.