Haftalık Bağımsız Gazete 20 Eylül 2018

Öğrencilerden çağrı: 'AĞIZLAR KİRLENMESİN'

Erenköy Kız Anadolu Lisesi’nden bir grup kız öğrenciyi “Ailemiz her şeyimiz”, “Ağızlar kirlenmesin”, “Argoya hayır” yazılı tişörtler giyerken görebilirsiniz.

 Öğrencilerden çağrı: 'AĞIZLAR KİRLENMESİN'

Erenköy Kız Anadolu Lisesi’nden bir grup kız öğrenciyi “Ailemiz her şeyimiz”, “Ağızlar kirlenmesin”, “Argoya hayır” yazılı tişörtler giyerken görebilirsiniz. Bu tişörtler, lisede başlayan yeni bir moda akımının değil; bir farkındalık projesinin araçları…
 
Eylül BİROL
Geçtiğimiz okul döneminin sonlarında, tam karnelerin dağıtıldığı günde Erenköy Kız Anadolu Lisesi’nin yeni müdiresi Saadet Berna Ocakçıoğlu’nun eline bir kâğıt ulaşır. Kâğıtta, Konya’nın Ilgın ilçesinde bir lisede başlayan “Ailemiz her şeyimiz, ağızlar kirlenmesin” kampanyasından bahsedilmektedir. Kampanyayı inceleyen Ocakçıoğlu, Avrupa Birliği projelerinden sorumlu öğretmen Özay Ertaş’a haber verir.
Müdire Ocakçıoğlu projeye dâhil olmalarını şöyle açıklıyor: “Dikkatimi çekti açıkçası projenin ismi. Bir tarafta aile, bir tarafta ağızlar kirlenmesin… Önemli ve olumlu mesajları olan bir proje diye düşündüm. Detayları okuduğumda gerçekten de öyle olduğunu fark ettim. Avrupa’da da katılan ülkelerin olduğunu gördüm. Çok güzel bir proje var buna mutlaka katılalım dedim.”
 
DESTEKLERLE BÜYÜYEN PROJE
Daha sonra müdirenin önerisiyle kampanya içeriği daha da genişletilir. Aile bağlarlarının korunması, güçlendirilmesi, ağız kirliliği konusunda da argo ve küfürden yola çıkan kampanyaya; yalan, dedikodu, hakaret, iftira, dalga geçme gibi toplumu ve insan ilişkilerini bozan konular da eklenir.
Kadıköy Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve Kadıköy Belediye Başkanı’nın maddi ve manevi desteğini alan projenin danışmanı, okulun müdiresi Saadet Berna Ocakçıoğlu, koordinatörü öğretmen Özay Ertaş; en önemli öznesi ise öğrenciler. Kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığı günümüzde “küfür de bir şiddet türü” diyen bu projenin, kız lisesinde kız öğrenciler tarafından yürütülmesi ve okulun yönetici kadrosundan öğrencisine kadar kurulan “kız kardeşlik” bağı, ayrıca önem taşıyor.
 
NELER YAPILDI?
Proje koordinatörü Özay Ertaş, “Biz bu projeyi yaparken nasıl yola çıkacağız dedik, çünkü İstanbul şartlarında öğrencileri bulmak çok zor. Ama sağ olsun çocukların çok büyük desteği var. Onların desteği ile bu projeye başladık. Projenin temel taşı çocuklar.” diye açıklıyor.
İlk olarak ekipler oluşturuluyor. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bilgi veriliyor ve hazırlıklar başlıyor. Sunumlar hazırlanıyor, farkındalık panoları yapılıyor ve daha sonra içinde Kadıköy Kaymakamı, Belediye Başkanı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün de olduğu bir kamu spotu çekiliyor. Projenin öznesi öğrenciler ise süreci şöyle özetliyor:
Selin Kakı (10. Sınıf): Hocamız ilk “Böyle bir proje var” dediğinde, düşünmüştüm “Küfür herkes için önemli görünmüyor, insanlar üzerinde düşünmüyor. Ama her genç kız hayatının belli dönemlerinde küfür, yalan veya iftira gibi sözlü hakaretlere hedef olabiliyor.” Ben ilkokul ve lisenin başlangıcında bunları yaşadım. Bu durumun önünün kesilmesi için katıldım. Kız lisesi olduğumuz için küfürle çok karşılaşmıyoruz ama karma olsaydı daha farklı olabilirdi durum. Ama yine de hem genç hem de tecrübesiz olmamız sebebiyle küfür kullanımı okulumuzda var.
Beyza Durusu (9. Sınıf): “Bu projeye katıldım çünkü çevremizde küfür eden insan çok. “Yeter artık sesimizi duyuralım” diye katıldım. Küfür, ilkokul çocuklarının bile ağzında.
Ceren Çağla Usta (10. Sınıf): Küfür sokaklarda, okulda, her yerde. Mesela ben servisle okula geliyorum. Şoför bile küfrediyor. Aslında büyüklerden duyuyoruz. Onların yansımaları ile biz öğreniyoruz.
Zeynep Yıldırım (10. Sınıf): İnsanları güldürmek amaçlı komedi şovlarında küfür ediliyor. Ve insanlar direk gülmeye başlıyor. Küfür artık bir mizah anlayışı. Küfür edince komik bir şey varmış gibi gülmeye başlıyor herkes.
Görkem Şipar (9. Sınıf) : “Ağız kirliliği ve aile içi sıkıntılar günümüzde yaygın bir sorun. Gençliğin verdiği bir heyecanla daha fevri davranıyoruz artık. Sadece ağız kirliliği değil, aile ile de alakalı. Günümüzde yaşam şartları artık değiştiği için iletişimler de bozuluyor. Bizi de etkiliyor. Biz de buna bir parmak basmak istedik.
Seval Nuröz (9. Sınıf): Arkadaşlarımız proje için önce “Ben argoyu kullanıyorum, benden böyle bir şey bekleyemezsiniz” dediler; ancak daha sonra kamu spotunu çok beğendiler. Argo kullanımında azalma görülüyor. Bu proje paylaşa paylaşa büyüyecek. Filmler hazırladık, kokartlar dağıttık, sunumlar yaptık ve büyütmeye devam edeceğiz.
 
NELER YAPILACAK?
Proje Koordinatörü Özay Ertaş ailelerle teması artıracaklarını söylüyor. “Seminerler gerçekleştireceğiz. Zorla duyurmak yerine yavaş yavaş açılmak istiyoruz. Yakında bir veli toplantısı olacak, ailelere sunum yapılacak.” Duyuru araçlarını da çoğalttıklarını söyleyen Ertaş: “Anahtarlıklar yapılıyor. Onları dağıtacağız. Belediyenin desteği ile afiş ve broşürler çıkacak. Kadıköy ilçesine yaymak istediğimiz için okul müdürlerine sunum yapacağız. Gidebildiğimiz okullara yayacağız” diyor.
Siz de projeye katkı sunmak istiyorsanız Erenköy Kız Anadolu Lisesi’ne gidip öğretmen Özay Ertaş’a ulaşabilir, Youtube’da “Ağızlar Kirlenmesin Kamu Spotu” başlığındaki videoyu yaygınlaştırabilirsiniz.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.