Haftalık Bağımsız Gazete 16 Ağustos 2018

'Nuh Nevi'den' kalma heykeller Kadıköy'de!

Heykeltraş Sezer Cihaner Keser’in Van’dan Kadıköy’e taşıdığı “Nuh Nevi’den” Sergisi, 1 Eylül’e kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde görülebilir.

'Nuh Nevi'den' kalma heykeller Kadıköy'de!

Heykeltraş Sezer Cihaner Keser’in Van’dan Kadıköy’e taşıdığı “Nuh Nevi’den” Sergisi, 1 Eylül’e kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde görülebilir.  
 
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde öğretim üyesi olan Sezer Cihaner Keser’in yeni sergisi 8 Ağustos akşamı Caddebostan Kültür Merkezi’nde açıldı. Hrant Dink’in oğlu Arat Dink ile yönetmen Hüseyin Karabey’in de katıldığı açılışa sanatseverlerin ilgisi de yoğundu.
1 Eylül’e kadar devam eden heykel sergisiyle ilgili, kendisini “Bir Göl Diyarı Çocuğu” olarak tanımlayan İlhami Mısırlıoğlu şunları söylüyor: “Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde öğretim üyesi olan Sezer Cihaner Keser yeni sergilerle kendini aşıyor, izleyicisini de zaman içinde yolculuğa çıkarıyor. Kültürümüzün ve siyasetimizin sakatladığı heykel sanatı iyi ellerde yaşamaya devam ediyor. Sezer Cihaner Keser bulunduğu coğrafyanın hakkını veren, oradan etkilenen, orayı etkileyen bir sanatçı. O, Ahtamar Adası’ndaki Ermeni kilisesinin duvarlarını dışarıdan çepeçevre saran motiflerin güzelliğini biliyor; dünyanın en güzel kümbetlerini Göl Diyarında görüyor; sağında solunda Karakoyunlu heykelleriyle yaşıyor; başını kaldırıp kayalara bakınca da karşısında Urartuca yazıtlar görüyor... Ki onların kurşunlanıp bozulmasının acısını da içinde duyuyor ama Urartuca konuşup yazabilen 34. kişiyle komşu olmakla teselli ediyor kendisini…Sezer Cihaner işte böyle bir ortamda doğanın, tarihin ve kendi içinin kuyularına bakraç sallıyor ve yeni eserler üretiyor. Ahşabın girdiği en estetik kimlik arayışını onun heykellerinde bulabiliyorsunuz... Taşın, demirin, ahşabın doğallığı; bizim aşırı süslenmiş modernizmimizin gölgelerine tutulan bir ışık gibi... Bizi kendimizle, geçmişle, doğayla yüzleştiriyor. Bir yeniden doğuşun ipuçlarını veriyor. Doğayı fethetmenin felaketlerinin yerine, doğayla uyumlu yaşamanın güzelliğine çağırıyor bizi. Kafası karışanlara, içinden çıkılmaz kuyulara düşenlere el uzatıyor onun eserleri. Rüyanın sonsuz uçurumuna tutunacak dal / yazın kuraklığına testili bir gölgelik olan eserleri... Dünyadaki her dilden, her ulustan insanı birleştiriveren tek efsane olan Nuh’un anlatısı, değişerek, gelişerek, yenileşerek çağları aştı, bize ulaştı. Bu gelişimde her çağdaki sanatçıların rolü büyük oldu. Sezer Cihaner Keser de son eserlerini bu anlatının yüreğine kondurmuş. Küresel ısınma sürdüğü sürece; Dünyamızdaki politik çalkantılar var oldukça; İçimizdeki girdaplarla boğuştukça; Bir gün herkes zaten yeniden Nuh’un Gemisi’ne gelmeyecek mi?, Yeni bir Nuh yorumuna ihtiyacımız yok mu? Sanatçı tam burada usulca sesleniyor bize, duyuyor musunuz? Van Gölü’nden bize sesleniyor... Kulak vermeye değmez mi?”
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.