Haftalık Bağımsız Gazete 22 Kasım 2018

Mahkeme bilirkişiyi ‘duygusal' buldu

Ilıcalı davasında mahkeme bilirkişilerin olaya duygusal yaklaştığını belirterek yeni rapor hazırlanmasını istedi.

Mahkeme bilirkişiyi ‘duygusal' buldu

Feneryolu Tren İstasyonu’nda yaşamını yitiren Ebru Gültekin Ilıcalı ile ilgili davada mahkeme, dosyaya sunulan iki bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, bilirkişilerin olaya duygusal yaklaştığını belirterek yeni bir bilirkişi raporunun hazırlanmasını istedi.
  
Gökhan KARAKAŞ
 
Feneryolu Tren İstasyonu’nda trene binmek isterken peronla vagon arasına sıkışarak hayatını kaybeden Okan Üniversitesi İngilizce eğitmeni Ebru Gültekin Ilıcalı’nın (41) ölümüyle ilgili davada mahkeme hakimi dosyaya sunulan 2 bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu ifade ederek, “Bilirkişiler olaya çok duygusal bakıyor. Objektif hareket edecek birilerini bulmak gerekiyor” dedi ve yeni bir bilirkişi raporunun hazırlanmasına hükmetti. Olay yerinde yapılan keşif sonucu hazırlanan ilk raporda “tamamen kusursuz” bulunan Ilıcalı, ikinci kez hazırlanan raporda ise “asli kusurlu” bulunmuştu.
11 Temmuz 2012 günü Feneryolu Tren İstasyonu’ndan trene binmek isteyen Ilıcalı, 4 yaşındaki oğlu Ege’yi vagona bindirdikten sonra bebek arabasıyla birlikte kapıya doğru yöneldi. Bebek arabasını geçirirken kapıların aniden kapanması üzerine dışarıda kalan Ilıcalı, kapıyı açmak için çabalarken trenin hareket etmesi sonucu vagonla peron arasına sıkışarak feci şekilde yaşamını yitirdi. Olayın ardından peronla tren vagonlarının arasındaki mesafe tartışılırken, TCDD’ye, eksik personelle hizmet verdiği ve güvenlik önlemlerini yeteri kadar almadığı yönünde eleştiriler yöneltildi. Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kondüktör Süleyman Uğur Özkoç ve makinist Abdullah Çiğdem hakkında, “taksirle ölüme neden olma” suçundan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
 
İLK RAPOR ‘KUSURSUZ’ DEDİ
Olay yerinde 23 Mart 2013’te yapılan keşfin ardından hazırlanan ve celse arası mahkemeye sunulan 3 kişilik bilirkişi raporunda, TCDD işletmesinin ‘asli kusurlu’, makinist Abdullah Çiğdem ve kondüktör Süleyman Uğur Özkoç’un ise ‘tali’ kusurlu olduğu belirtildi. Raporda, Ilıcalı’nın ise tamamen kusursuz olduğunu, anne olmanın sorumluluğu ve bilinciyle davrandığı ifade edildi. Dosyanın gönderilmesinin ardından ikinci kez hazırlanan ve mahkemeye gönderilen bilirkişi raporunda ise kazada, Ilıcalı’nın, “Can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde, tren harekete geçtiği sırada kapıya sıkışan çocuk arabasını tutarak koşmasının ve diğer yolcuların durması yönünde uyarıları dinlemeyerek, trene binmeye çalışmasının, olayın meydana gelmesinde birinci dereceden etkili olduğu anlaşılmaktadır” denilerek Ilıcalı’nın “asli kusurlu” olduğu belirtildi.
 
‘BU İŞ ÇOK DUYGUSALLAŞMIŞ’
Anadolu Adalet Sarayı 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasında söz alan Ilıcalı ailesinin avukatı Abdullah Kaya, mahkemeye sunulan son bilirkişi raporunu kabul etmediklerini ifade ederek, raporun, Ilıcalı’yı “asli kusurlu” gösterdiğini belirtti. Raporda, TCDD garının standartlara uygun olmadığının vurgulandığını söyleyen avukat Kaya, “Yine kondüktörün, görevi gereği tüm kapılar kapandıktan sonra kendi bölümüne girmesi gerekirken, erken girdiği, dolayısıyla kusurlu olduğu belirlenmiştir. Makinistin ise aynaları kontrol etmediği, daha önce yapılan keşifte tespit edilmiştir. Dolayısıyla her iki sanığın da kusursuz olduğu tespitini kabul etmiyoruz. Ayrıca kapılar kapanmadan trenin hareket ettiği de tespit edilmiştir. Buna rağmen, TCDD’ye ‘tali kusur’ verilmesi, anne olan maktule ise TCDD kurallarına uymaması nedeniyle ‘asli kusur’ verilmesi kabul edilemez. Yeniden bilirkişi raporu aldırılmasını talep ediyoruz” dedi.
 
‘RAPORLAR ÇELİŞİYOR’
Mahkeme hâkimi Mustafa Can Korkarer, birbirinden farklı hazırlanmış ve birbiri ile çelişen iki bilirkişi raporları olduğunu belirterek, “Bu iş çok duygusallaşmış. Bilirkişiler olaya çok duygusal bakıyor, duygusal hareket ediyorlar gibi geliyor bana. Objektif hareket edecek birilerini bulmak gerekiyor bence. Önceki raporda makiniste kusur bulunmamasını anlarım da, kondüktöre kusur verilmemesi bu işin duygusallaştığını gösterir” şeklinde konuştu. Mahkeme hakimi, İstanbul Makine Mühendisleri, Elektrik Mühendisleri ve İnşaat Mühendisleri Odaları’na ayrı ayrı müzekkere yazılarak, tren kazalarıyla ilgili ihtisas sahibi üçer ismin mahkemeye bildirilmesine ve yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile daha önce hazırlanan bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir rapor hazırlanmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.