Haftalık Bağımsız Gazete 18 Aralık 2017

‘Küçük' bir ‘Salon'da, sessiz bir oyun...

Karşı yakanın 3 tiyatrocusu Kadıköy’e taşındı, Bahariye’de “Küçük Salon”u kurdu. İlk sezonuna 10 Ekim'de, sözsüz bir Faust prömiyeriyle başlayacak.

‘Küçük' bir ‘Salon'da, sessiz bir oyun...

Karşı yakanın 3 tiyatrocusu Kadıköy’e taşındı, Bahariye’de “Küçük Salon”u kurdu. İlk sezonuna 10 Ekim'de, sözsüz bir Faust prömiyeriyle başlayacak olan Küçük Salon, hem kendi oyunlarını sergileyecek hem de alternatif tiyatro ekiplerine salonunu açacak

Gökçe UYGUNFOTOĞRAF: Berivan TANRIVERDİ

Boğa’dan Bahariye’ye doğru çıkarken sol yandaki ara sokakların birinde ilginç bir vitrin düzenlemesi dikakt çekiyor. Birbirinden hoş kuklaların Kadıköy sakinlerini selamladığı bu mekânın tabelasında “Küçük Salon” yazıyor. Gazeteci merakımıza-biraz da zevkle-yenilip, içeri adım attık. “Semtimize hoşgeldiniz” dedikten sonra, bu küçük ve şirin tiyatro salonunu tanımaya koyulduk.

Salonun fikir babası Emre Tandoğan, Prag’da uzun yıllar tiyatro yapmış. 2001’de Türkiye’ye dönüp Ahşap Çerçeve Kukla Tiyatrosu’nu kurmuş. 13 yıldan beri bu kukla tiyatrosunu sürdürüyor. Ahşap Çerçeve, sadece çocuklara değil yetişkinlere de oyun oynayan, ödüllü bir ekip. Küçük Salon’un, Ahşap Çerçeve ile direkt bir bağı olmadığını vurgulayan Emre Tandoğan, “Küçük Salon, Ahşap Çerçeve’den bağımsız bir yapı ancak burada da kukla oyunları olacak. Mesela Uluslararası Kukla Festivali’ni burada misafir etmek isteriz” diyor.Küçük Salon’un diğer kurucu isimleri de Elif Tandoğan (Emre Tandoğan’ın eşi) ve Simge Gedizli. Tandoğan ve Gedizli,  Eskişehir Anadolu Üniversitesi Konservatuvaı mezunu oyuncu iki isim. Çeşitli tiyatrolarda deneyimleri var. Tandoğan çifti ve Gedizli, birraya gelerek yakın zamanda Küçük Salon’u kurmuşlar; “Çünkü kafamızdaki projeleri gerçekleştirebileceğimiz bir mekâna ihtiyacımız vardı. Küçük Salon kendi prodüksiyonlarını yanı sıra alternatif işler yapan ve sahnesi olmayan tiyatrolara açık.” KADIKÖY’E TAŞINIP, TİYATRO AÇTILAR... Peki tiyatro neden Kadıköy’de? Yanıt Emre Tandoğan’dan; “Ben Cihangir’de yaşıyordum, Elif’le evlendikten sonra da yıllarca Taksim'de yaşadık. Fakat artık çok sıkıldığımızı farkına vardık. Sonra bu tarafa geçemeye başladık. Bu yakada önce  Beylerbeyi’nde, sonra Ataşehir’de yaşadık. Şimdi de Kadıköy’deyiz. Kadıköy bu semtlerin hepsinden farklı bir yer, kendinizi daha huzurlu hissediyorsunuz. Sokağa çıktığınız zaman insanlara günaydın diyebiliyorsunuz ki bu harika. Sadece tiyatro anlamındaki bir ihtiyaç değil, insani olarak da Kadıköy rahat ettiğimiz bir yer ki ben eskiden Kadıköy’e karşı çok tepkiliydim. Taksim’de yaşarken karşı tarafta yaşarken hiç geçmezdim bu tarafa. Kadıköy’ü sonradan sevdim.”Kadıköy’de çok sayıda özel tiyatro olması ise rekabet açısından Küçük Salon ekibini çok da endişelendirmemiş. Zira onlara göre “çok tiyatro, çok çeşitlilik” demek, bu da tiyatro sanatı açısından olumlu bir durum. Peki bu sahnenin adında “küçük” kelimesinin geçmesi bilinçli bir seçim mi? sorumuzda, emre Tandoğan “evet” yanıtını veriyor ve ekliyor;“Tiyatroların küçülmesi, küçük sahnelerin oluşması bir daralma mıdır büyük sahnelerin varlığına göre yoksa bir gelişme midir? Bence gelişmedir. Diğer taraftan repertuvar tiyatrolarında artık o kadar daralmış durumda ki teknikler, seyirci hep aynı şeyleri seyrediyor. Dolayısıyla sabit bir seyirci kitlesi oluyor, zaten o seyirci de o tiyatro ile yaşlanıyor. Oysa, bizimkisi gibi bu tarz küçük sahneler, deneysel çalışmalarla genç kitleyi de tiyatroya çekiyor artık. O genç kitlenin enerjisiyle yapılan yeni tarz oyunlar da bambaşka oluyor. Bu zor bir yönetem ama güzel.”  10 EKİM’DE SÖZ FAUST’TA (!) Küçük Salon’un ilk sezonu ilginç bir oyunla açılacak 10 Ekim Cuma akşamı; Faust... “Klasik bir oyunun neresi ilginç?” diye bir soru geçebilir akıllardan. Bu Faust’te replik yok! Niye? Oyunun yöentmenliğini yapacak olan Emre Tandoğan yanıtlıyor;“Benim şahsi olarak tiyatroya dair bir çatışmam var. Klasik tiyatroyu hiç sevmediğimi söyleyebilirim. Klasik tiyatroyu sevmediğini göstermenin bir yolunun da klasikleri parçalamaktan geçtiğine inanıyorum. O yüzden Faust’u koca bir metni zaman zaman o çok yücelttikleri o Goethe‘nin sözsel değer taşıdıkları metinleri sözsüz olarak sahneye taşıyacağız. Yeniden biçimlendirilecek bir vahşet ve korku tiyatrosu ögelerinden beslenilecek. Seyirciler, değişik bir Faust izleyecekler.”Küçük Salon’da daha sonra da hafta sonları için çocuk oyunları başlayacak. Resimli İcatlar Atlası isminde bir çocuk oyunu üzerine çalışılıyor şu an. Ahşap Çerçeve’nin bu kukla oyununda çocuklara icatlar tarihi üzerine karikatürize bir anlatım sunulacak kuklalarla. Salonda ayırca yetişkinlik ve çocuklar için atölye çalışmaları da olacak.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.