Haftalık Bağımsız Gazete 22 Kasım 2018

'Komşu Kafe, bizim kafe'

‘Patronsuz, işçisiz, hiyerarşisiz hayat mümkün’ diyerek kapısını mahalleliye açan Komşu Kafe, alternatif bir mekân olma özelliğini koruyor.

'Komşu Kafe, bizim kafe'

‘Patronsuz, işçisiz, hiyerarşisiz hayat mümkün’ diyerek kapısını mahalleliye açan Komşu Kafe, alternatif bir mekân olma özelliğini koruyor.  Buraya gelen gençler, “Yemeğimizi beraber yapıyoruz, çayımızı kendimiz alıyoruz. Burada olmaktan mutluyuz” diyor.

 Aysel KILIÇ

Komşu Kafe, Yeldeğirmeni Uzun Hafız Sokak’ta. Bu sokağa düşmüşse yolunuz Kafe’yi görmemeniz mümkün değil.  İçeriden sokağa uzanan sohbetler sizi her an içine çekebilir. Burayı merak edip kapıdan içeri girdiğinizde sağ tarafta duvara asılı kocaman puntolarla yazılmış bir manifesto karşılar sizi. “Biz bir kolektifiz; burada patron, şef, uzman ve hiyerarşi yok” cümlesiyle başlayan manifesto, her şeyin parayla ölçüldüğü kapitalist sisteme isyanın bir ifadesi niteliğinde yazılmış.  Manifestonun asılı olduğu duvar rengârenk notlarla dolu.  Türkçe, İngilizce, Fransızca, İspanyolca dillerinden yazılmış bu notlar adeta bir haberleşme aracı.Panolara iliştirilen notlarda; kendisine ev arkadaşı arayan öğrencinin notunu görebileceğiniz gibi mahallede düzenlenecek etkinliklerin duyurusunu da görmek mümkün.
 
PATRONSUZ, FİYATSIZ
“Patronsuz, işçisiz, hiyerarşisiz hayat mümkün” diyen Komşu Kafe Kolektifi, “müşteri-iş yeri” ilişkisi yerine, daha katılımcı ve esnek bir ilişki modeli öneriyor. Burada herkes, kafeye müşteri olarak gelenler bile, mutfağa girip bir şeyler yapabiliyor. Kafe’nin en alışık olunmadığı yönü ise parayla ilgili olan kısmı. Çünkü yemek ve içecek fiyatlarını oraya gelenler belirliyor. Hatta paranız yoksa önemli değil. Gönlünüzden ne koparsa da kabul. Gönlünüzden kopanın ne olması gerektiği konusunda kafanız biraz karışmış ise, size önerilen fiyat listesi uzatılıyor. Dilerseniz bu listede yazan rakamlara göre hesabınızı ödüyorsunuz.  Komşu Kafe Kolektifi’nden Ufuk Ahıska, “Herkesin burayı evi gibi hissetmesini istiyoruz. Özellikle ücret meselesinde sabit fiyat yerine gönüllüğü esas aldık. Kafe’de vaktini geçiren herkes, buranın devamlılığı için kendisi ne öngörüyorsa onu veriyor” diyor.
 
“MAHALLELİYLE BÜTÜNLEŞTİK”
Ufuk Ahıska, Kafe’ye neden “Komşu” ismini verdikleriniyse şöyle ifade ediyor:  “Yeldeğirmeni’nde sürekli yeni yerler açılıyor, kiralar yükseliyor. Biz aslında adımızı  ‘komşu’ seçerek mahalleliyle bütünleşmek istedik. Herkesin rahatlıkla geleceği bir yer olsun istedik.  Herhangi bir ayrımcı davranışlarla karşılaşmayacakları, kendilerini güvenli ve rahat hissedebilecekleri bir yer olmasını istedik. Öyle de oldu.”  Ahıska, Komşu Kafe’ye her kültürden, dilden gençlerin geldiğini sözlerine ekliyor: “Burada çok dil konuşuluyor. Böyle olunca başka ülkelerden gelen gençler iletişim açısından kendini daha rahat hissedebiliyor.  Belli günlerde burada kültürel yemek etkinlikleri de yapıyoruz.  Senegal, İtalyan, İran, Antakya gibi birçok yörenin yemeklerini yaptık. Kendi yöremin yemeğini yapmak istiyorum, diyen herkese kapımız sonuna kadar açık.”
 
“EVİMDE HİSSEDİYORUM”
Komşu Kafe, en çok da gençleri ağırlıyor.  Dilan Yıldırım üniversite öğrencisi.  Okul çıkışı soluğu burada alıyor. Yıldırım, buraya olan ilgisini şöyle ifade ediyor:  “İlk geldiğim gün çayımı kendim aldım, bu çok hoşuma gitti. Buraya geldiğimde kimseyi tanımıyordum. Ama daha sık geldikçe Ali, Nora, Franklin gibi birçok güzel insanla tanıştım, güzel ilişkiler kurdum. Ayrıca, burada İngilizce pratik yapma imkânı da buluyorum.  Bence öğrenciler için bir avantaj. Burası hiyerarşiye, cinsel ayrımcılığa ve otoriteye karşı bir yer. Benim gibi olan onlarca insanla birlikte olmak beni mutlu ediyor.”  
Aycan Yavuz da üniversite öğrencisi.  Yavuz, “Burası evim gibi oldu” diyor ve ekliyor: “Karşı’da oturuyorum ama sürekli buradayım. Bir kere burası çok farklı.  Yemeğimizi kendimiz yapıyor, çayımızı demleyip içiyoruz.”
Gülşah Bolat ve Emre İpek de öğrenci. Kafe’nin üst katında ders çalışmaya gelen gençler, halinden gayet memnun. Gülşah, ”Para üzerine kurulu bir mekân değil burası” diyor. Emre de Gülşah’ı destekliyor: “Moda’da her hangi bir kafeye girdiğinizde garson gelip efendim ne içersiniz, ne yersiniz, diye sorar.  Ama burada öyle değil. Burada nasılsın, ne yapıyorsun diye sorular gelir. Bu samimiyeti seviyorum.”

‘Evlendiriyoruz’
İstanbul’da okuyan gençlerin sorunlarının başında barınma geliyor.  Özellikle son yıllarda artan konut fiyatları, gençleri ortak yaşam alanlarına teşvik ediyor.  Komşu Kafe, buraya gelen gençlerin barınma sorununu da gündemine aldı. Kendine ev arkadaşı ya da ev arayanlar için çeşitli etkinlikler yaptı.  “Evlendiriyoruz”  etkinliği bunlardan biriydi.  Ev arkadaşı arayan gençler Kafe’de buluştu, tanıştı. Kimisi ev arkadaşı buldu, kimisi de yeni dostluklar edindi. Ev arkadaşı bulanlardan biri de Ela. Ela burayla tanışmaktan çok memnun: “Kadıköy’de ev fiyatları çok yüksek, iki kişi bir araya gelip daire kiraladık ama yine de kirayı ödemede zorlandık. Üçüncü ev arkadaşımızı da Komşu Kafe sayesinde buldum.” 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.