Haftalık Bağımsız Gazete 11 Ağustos 2020

Kadıköy'ün sahneleri 'özgürlüğe' açılıyor

Tiyatro sezonunun başlamasına haftalar kala Kadıköy’ün tiyatrolarına yeni oyunlarını sorduk; Emek Sahnesi, Ak’la Kara Tiyatrosu ve Moda Sahnesi’nde bu sezonun ortak teması “özgürlük”…

Kadıköy'ün sahneleri 'özgürlüğe' açılıyor

 Tiyatro sezonunun başlamasına haftalar kala Kadıköy’ün tiyatrolarına yeni oyunlarını sorduk;  Emek Sahnesi, Ak’la Kara Tiyatrosu ve Moda Sahnesi’nde bu sezonun ortak teması “özgürlük”…

 
Semra ÇELEBİ
Kadıköy’de sahneleri olan tiyatro grupları yeni sezona yine hızlı başlıyor. Ekim ayı itibariyle tiyatro dünyası perdelerini açarken Kadıköy’ün tiyatro grupları da yıllardır oynadıkları oyunlara ek olarak yeni oyunlarını izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor.
Biz de sezonun açılmasına tam bir ay kala sahnelerin kapısını çaldık, provalarına devam ettikleri yeni oyunlarını kendilerinden dinledik.
Önümüzdeki hafta Kadıköy’ün tiyatrolarının yeni sezonlarıyla ilgili bilgileri aktarmaya devam edeceğiz ama bu hafta sayfamızın konukları, Emek Sahnesi, Ak’la Kara Tiyatrosu ve Moda Sahnesi.
 
“UMUT, ÇOCUK, GÖKYÜZÜ”
Hasanpaşa’da iki yıl önce açılan Emek Sahnesi, “umut, çocuk, gökyüzü” sözcüklerinden yola çıkarak bu yılki konseptini “uçurtma” olarak belirledi. Adını Emek Sineması’ndan alan sahne, sezona Halil Babün’ün yazıp yönettiği “11’e 11” oyunuyla başlayacak. 2 Ekim’de seyircisiyle buluşacak oyunla ilgili Emek Sahnesi’nin kurucusu genç oyuncu Pınar Yıldırım şunları söylüyor: “Faşizmin yalnızca bir mesleğe, bir alana ve kapalı dünyalara değen yönüyle irdelendiği oyunda; zaman ve mekan kavramının seyirci tarafından sürekli çelişkiye düşerek kurulması isteniyor. Oyunda 11’e 11 diye adlandırılan bir ölçüyle saçların tek tip kesildiği, kamuya açık alanlarda karşıt görüşlerin açık bir şekilde tartışmasının resmi olarak yasaklandığı, tam da bu yüzden bu tür tartışmaların en çok yapıldığı esnaf berberlerinin bir örgüt evi olarak algılanmaya başlandığı, faşizmin dükkânlardan içeriye tatlılıkla sokulmaya çalışıldığı bir döneme tanık oluyoruz. Toplumsal düzlemde olan hastalıkları, asıl kaynağına; bireye doğru giderek sorgularken, bir yandan en iyi ideolojinin (!) bile bireyin hastalıklarıyla karşılaşınca ne kadar sakatlanabileceğiyle ilgili bir tartışma yürütüyoruz.”
 
KÜSKÜN MÜZİKAL’E DEVAM
Emek Sahnesi’nin geçen sezon yoğun ilgi gören oyunu “Küskün Müzikal” bu sezon da sahnelenmeye devam edecek. Engin Alkan’ın Carson  McCullers’ın romanından esinlenerek yazıp yönettiği, tüm sezon kapalı gişe oynayan oyunu, Kasım ayından itibaren yine Cumartesi günleri seyircisiyle buluşacak.
Aralık ayında ise Pınar Yıldırım ve Caner Erdem’in yönetmenliğinde Barış Atay’ın tek kişilik oyunu Emek Sahnesi’nde ilk kez izleyenle buluşacak. Faşizm ve toplum ilişkisini anlatan oyunun yanı sıra “Kod xx xy” adlı cinsel kimlik ve toplum baskısını anlatan performans da, sahnenin yenilerinden olacak. Ocak ayında ise Özer Arslan’ın yönetiminde bir uyarlama ile seyirciyle buluşacaklar.
 
AÇILIŞ MODA SAHİLDE
Altı prodüksiyonu ile haftanın altı günü kapılarını açmayı planlayan Emek Sahnesi, sezon açılışını da uçurtma uçurarak yapacak. Tiyatro, tüm seyircisini ekimin ilk günü Moda sahiline uçurtma uçurmaya çağırıyor.
 
KELEBEKLER ÖZGÜRDÜR
Bahariye’deki sahnelerinde üçüncü yıllarını geride bırakacak olan Tiyatro Ak’la Kara, yeni sezona iki yeni oyunu “Kelebekler Özgürdür” ve “Kuş Kafesi” ile hazırlanıyor. Geçen sezonda büyük ilgi gören Cyrano De Bergerac oyunu bu sezon da devam edecek. Tiyatro Ak’la Kara da, sezonu Ekim ayında açacak.
Kerem Kobanbay, Buket Dereoğlu, Bedia Ener ve Hakan Çeliker’in oynadığı “Kelebekler Özgürdür”, Leonard Gershe’in yazdığı bir oyun. Doğuştan görme engelli olan Don Baker’in, 35 yaşında ilk kez kendi başına yaşamaya başlamasını konu edinen “Kelebekler Özgürdür”, seyirciyi “dünyayı hiç görmemiş birinin gözünden görmeye” davet ediyor.
 
KUŞ KAFESİ
Tiyatro Ak’la Kara’nın yeni oyunlarından biri de “Kuş Kafesi”. Jean Poiret’in yazdığı oyunu Atilla Şendil yönetiyor. Savaş Özdural, Levent Ünsal, Mustafa Dinç’in başrolünde oynadığı oyunun konusu kısaca şöyle: “George ve Albin 15 yıllık beraberlikleri olan ve bir travesti kulübü işleten bir çifttir. George’un oğlu muhafazakar bir siyasetçinin kızıyla evlenmeye karar verince ailelerin tanışması gerekir. İşler içinden çıkılmaz bir hale geldi derken paparazzilerin muhafazakar politikacıyı “Kuş Kafesi” kulübünde basmaya gelmesi, oyunun çılgın sonunu hazırlar.”
Aynı adlı bir filmi de bulunan “Kuş Kafesi”nin 90’lı yıllarda büyük ilgi görmesine neden olan, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Robin Williams ile Nathan Lane’in unutulmaz oyunculuklarıydı.
 
PARKTA GÜZEL BİR GÜN
Eski Moda Sineması’nı tiyatro ve etkinlik mekânına dönüştüren Kemal Aydoğan ve 11 kişilik tiyatrocu grubunun kurduğu Moda Sahnesi, yeni sezonu iki yeni oyunla 2 Ekim’de açıyor. Sezonun açılış oyunu Kieran Lynn’in yazdığı Kemal Aydoğan’ın yönettiği “Parkta Güzel Bir Gün” olacak. Mert Fırat, Didem Balçın ve Volkan Yosunlu’nun oynadığı ve politikayla komedinin iç içe geçtiği oyun, günümüz politik kavramlarından olan sınır, vatandaşlık, birey, özgürlük meselelerini tartışma konusu yapıyor.
 
ROBERTO ZUCCO
Moda Sahnesi’nin ikinci yeni oyunu Roberto Zucco ise, ilk kez 9 Ekim’de seyirci karşısına çıkacak. Ulaş İnan Torun, Hülya Gülşen ve Murat Tüzün’ün başrollerini paylaştığı oyun, çağdaş tiyatro metinleri arasında önemli bir yer tutuyor.
Shakespeare, Çehov, İonesco, Genet gibi önemli tiyatro yazarlarının eserlerinin arasında ustaca gezinen Roberto Zucco, çağımız insanının “kapatılma” “özgürlük yoksunluğu” “suç” “ahlak” gibi temalarının etrafında dolaşarak “çökmekte olan bir uygarlığı” resmediyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.