Haftalık Bağımsız Gazete 23 Mayıs 2018

Kadıköy'ün asırlık saat profesörü

100 yaşındaki Esat Sucugil, Kadıköy'ün en eski saat tamircilerinden. Saat tutkusu çocuk yaşlarda başlayan ve kendisine ''saat profesörü'' denilen Esat usta, dijital saatlerin revaçta olduğu...

Kadıköy'ün asırlık saat profesörü

100 yaşındaki Esat Sucugil, Kadıköy'ün en eski saat tamircilerinden. Saat tutkusu çocuk yaşlarda başlayan ve kendisine ''saat profesörü'' denilen Esat usta, dijital saatlerin revaçta olduğu günümüzde geçmişin bu güzel mesleğini halen inatla sürdürüyor...


Eskiden saate ve zamana bakış açısı daha farklıydı. O zamanlar saatin bozulması büyük bir sorundu çünkü yenisini almak maliyetli olduğu için insanlar bunun yerine saatlerini tamir etmeyi tercih ediyorlardı. Böyle bir durumda yapılacak ilk şey saat ustalarına gitmekti. Günümüzde teknolojinin ve sanayinin gelişmesiyle beraber saat seri üretime geçerek hem maliyetleri ucuzladı hem de sayıları ve modelleri arttı. Oysa eski dönemde saatler sınırlı ve değerli olduklarından saat sahibi olmak adeta bir prestij göstergesiydi.
Saat birçok kişi için zamanı gösterir ya da onu taşımak bir zevktir. Ama Esat usta için her şeyden önce meslek ve boş vakitlerini geçirdiği bir hobi. Saat sektörünün duayenlerinden, bugün artık yaşıtları hemen hemen kalmayan Türk saatçiliğinin asırlık ustalarından biri Esat Sucugil'den bahsediyoruz. 1920’den beri bu meslekle uğraşan Esat usta yaşının ilerlemesi ve gözlerinin eskisi gibi görmemesi nedeniyle mesleğe ara vermiş. Şu an Göztepe’de oturan ve bir asırdır Kadıköylü olan Esat usta, profesyonel olarak saat tamirciliği yapmasa da halen evinin bir odasını bu iş için tamirhane olarak ayırmış ve ufak tefek tamirleri hobi olarak yapmakta onları temizliyor. Sucugil, ilkokul çağlarında zamanın en iyi ustası olan Yahudi Brege ustadan eğitim almış. O dönemler hem okula gidip hem de boş zamanlarını ustanın yanında eğitim almış ve mesleğe ilk adımını burada atmış. Brege, Esat ustaya ilk zamanlar evde tamir edip tekrar getirmesi için bir takım saatler vermiş. Sucugil de bu saatleri gayet iyi bir şekilde tamir edip iyi iş çıkarınca, Brege kendisine daha antika değeri taşıyan saatler vermiş ve ustanın büyük bir özenle yaptığı işçilikten daha çok faydalanmaya başlamış.

HEM MÜZİK HEM SAAT TUTKUNU

Aynı zamanda müziğe ilgisi olan Esat Sucugil, İstanbul Devlet Konservatuarı'ndan keman dersleri alarak kendini bu alanda da geliştirmiş. Keman eğitimini başarıyla tamamlayıp bölümü bitirdikten sonra eniştesinin tavsiyesi üzerine genç yaşta PTT Telekomünikasyon Bölge Eksperliği'nde işe başlamış. Çalıştığı kurumda çevresindekiler tarafından iyi bir saat ustası olduğu bilindiği için arkadaşları tarafından antika saatler alıp tamir etmiş hep. Burada 40 sene hizmet veren Esat usta, İtalya’ya gidip buradan işiyle alakalı eğitim almıştır. Bu sırada bir kızı ve bir oğlu dünyaya gelen Esta usta, oğlu Sermet beye de müzik ve saat eğitimi vermiş.

PİYASADA OLMAYAN PARÇALARI KENDİ ÜRETİYOR

O dönemde saat fabrikalarının bir kısmı kapanmış ve bozulan saatlerin yedek parçalarını bulma sıkıntısı yaşamış. Maharetli ve işini özenle yapan usta, bulamadığı parçaları kendi yapmaya da başlamış. 60 yaşında çalıştığı kurumdan emekli olan ustanın saat sevdası ağır basmış ve evdeki atölyesine sığmadığı için Osman Ağa camisinin karşısında bir handa ufak bir atölye açıp antika saatleri tamir etmeye devam etmiş. 15 sene bu dükkanda çalışmış ve bulundukları hanın yıkılma durumu için yenileme çalışmaları başladığı için oradan Bahariye Kilisesi’nin yanına taşınmış. Burada 4 sene çalıştıktan sonra dükkan sahibinin dükkanı devralmak istemesi üzerine buradan da çıkmış. Burası Esat Usta’nın çalıştığı son işyeri olmuştur. Daha sonra atölyesini ilk zamanlarda olduğu gibi yine evine taşıyarak evinin bir odasını bu işe ayırmış.

GELİŞEN TEKNOLOJİYE DİRENMİŞ VE ASLA PES ETMEMİŞ

Artık sadece hobi olarak bu işle uğraşan Esat usta, bugün 100 yaşında. Bu nedenle de
görme bozukluğu çeken Esat usta, gelen saatleri artık oğlu Sermet beye işin inceliklerini tarif ederek Sermet beyin tamir yapması için yardımcı oluyor.Esat Usta, gençlere ideallerinin peşinden koşmalarını ve sevdiği işlerden hiç kopmamaları gerektiğini öğütlüyor...
Teknolojide yaşanan gelişmelerle her gün yenilenen ve gelişen bilim; insanların hayatlarını daha kolaylaştırırken aynı zamanda bir takım değerleri de unutturuyor. İnsanların tercihleri her geçen gün değişmekte ve bu dönüşüm bazı meslekleri tehdit ediyor. Ancak Esat Sucugil ve onun gibi bazı ustalar hala geçmişin bu güzel mesleklerini ayakta tutmak için direniyorlar...

Oğlu, ''saat profesörü''nü anlatıyor

Esat ustanın oğlu Sermet Sucugil, babasının saat tutkusuna dair anılarını şöyle anlatıyor:
''Kendimi bildim bileli babam saatlerle haşir neşirdir. Gelen bir saatin arızasını saati dinleyerek anında sorunun nereden kaynaklandığını anlayabiliyordu. Üretimi duran antika saatlerin yedek parçalarını kendi yapar orijinal parçası gibi işlevi gayet iyi parçalar hazırlardı. Hiç unutmuyorum eski 25 kuruşları işleyerek onları inceltir ve belli bir forma sokarak çark yapardı. Çevresindeki arkadaşları babama bu özelliğinden dolayı 'saat profesörü' denilirdi. Şu an da hala bu işi hobi olarak sürdüyor. Ben de kendisine destek oluyorum.''

 

Murat HAMİTOĞLU

 

 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.