Haftalık Bağımsız Gazete 02 Haziran 2020

Kadıköy'den‘Sınırların Ötesi'ne uzanan fotoğraflar

Saint-Joseph Lisesi'ndeki “Sınırların Ötesinde” sergisi, 21.yüzyılın en büyük sorularından biri olan göç olgusunu güçlü bir dille sanatseverlerle buluşturuyor.

Kadıköy'den‘Sınırların Ötesi'ne uzanan fotoğraflar

Saint-Joseph Lisesi'ndeki “Sınırların Ötesinde” sergisi, 21.yüzyılın en büyük sorularından biri olan göç olgusunu güçlü bir dille sanatseverlerle buluşturuyor. Fotoğrafçı Depardon, “Hepimiz bir nevi göçmen sayılırız ve hepimiz yabancıyız” diyor.
 
Gökçe UYGUN
 
İstanbul’da yaşayan genç Fransız fotoğrafçı Mathias Depardon’un “Sınırların Ötesinde” (Beyond the Border) adlı sergisi Moda’da açıldı. Anadolu yakasının önemli kültür ve sanat adreslerinden biri haline gelen Saint-Joseph Fransız Lisesi’ndeki sergi, Depardon objektifi aracılığı ile bilinmeyen bir Altın Şehir’e açılan kapı olarak görülen Avrupa limanlarındaki göçmenlerin zorlu yolculuğuna odaklanıyor. Depardon'un iz bırakan bu çarpıcı 30 fotoğraflık dizisi, acımasız ve uzak bir dünyanın mutsuz insanlarına bir yüz kazandırırken umudun gücüne adanmış bir hikayeyi anlatıyor. Sanatçıya, 22 Mart’a dek açık kalacak sergiyi ve “sınırları” sorduk..
 
-Göç konusuyla ilgilenmeye başlamanız nasıl oldu?
Göç üzerine olan bu proje 2009’da başladı, o dönem Belçika’daydım ve kendi mahallemde, 100’den fazla göçmenin sürdürmekte olduğu bir açlık grevine şahit oldum. Bu insanlar 20’den fazla farklı ülkeden gelmişlerdi ve Belçika toprakları üzerindeki durumlarının normalleşmesini ve tanınmayı istiyorlardı. Grev 52 gün sürdü ve bu 52 günün sonunda bir insan yaşamını kaybetti. Bu göçmenler Belçika’da yasal bir statüye sahip olabilmek için uğraşıyorlardı sadece. Bu deneyim beni derinden sarstı, bu tema üzerine çalışmaya karar verdim.
 
-Ve sonra harekete geçtiniz, öyle mi?
Proje coğrafi olarak Fransa’nın Manş kıyılarındaki Calais şehrinde start aldı. 2 yıl boyunca genç Afganları izleyerek, Türkiye’den Batı Avrupa’ya, Yunanistan’a, İtalya’ya Fransa’ya ve İngiltere’ye doğru yönelen kaçak göç rotasını takip ettim.
 
-Peki göç mevzusuyla kişisel bağınız/ilginiz nedir?
 Ben hepimizin göç temasıyla kişisel bir bağı olduğunu düşünüyorum. Hepimiz başka bir yerlerden geliyoruz ve 21.yüzyılda sadece bulunduğu yere ait olan, hep orada, doğduğu yerde kalabilen insan çok nadir.
 
-Siz de İstanbul’da yaşadığınıza göre bir “göçmen” sayılır mısınız? Neler hissediyorsunuz bu konuda?
 Hayır, kendimi tam olarak bir göçmen gibi hissetmiyorum. Çünkü buraya kendi isteğimle geldim ve ülkemi terketmek için hiç bir sebebim de yoktu. Ben sadece bir yabancıyım..
 
-Serginin ismi dikkat çekici. Hangi sınırları kastediyorsunuz ve bu sınırların ötesinde ne var?
 Sınırların Ötesinde, insanlar tarafından haritalar üzerinde çizilmiş sınırları aşmaya çabalayan, kendileri ve aileleri için daha iyi bir gelecek arayışında olan adam ve kadınların kaderlerinden ibaretti. Onlar çoğunlukla ülkelerini yok eden yoksulluk ve savaştan kaçıyorlar. 
-Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Bu sergi için geri kalan tüm bilgiler şu an Saint-Joseph Lisesi’nin duvarlarında asılı duruyor….
  
DEPARDON KİMDİR?
Mathias Depardon, 1980 yılında Fransa'da doğdu. Brüksel'de gazetecilik okudu. 2010 yılından beri Türkiye'de yaşıyor. “Sınırların Ötesinde” projesiyle Getty Reportage'ın Yeni Yetenek listesine girdi. Başta Wall Street Journal ve Le Monde olmak üzere çeşitli yabancı gazete ve dergilerle serbest fotoğrafçı olarak çalışıyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.