Haftalık Bağımsız Gazete 20 Kasım 2019

Kadıköy'den bir Davulcu Vedat filmi!

Yoğurtçu’da tanışan bir grup Kadıköylü sinemacı, Çarşı’nın efsanesi Davulcu Vedat’ın Ramazan davulcusu olup insanları sahura direniş marşlarıyla uyandırmasını konu edinen bir kısa film çekti.

Kadıköy'den bir Davulcu Vedat filmi!

Yoğurtçu’da tanışan bir grup Kadıköylü sinemacı, Çarşı’nın efsanesi Davulcu Vedat’ın Ramazan davulcusu olup insanları sahura direniş marşlarıyla uyandırmasını konu edinen bir kısa film çekti.
 
Gökçe UYGUN
Gezi direnişine katılanlar yahut yakından takip edenler Beşiktaş Çarşı grubunun efsane ismi Davulcu Vedat’ı hemen anımsayacaklardır. Polisle yaptığı şu diyalog, sosyal paylaşım sitelerinde rekorlar kırmıştı;
t5: toma 9 su sıkarak yavaş yavaş geri çekil
t9: anlaşıldı tamam
t5: 9 ne durumdasın
t9: aloo iyi durumdayız iyi
t5: sen kimsin?
t9: vedat ben
t5: hangi vedat?
t9: açık tribünden davulcu vedat
 
Davulcu Vedat’ın hayali bir karakter olup olmadığı tartışıladursun, kendisi bir filme konu oldu bile... “'Ramazan Davulcusu” adlı kısa filmi çeken direnKamera grubundan Kadıköylü Murat Tan ile kısa bir sohbet yaptık.
 
-DirenOldukça yeni bir grupsunuz. Kimlerden oluşuyorsunuz? Yoğurtçu Parkı forumları sayesinde mi tanıştınız?
DirenKamera grubu sinemayla ilgilenen birkaç çapulcu tarafından kuruldu Yoğurtçu’da. Direniş ile ilgili görsel alanda neler yapabiliriz diye düşünüyorduk, sonra “ne kadar çok olursak o kadar çok fikir çıkar “dedik ve parkta duyurusunu yaptık bu girişimimizin. Ülkede oluşan örgütlü mücadele kültürü öyle boyutlara ulaşmış ki hiç beklemediğimiz bir destekle karşılaştık kısa zamanda.
 
-Direnişle ilgili film yapmak muhtemelen pek çok sinemacının aklından geçen bir fikirdir. Sizleri Gezi'yle ilgili film üretmeye iten nedir?
Yaklaşık bir aylık yoğun çatışma ortamı yerini yerelliklerde yapılan tartışmalara bıraktı ağırlıklı olarak. Biz de Haziran’ı yoğun olarak Taksim’de geçirdikten sonra kendi parkımız olan Yoğurtçu’ya geçtik ve oradaki tartışmalarda neler yapabileceğimizi konuşmaya başladık, en iyi bildiğimiz şey de sinemaydı...
 
-Gezi ruhu siz sinemacıları nasıl etkiledi?
Sinema, genel olarak da sanat, iyi ve güzel olanı konu alır ve içinde dünyayla, bireyin kendisiyle ilgili bir çatışmayı veri alır. Gezi parkı direnişinde bunların hepsi vardı. Özellikle ortaya çıkan insani ve vicdani dayanışmadan etkilenmemek elde değil. Buna mizah, muhalefet ve yaratıcılık da eklenince, biz de kendi alanımız olan sinemada bununla ilgili acil bir şeyler yapmamız gerektiğini düşündük.
 
-İlk kısa filminizi de çektiniz...
Evet. Parktaki toplantılarımızda ağırlıklı olarak direniş de öne çıkan konulara ve AKP'nin direnişe saldırılarına ağırlık vermemiz gerektiğini konuştuk. Bunlardan en öne çıkanlar medyanın yandaş tutumu, faiz lobisi ve Çarşı grubu oldu. Öncelikle bu 3 konu hakkında senaryolar yazmaya ve konuşup tartışarak bu senaryoları geliştirmeye başladık. Çarşı grubu ile ilgili olan ilk senaryomuzu çektik, önümüzdeki haftalarda da diğer senaryoları çekmeyi düşünüyoruz. Filmlerin hepsini mümkün olduğunca Kadıköy'de çekmek istiyoruz. Semt bizim kamera bizim!
 Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki; DirenKamera grubuna katılmak için illa ki sinemacı olmak gerekmiyor. Ülkesini, AKP iktidarıyla yuvarlandığı felaketten kurtarmak isteyen herkesin katkılarını bekleriz.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.