Haftalık Bağımsız Gazete 18 Ekim 2019

Kadıköy'de çatışmalı geceler yaşandı

Ahmet Atakan’ın öldürülmesini protesto etmek amacıyla Kadıköy’de eylem yapanlara polisin müdahalesiyle başlayan olaylar devam ediyor.

Kadıköy'de çatışmalı geceler yaşandı

Ahmet Atakan’ın öldürülmesini protesto etmek amacıyla Kadıköy’de eylem yapanlara polisin müdahalesiyle başlayan olaylar devam ediyor. CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı ve Kadıköy Belediye Başkanı Öztürk, sorumluları insan haklarına saygılı davranmaya davet etti.
 
Semra ÇELEBİ/Gökçe UYGUN/ Sümeyye YAMAN
 
Hatay’daki gösterilerde yaşamını yitiren Ahmet Atakan için 10 Eylül gecesi Kadıköy’de yapılan eyleme polisin sert müdahalesi, olayların büyüyerek devam etmesine neden oldu. 11 Eylül sabah saatlerine kadar Bahariye başta olmak üzere Moda ve Yeldeğirmeni’nde süren olaylar, sonraki günlerde de devam etti.
11 Eylül akşamı Boğa’da toplanarak hem önceki gece polisin Kadıköy’deki müdahalesini protesto etmek hem de adalet talebini dillendirmek üzere Söğütlüçeşme AKP ilçe binasına yürümek isteyen gençlere TOMA ve Akreplerden biber gazlı ve tazyikli suyla müdahale oldu. Müdahalenin ardından Bahariye’nin neredeyse tüm ara sokaklarında barikatlar kuruldu, çevik kuvvetin müdahalesi sabaha kadar sürdü. Plastik mermi ve gaz fişeğiyle yaralananlar oldu. Astım hastaları ve yaşlılar yoğun gaz nedeniyle zor anlar yaşadı. Yaralıların Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’na sığınmasıyla bina revire döndü. Gönüllü doktorlar Opera binasına gelerek yaralılara ilk müdahaleyi yaptılar. Bir süre sonra çevik kuvvet polisi Süreyya Operası’na girerek orada bulunanları gözaltına aldı. Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde de revir kuruldu. Polis buraya da girmek istedi ancak içeridekilerin polise izin vermemesi ve avukatların gelmesiyle geri çekildi. Kadıköy CHP İlçe Binası da kapılarını yaralı ve zor durumdakilere açtı. Çok sayıda kişi gözaltına alınıp sabah saatlerine kadar bekletildikten sonra serbest bırakıldı. Eylemler 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıldönümünde de devam etti. Polis bu sefer Altıyol’da grubun yürümesine fırsat vermeden müdahale etti. Eylemler Bahariye ve Moda’nın ara sokaklarında uzun saatler sürdü. Evlerinde oturanlar polisin sert müdahalesini tencere ve tava çalarak protesto etti, evlerindeki baret, maske ve deniz gözlüklerini gazdan kaçanlara attı. Bazı sokaklarda “Polis mahallemden çık” sloganları atıldı.
 
FESTİVAL SONRASI SALDIRI
Polis, izinli bir etkinlik olmasına rağmen 15 Eylül Pazar günü yapılan “Adalet ve Özgürlük için Eylül’de Gel” fesrivali sonrası dağılan katılımcılara da saldırdı. Önceki gecelerde olduğu gibi Baahirye ve Moda sokaklarını gaza boğan polis, gazetecilerin de görevlerini yapmalarını engelledi.
 
“KADIKÖY OLAYLARA SÜRÜKLENMEK İSTENİYOR”
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk konuyla ilgili sorularımızı şöyle yanıtladı:
“Tabi bir olayı demokratik olarak protesto etmek herkesin en tabii hakkı. Ama bir ölümün üzüntüsünü duyarken bu tarafta yeni yaralanmaların ölümlerin olmaması gerekir. Gerek eylemciler gerek polisin muhakkak şekilde kendisini gözden geçirmesi gerekiyor. Kadıköy bugüne kadar demokratik eylemlerin sergilendiği bir platform. Hiçbir zaman da bir olay olmadı. Ancak son süreçte Kadıköy adeta olayların içine sürüklendi. Kadıköylülerin büyük bir kısmı bu çatışma ortamından son derece mutsuz. Kullanılan güç oranı fazla olduğu için. Bu kez insanlar devlete olan güveninde de sarsıntı yaşamaya başlıyor. Herkes demokratik hakkını demokratik kurallar içinde kullanacak. Bir başkasının haklarına zarar vermeyecek, yakmayacak, yıkmayacak. Polis de gereksiz yere şiddet kullanmayacak, kesmeyecek, dövmeyecek, yaralamayacak. Öldürme lafını hiç ağzıma bile almak istemiyorum. Kadıköy’de olan olaylarda ciddi bir yaralanma ve ölüm hadisesi olmaması bizim için mutluluk verici. Kırılan döküleni yerine koyarız, problem değil. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve eylemde bulunan gençlerle sürekli iletişim halindeyiz, arada katalizör görevi yapmaya çalışıyoruz.”
 
KADIKÖYLÜLER: ‘’POLİS ŞİDDETİNİ İSTEMİYORUZ’’
Caferağa, Osmanağa, Yel değirmeni ve Acıbadem Mahalle Meclisleri de 15 Eylül Cumartesi günü Boğa’da bir araya gelerek bir bası açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘’Kadıköy'de biz parklarında ve meydanlarında hep bir aradaydık, hiçbir güvenlik sorunu yaşamadık.
10 Eylül’de ansızın semte polisler geldi. Sanki altı canı onlar almamışlar, o kadar yarayı onlar açmamışlar gibi. Şiddeti kimin kullandığı hepimizin malumuyken, barbar olan bizmişiz gibi. Kısaca, Polis geldi bizim can, mal güvenliğimiz ve huzurumuz kalmadı! Hepimiz bu semtte, şehirde ve dünyada aynı gemiye biniyoruz ve o gemi, bütün saldırınıza, şiddetinize ve öfkenize rağmen batmayacak. Kadıköy’e, sahip çıkmaya devam edeceğiz. Vatandaş olarak,
sokaklarda olmaya ve demokratik haklarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Her türlü provokasyona, imzasız çağrılara ve sivil polislere karşı
uyanık olacağız.’’denildi.
  
Ankara’ya Kadıköy soruları
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, 11 Eylül 20132 gecesi Kadıköy’de yaşanan polis şiddetini, İçişleri Bakanı Güler’in yanıtlaması istemiyle soru önergesine dönüştürdü. Oran’ın, İçişleri Bakanı’na yönelttiği sorular şöyle:
- Emniyet görevlilerinin vatandaşın evine taş atması herhangi bir hukuki dayanağa sahip midir?
- Hukuka aykırı bu hareket yüzünden ilgili memurlar hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma başlatılmış mıdır, sonucu ne olmuştur?
- Evine taş atılan vatandaşların maddi ve manevi zararlarını karşılamak için Bakanlığınız tarafından atılan adımlar nelerdir?
- Gözyaşartıcı gaz, cop ve daha birçok teknik ekipmanla desteklenen polislerin müdahale araçları arasında taş bulunmakta mıdır? Emniyet mensuplarına taş atma eğitimi verilmekte midir? Taşlı sopalı polis görüntüsünün Emniyet Teşkilatının toplumsal saygınlığına verdiği zararları önlemek için bakanlığınıza bağlı birimler tarafından hangi adımlar atılmıştır?

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.