Haftalık Bağımsız Gazete 20 Ekim 2018

İstanbul'un kapısı kapandı...

19 Ağustos 1908'de bir yaz gün ilk yolcularını ağırlayan Haydarpaşa Garı, 31 Ocak 2012'de karlı bir kış günü son yolcularına veda etti...

İstanbul'un kapısı kapandı...

19 Ağustos 1908'de bir yaz gün ilk yolcularını ağırlayan Haydarpaşa Garı, 31 Ocak 2012'de karlı bir kış günü son yolcularına veda etti... Artık kimse Anadolu'dan Haydarpaşa'ya trenle gelip ‘İstanbul'u yenemeyecek’ ya da ‘İstanbul'a yenilip’ memleketine dönemeyecek...
 
Gökçe UYGUN
Evet artık itiraf etmek gerek, artık kimse nostaljik Yeşilçam filmlerindeki gibi Anadolu'dan İstanbul'a trenle gelip, Haydarpaşa Garı'nın merdivenlerinde “Seni yeneceğim İstanbul” diye meydan okumuyor. Ama yine de Haydarpaşa hepimiz için bir simge. Hem de bir çok şeyin simgesi... Yolculuğun, ayrılığın, kavuşmanın. Aynı zamanda çok önemli bir tren garı, endüstriyel ve kültürel bir miras gelecek kuşaklara aktarmamız gereken. Ama Haydarpaşa kapatıldı! Elbette ki yetkililere göre bu bir geçici kapatma, 2 yıllığına... Ankara- İstanbul arasındaki Yüksek Hızlı Tren çalışması gerekçe gösterilerek Haydarpaşa'dan kalkan dış hat trenleri artık çalışmıyor. Mart ayında banliyönün, Haziran'da ise tüm tren seferlerinin durdurulması gündemde.
 
MÜCADELEDE SON 1 HAFTA...
31 Ocak'a gelen süreci, bugüne dek pek çok kez yazdık bu sayfalarda. Biraz da son 1 haftadan bahsetmek gerek. Toplum, Kent ve Çevre için Haydarpaşa Dayanışması'nın, “son tren”den önceki bir haftada yaptıklarını, nasıl bir mücadele verdiklerini. Öncelikle kendi içlerinde çok sayıda toplantı düzenlediler, halkın konuya dikkatini nasıl çekebileceklerini tartıştılar. Ardından Haydarpaşa Garı içindeki Birleşik Taşımacılar Sendikası (BTS) 1 No'lu Şube'de bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Şube Başkanı Hasan Bektaş, aldı tahtayı önüne, tren hatlarını çizdi ve detaylı olarak anlattı katılımcılara; “TCDD tarafınından yolun kapatılmasının tek alternatif olarak sunulması doğru değildir çünkü mevcut güzergâh çift hat olup tek hat işletmeciliği ile bu yapılabilir. Bu yöntemle sadece çok az sure ve maliyet artabilir. Yolcu taşımcılığı için bu zahmete katlanmayan TCDD bölgedeki bazı büyük firmaların yükünü taşımak için Derince-Köseköy hattını inşaat süresince tek hattı açık tutacak.”
 
‘TRENLERİMİZİ VE GARLARIMIZI VERMİYORUZ’
“Trenime ve garlarıma dokunma” başlıklı ortak açıklamayı okuyan TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 1. Bölge Temsilciliği (Kadıköy) Yönetim Kurulu Başkanı Saltuk Yüceer de Gerek Marmaray projesi ve gerekse YHT projesinin arkasında Haydarpaşa ve çevresinin demiryollarından arındırılması olduğunu savundu. Yüceer, “Haydarpaşa tren garı, kıyı alanı ve liman sahasının dolgu alanları ilavesiyle küresel sermaye gruplarına açılarak otel, alışveriş merkezi, otopark, kurvaziyer liman haline getirilmesi için yapılan projeler sessizce tamamlanmıştır” dedi. Ardından gardaki yolculara el ilanları dağıtıldı. İlanlarda şunlar yazılıydı: “Lodos olur vapur çalışmaz. Kar yağar karayolu çalışmaz. Tercihli yoldan giden metrobüs çalışmaz. Her şartta çalışan tek ulaşım aracı trendir...”
 
‘DEMİRYOLLARINA SADAKAT’ YOLCULUĞU
Haydarpaşa Dayanışması bileşenleri, yol kapanmasına karşı eylem ve etkinlikler kapsamında 28 Ocak Cumartesi günü Başkent Ekspresi ile Eskişehir'e gitti. “Son trene olmasın” sloganını taşıyan yolculukta, bir vagon TCDD çalışanları, aileleri, öğrencileri taşıdı. 4 saatlik hüzünlü yolculukta, trenlerin önemi konuşuldu, demiryolu anıları paylaşıldı. “Trenime Dokunma” diyen yaklaşık 50 kişilik grup, daha sonra Eskişehir Tren Garı’nda da bir basın açıklaması yaptı.
 
HAYDARPAŞA'DA SON GECE, SON TREN...
Gelelim 31 Ocak Salı gecesine. Yani Haydarpaşa’dan gidecek son tren olan Fatih Ekspresi’nin uğurlandığı geceye. Sendikacısından mimarına, yolcusundan sade vatandaşına tüm demiryolu sevdalıları oradaydı. Saatler 23.30'u gösterdiğinde Fatih Ekspresi sirenini acı acı çalarak gitti, ardında Haydarpaşa'yı, hüzünlü gözleri bırakarak... Trenlerin sığınağı, yolcuların garı Haydarpaşa, “2 yıllığına” kapılarını kapattı...
 
TCDD KURUCUSU ERKİN’E MEKTUP
“Son tren olmasın” etkinliği yapan demiryolu sevdalısı grubun, TCDD kurucusu Behiç Erkin’in Eskişehir'deki mezarı başında okudukları 2 sayfalık mektuptan satırbaşları şöyle:
Görevde olduğunuz sürede bir dert dinleme usulünüz varmış, senede iki kez dert dinlemeye çıkacağınızı bir tamimle bildirir, vagonlarınızı bir yük trenine takarak her istasyonda kalır, en küçük unvandan en üst unvana kadar her personeli tek tek dinlermişsiniz… Biz de yaşadığımız olumsuzlukları, demiryollarının içinde bulunduğu durumu anlatmak için yanınızdayız… Elinizden artık bir şey gelmese bile bizi anlayacağınızı biliyoruz. Kurucu genel müdürü olduğunuz, şirketlerin elinden satın alıp devletleştirilmesine büyük destek verdiğiniz TCDD yeniden özelleştirilme yolunda.. İlme ve tarihe karşı gösterilen kayıtsızlık sizi çok üzerdi. Tarihi garlarımız birer birer kapanıyor. Atatürk’ün çok sevdiği “GAZİ” istasyonu artık kebapçı dükkânı... Haydarpaşa Gar’ın çağın en büyük projesi olarak duyurulan Marmaray’la işlevinin değişeceğini bilseydiniz neler söylerdiniz kim bilir? Demiryolcuların gözbebeği Haydarpaşa Gar İstanbul’un merkez garı olmaktan çıkarılmaya çalışılıyor… Sizin deyiminizle “YAZIK OLDU” emeklerinize… Sayın Behiç ERKİN sizin şahsınızda vazifesini kendi menfaatlerinin üstünde tutan, gece gündüz demeden demir tekerleği döndürmek için fedakârca çalışan tüm demiryolcuları şükranla anıyoruz…''
 
‘SİLUETİ BOZMANIZA İZİN YOK’
CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, TBMM'de Haydarpaşa'ya ilişkin konuşmada özetle şunları söyledi:
“Bugün Haydarpaşa Garı'nın adım adım devre dışı bırakılmasının son günü. Oysa dünyanın Paris, Madrid, Newyork gibi bütün metropollerinde aktif olarak çalışan büyük garlar o kentin hafızasını oluşturmaktadır. Deprem anında en kolay ve güvenilir olan demiryolu ortadan kaldırılmaktadır. Anadolu’nun en ücra köşelerine giden yurttaşlarımızın elinden ucuz ve güvenilir yolculuk hakkı alınmakta, yurttaşlarımız karayoluna güvensiz ve pahalı yolculuğa mahkum edilmektedir. İstanbul’un her yerinde olduğu gibi talan ve rant için bazılarının iştahını kabartmaktadır. İstanbul’un bütün silüetini bozduğunuz gibi bu bölgeyi de bozmaya çalışıyorsunuz. İstanbullular olarak izin vermeyeceğiz.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.