Haftalık Bağımsız Gazete 27 Ekim 2020

İstanbullu kentine Kadıköy'de sahip çıktı

Kadıköy’de bir araya gelen on binlerce kişi, yolsuzluk ve rüşvetle “rantkente” dönüştürülen İstanbul’un sahipsiz olmadığını gösterdi.

İstanbullu kentine Kadıköy'de sahip çıktı

 Kadıköy’de bir araya gelen on binlerce kişi, yolsuzluk ve rüşvetle “rantkente” dönüştürülen İstanbul’un sahipsiz olmadığını gösterdi. Gezi ruhuyla “Kendimizi de kentimizi de biz yöneteceğiz” diye haykıran kitle “Evime, mahalleme, doğama, kentime dokunma” dedi. Polisin müdahalesi sonucu yedi kişinin yaralandığı mitingde yolsuzlukları ortaya çıkan hükümet istifaya çağrıldı.   

Haber ve Fotoğraflar: Semra ÇELEBİ

 İstanbullular, kentlerini ve kentli hakkını savunmak için Kadıköy’de buluştu. İstanbul forumlarının aylardır hazırlığını yaptığı “İstanbul Kent Hakkı Mitingi”, 22 Aralık Pazar günü gerçekleşti. Kent Hareketleri, Kuzey Ormanları Savunması ve Forumlar Arası Kentsel Dönüşümle Mücadele Çalışma Grubu’nun organize ettiği mitinge, yüzü aşkın kurum ile on binlerce kişi katıldı. Mitinge, hükümetin yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla ortaya çıkan kirli ilişkileri damgasını vurdu. Gezi isyanıyla birlikte ortaya çıkan mahalle ve ilçe örgütlenmelerinin tamamının pankartlarıyla katıldığı mitingde; Abbasağa, Şişli, Gaziosmanpaşa, Kadıköy Yoğurtçu Parkı, Yeldeğirmeni, Kriton Curi Parkı, Koşuyolu Yaşam Parkı, Tozkoparan, Gülsuyu-Gülensu, Heybeliada2B Hak Sahipleri Forumu’nun da aralarında olduğu onlarca forumun yanı sıra İstanbul Hepimizin, Karadeniz İsyandadır Platformu, LGBTİ örgütleri, feministler, DİSK, KESK, TMMOB, İstanbul Tabip Odası, HDP, HDK, ÖDP, Halkevleri, Kaldıraç, Alınteri, Partizan, TKP, taraftar grupları, engelli örgütleri ve Kazova işçileri de vardı.CHP milletvekilleri Mahmut Tanal ve Melda Onur, HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü ve milletvekili Levent Tüzel, Taksim Dayanışması Yürütmesi’nden mimar Mücella Yapıcı, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy da mitinge katılanlar arasındaydı. 

İKİ KOLDAN KENT SAVUNMASI
Numune Hastanesi ve Söğütlüçeşme olmak iki koldan Kadıköy iskeleye yürüyen on binlerce kişi, sık sık “Hırsız vaaaarrr”, “Direne direne kazanacağız”, “Çal çal nereye kadar bitti buraya kadar”, “Gün gelecek devran dönecek hırsızlar halka hesap verecek”, “Her yer Taksim her yer direniş”, “Her yer rüşvet her yer yolsuzluk”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Barınma hakkımız engellenemez”, “Diren Berkin İstanbul seninle”, “Hükümet istifa” sloganlarını attı.Mitingde “Kentimi yedirtmem”, “Kendimizi de kentimizi de biz yöneteceğiz”, “Haramilerin saltanatı yıkılsın. İktidar halka” yazılı döviz ve pankartların yanı sıra üzerinde “Asgari ücretle çalışanın kutusu hep boş. Neden acaba” ve “Kutularınızı polis aldı diye yenisini getirdik” yazılı ayakkabı kutuları taşındı. Yürüyüş güzergâhında bulunan ve yolsuzluk operasyonunun simgesi haline gelen Halk Bankası, yumurta yağmuruna tutuldu. Bankanın önüne ayakkabı kutuları bırakıldı. Sahneye Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının olduğu dev bir pankart ile İstanbul Üniversitesi Öğrencilerinin “Van üşüyor sessiz kalma” pankartı asıldı. 

POLİS MÜDAHALE ETTİ BİR KİŞİ AĞIR YARALI
Kitle, alana polis kontrol noktasında üst ve çanta araması yapılarak girdi. İki grubun üstlerini aratmak istememesi üzerine polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Sahneden yapılan uyarılarla polisin geri çekilmesi ve kitleyi provake etmemesi istendi. Miting alanındaki kitle de ses çıkararak polis müdahalesinin durmasını istedi. Yaklaşık yarım saat süren çatışmanın ardından polis geri çekildi. Polisin attığı gaz bombası nedeniyle Halkevi üyesi 64 yaşındaki Elif Çarmık, kalp krizi geçirdi. Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne kaldırılan Çarmık, burada yer olmadığı için başka hastaneye nakledildi. Polisin attığı plastik mermilerden dolayı bir kişi gözünden yaralanırken, 50 yaşındaki bir erkek de koluna gelen gaz bombası fişeği ile yaralandı. Ayrıca, kürsünün arkasına kurulan revire 5 yaralı getirildi. Gülsüyu’nda çeteler tarafından öldürülen Hasan Fetrit Gedik’in dedesi de gazdan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Çatışmanın ardından miting programına devam edildi. 

“ARTIK UYANDIK”
Ortak açıklamayı okuyan Cihan Uzunçarşılı Baysal, “Biz İstanbul halkı, eşitlik, özgürlük ve adalet kavgamızın en güzel şehrini İstanbul’u yağmacıların, talancıların, kibirli zorbaların saltanatına karşı savunmak için buradayız, birlikteyiz, ayaktayız” dedi. “Artık uyandık” diyen Baysal, iktidar ve para sahiplerine “Bundan böyle birliğimizi, kardeşliğimizi bozamayacaksınız, taleplerimizi duymazlıktan gelemeyeceksiniz, bizleri bu yağma ve talan düzenine kul köle edemeyeceksiniz” diye seslendi. Baysal, farklı dillerde “yalana, talana, yağmaya, yıkıma artık yeter” dedi.“İstanbul’a, şehirlerimize, yaşamlarımıza karşı suç işleyen bütün yetkilileri, bakanları, belediye bakanlarını derhal istifaya çağırıyoruz” diyen Baysal, Afet Yasası, “riskli alan”, “kentsel dönüşüm” gibi uygulamaların iptal edilmesini, 3. köprü ve 3. havaalanı başta olmak üzere hukuk ve bilim dışı projelerin durdurulmasını, Haydarpaşa, Galata, Haliç, Cevizli Tekel gibi kamusal alanlardaki yağmanın durdurulmasını istedi. Baysal, ekledi: “İstanbul’u şehrimizi, yaşamımızı, emeğimizi, insanlığımızı geri almak için başladığımız yürüyüşümüze onurla, isyanla, yürekle devam ediyoruz.”Yıkım kapsamında olan mahalleler adına konuşan Ömer Kiriş ise kentsel dönüşüm projeleriyle konut hakkının yok sayıldığını, mahallelerin yıkılarak ilişkilerin darmadağın edildiğini, halkın yoksullaştırıldığını söyledi.Kitle, Tozkoparan, Fener, Balat, Gülsuyu-Gülensu, Gaziosmanpaşa, Derbent, Sarıyer, Yakacık, Okmeydanı, Çitfehavuzlar ve Ümraniye’nin ismini tek tek sayarak “direniyor” dedi.Mitingde Taksim Dayanışması adına Mücella Yapıcı ve Akif Atlar kitleyi selamlarken, LGBT bireyler adına yapılan konuşmada “Alışın buradayız. Gitmiyoruz. Bu kent hepimizin kentidir. Bizim de kentimizdir” denildi. Miting, sanatçıların söylediği şarkılarla sona erdi.  

Kadıköy’ün forumları konuşuyor

 Geçen hafta sayfalarımıza taşıdığımız Kadıköy’ün devam eden mahalle forumlarına ilişkin haberimizi bu hafta üç forumla sürdürüyoruz. Koşuyolu Parkı Dayanışması, Koşuyolu Yaşam Parkı Forumu ve Yeldeğirmeni Dayanışması, nerede nasıl hangi gündemlerle toplandıklarını gazetemize anlattı. 

KOŞUYOLU PARKI DAYANIŞMASI

OKTAY İNAL 
*
Koşuyolu Forumumuz kış şartları ve yer sorunları nedeniyle haftada bir gün cuma günleri toplanıyor. Toplantılarımızı Koşuyolu’nda bir kafede yapıyoruz. * Kış şartları sadece açık alanlarda daha görünür bir ortamda forum yapma koşullarımızı etkiledi. Onun dışında birbirleriyle tanışan kaynaşan yurtseverler birlik beraberlik içinde dayanışmaya ve görüşmeye devam etti/ediyor. Kampanyalarımız biraz hız kaybederek devam etti. Kapalı mekânlar olarak semtlerde bulunan gönüllü evlerini düşünüyoruz. Bu yerlerin amaçlarından birinin de mahallelilerin buluşma ve dayanışma yeri olması düşüncesindeyiz.* Forumlarımızda bu günlerde başlıca konu yaklaşan seçimler. Emekten yana düşünceleri olan yerel yönetici adaylarını araştırıyoruz. Onlarla bir şekilde temas kurup dayanışma inisiyatifleri geliştirme yollarını konuşuyoruz. Ayrıca seçimlerde görev alma, oylara sahip çıkma ve temiz secim için önlemler vb. konuları aramızda görüşüp işbirliği yollarını araştırıyoruz. Bu arada olanakları kısıtlı kardeşlerimize yardım amacıyla Ağrı/Patnos’taki bir İÖO’na giyecek kırtasiye bilgisayar hikâye kitaplarından oluşan koliler hazırlanarak gönderildi. Bu kampanyamız yeni bitti ve başarılı bir şekilde sonlandırıldı.*Önümüzdeki günlerde secim konulu bir panel düşüncemiz var. Çalışmalarımız devam ediyor. 

KOŞUYOLU YAŞAM PARKI FORUMU

FERRUH BATI 
* Forumların ilk başladığı süreçte, haftanın 5 günü forum ve 1 günü de etkinlik olarak başlamışken; sonrasında Salı ve Perşembe günleri saat 20.00’de başlayan toplantılarımızı haftada iki güne indirmek durumunda kaldık. Bunun temel sebebi; birçok platform ve insiyatifin düzenlediği eylem, miting, panel ve forumlara da destek vermek isteğimiz. Ayrılıklarımız var ancak bunu ön plana çıkarmadan göz ardı da etmeden forum içinde ve forumlar içerisinde de var olmaya çalışıyoruz.* Kış koşulları forumu etkiledi ancak esas içsel nedenler de forumun kan kaybetmesine neden oldu. Bölgemizin bize en büyük katkısı, Yaşam Parkı içerisindeki mahalle evini kullanabiliyor oluşumuz. Bu sebeple de kapalı alan ya da mekân gibi bir sorunu hiç yaşamayan forumlardan bir tanesi olma özelliğindeyiz.* Gezi eylemleriyle birlikte İstanbul’daki onlarca parkla eş zamanlı Koşuyolu Mahallesi’nde bir araya gelen muhalif insanlar olarak insana ve doğaya saygılı bir kentte ve bir ülkede yaşama mücadelesi içindeyiz. Bunun için öncelikle kendi mahallemizde yaşanan sorunlara yerinde müdahale etmeye ama ülke gündeminden de uzak kalmamaya gayret ediyoruz. Ana gündemlerimiz şunlar: mahallemizdeki okulların imam hatip okullarına dönüştürülme meselesi, yeşil alanların yağmalanmasıyla mücadele, kuzey ormanlarındaki doğa katliamı, kentsel dönüşüm, Van’da yaşadıkları konteynerlerden zorla çıkartılmaya çalışılan depremzedelerle dayanışma, Kazova işçileri ile dayanışma, gezi tutuklusu ve şehit aileleriyle dayanışma, AKP’nin gerici ve kadın düşmanı söylemleriyle mücadele ve yerel seçimler... * Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da yukarıda saydığımız gündemlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Ayrıca Akasya projesinin bizlere ait yeşil alanları gasp ederek ağaçlarımızı sokup götürmeye kalkmasıyla Koşuyolu Acıbadem bölgesindeki çevre katliamına dur diyerek dayanışmanın önemini bölge insanımıza göstermiş olduk.Kazova işçilerinin direnişine destek amaçlı etkinliğimizde Van için kazak kampanyasını eş zamanlı olarak gerçekleştirdiğimi gibi, şu anda da Van Gürpınar’da bir dayanışma okulu seçerek oradaki öğrencilerin tüm temel ihtiyaçlarına katkıda bulunmak için yeni bir kampanya organize etmekteyiz.

YELDEĞİRMENİ DAYANIŞMASI

HANDE KARAHAN 
* Yeldeğirmeni Dayanışması forumlarını her Pazartesi saat 20.00’de Duatepe Sokak No:15’te bulunan Don Kişot Sosyal Merkezinde yapıyor. * Açık havada yaptığımız forumlardan sonra mahallede esnaf da olan arkadaşlarımızın kafelerinde bir müddet devam ettirdik forumları. Yeldeğirmeni semti tarihi dokusu olan, mimari yapılarının zenginliğine rağmen atıl bırakılmış, kaderine terk edilmiş birçok yapıyı da barındıran tarihi bir sit alanı. Açıkçası kapalı mekân arayışlarımızı sürdürürken atıl kalmış bu binaları da değerlendirecek şekilde kullansak nasıl olur diye de düşündük ve işin hukuki kısımlarını da dikkate aldığımızda en uygun mekânın Eylül başında girme kararı aldığımız, 25 yıldır boş olan Duatepe Sokak ile Taşlıbayır Sokak’ın kesişiminde yer alan ev olmasına karar verdik.* Forumlara katılanların büyük çoğunluğunu Yeldeğirmeni’nde oturan kişiler oluşturuyor. Kendi yaşam alanlarımızla ilgili durumlardan ülke ve dünya gündemine, bireysel problemlerimizden toplumsal olaylara kadar birçok konuyu konuşuyor, tartışıyor ve hayata geçiriyoruz. Yeldeğirmeni Dayanışması olarak da ilk gündeme aldığımız konu iç bahçeler hariç tek bir yeşil alanı olmayan semtimiz için çocuk parkı inşası faaliyetleri olmuştu. Park yapımı uzun süre gündemimizdeydi, takipçisi olduk ve nihayet semtimizde çocukların oynayabileceği, içinde yeşil alanı, ağaçları, bankları olan parkımıza kavuştuk. Gezi sürecinde kaybettiğimiz arkadaşlarımız için de parka çınar ağacı diktik. Yoğurtçu parkında başlayan çapulcu pazarını mahallemize de taşıdık. Don Kişot işgal evinde de dayanışma pazarının devamı olarak halk gardropları oluşturma planımız var. Mahallede duyduğumuz ve yaşadığımız taciz olaylarını görünür kılmak ve kadın dayanışmasını mahallemizde de güçlendirmek amacıyla gece yürüyüşü yaptık ve mahallenin hemen hemen tüm sokaklarında dolaşarak taleplerimizi haykırdık. Sokaktan, evlerinden birçok kadın da bize katıldı ve alkışlarıyla destek verdi. Açık hava film gösterimleriyle mahalledeki tanışıklıklarımız daha da arttı, beraber üretmenin paylaşmanın keyfini daha da bir hisseder olduk. Ramazan ayında forum alanımızda mahallece kurduğumuz yeryüzü sofraları ve yine Muharrem ayında forum alanımız yanındaki çocuk parkında kaynattığımız, mahalle ve esnafla paylaştığımız aşure ile farklı inançlara, dinlere, dillere sahip insanlarla paylaşmanın güzelliğini yaşadık. İki haftada bir Perşembe günleri ‘enternasyonal forum’ yapılmaya başlandı. Farklı dillerden bu kadar insan bir araya gelince karşılıklı dil öğrenmek için başka yere gitmeye ne gerek var dedik ve bir birimize karşılıklı olarak İngilizce, Almanca, İspanyolca, Fransızca, Türkçe öğretebileceğimiz çalışma gruplarını kurduk. Forumlar ve diğer tüm etkinlikler işgal evi inşaatı tamamlandığında mahallenin istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillenecek ve böylece katı, sınırları belli, bize ne yapmamız gerektiğini tepeden söyleyen mekânlar yerine biz ne istiyoruz? sorusunu sorduğumuzda cevabını bulabileceğimiz canlı mekânlar, yaşam alanları oluşturmuş olacağız. Halk mutfağı, dil kursları, halk gardrobu, sanat atölyeleri, mahalledeki çocuklar ve gençlerin ders çalışabilecekleri etüt odaları, kütüphane, ortak salon evle ilgili konuşulan alanlar arasında.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.