Haftalık Bağımsız Gazete 17 Ocak 2018

Göçün çocukları Kadıköy'de

Almanya’dan Türkiye’ye üniversite öğrenimi için gelen gurbetin çocukları, iki kültür arasında köprü olmayı istiyorlar.

Göçün çocukları Kadıköy'de

Almanya’dan Türkiye’ye üniversite öğrenimi için gelen gurbetin çocukları, iki kültür arasında köprü olmayı istiyorlar.                     
Yıllarca göç hikâyeleriyle büyüyen, Türkiye’de,  yükseköğrenim gören öğrencilerle Almanya’da göçmenlere bakış, orada yaşadıkları ve gelecek planları üzerine konuştuk;
İlknur Öner: Marmara Üniversitesi’nde öğrenciyim. 1960’lı yıllarda dedem Almanya’ya göç etti. Almanya’da ne yapacağımı tam olarak bilemiyordum. Zira, göçmenler açısından eğitimde sıkıntılar sözkonusu. İkinci, üçüncü kuşak arada kalmışlık durumu yaşayabiliyor. Lise bittiğinde bile ne yapacağıma tam karar verememiştim. Almanca bilme avantajını Türkiye’de değerlendirebileceğimi düşündüm. Almanya’ya geri dönersem orada Türkçe öğretmenliği yapma düşüncem de vardı. Çünkü Almanya’da yaşayan göçmenlerimize Türkçe öğretecek öğretmenlere ihtiyaç var. Ama ben Türkiye’de kalmayı düşünüyorum.
Sibel Duruş: 1960’lı yılların ortasında dedem Almanya’ya göçmüş. Dedem geri döndü ama annem, babam, kardeşlerim orada yaşıyoruz. Almanya’da göçmenlere karşı önyargılı bir bakış sözkonusu. Medyada bu konuda olumsuz haberler görülmekte. Kültürlerarası iletişim becerisi geliştirilmeli. Kültürel alışveriş artmalı. Bunun için etkinlikler yapılmalı bence. Almanya’da eğitimde, yaşamda, medyada karşılaşılan sıkıntıları, göçmenlere yaklaşımı bu tür çalışmalarla etkileyebiliriz diye düşünüyorum. Farklı kültürlere sahip olmamız ve çok dil bilmemizi avantaj olarak görüyorum. Bu tür çalışmalarda katkılarımız olabilir.
Dilek Türköz: Dedem madende çalışmış. Babam ise önce madendeymiş sonra kaynak işine devam etmiş. Annem de çalışmış. Hayatımın bir kısmını Türkiye’de geçirme isteği ve buradaki öğretim sistemini tanımak amacıyla geldim. Okul bitince öğretmenlik yapmayı istiyorum. Göçmenlere yönelik önyargılı bakışın azalması için iki kültür arasında etkileşim arttırılmalı diye düşünüyorum.
Tuğba Göğebakan: Biz Türkiye’ye döndük. Almanya’ya ilk yıllarda giden göçmenler çok zorluk çekmişler. Annem babam da çok zorluk çekmiş. Birkaç aile bir evde oturuyorlarmış. Bizler o sıkıntıları çekmediğimiz için şanslıyız. Almanya’da çok güzel anılarımız da var. Komşularımız, arkadaşlarımızla güzel hatıralardı bunlar.
Seda Yılmaz: Annem ve babam Almanya’da bir Türk gecesinde tanışmışlar ve evlenmişler. Üniversiteyi Türkiye’de okuma isteğimi aileme söylediğimde önce şaşırdılar. Kültürlerarası iletişimi arttırmak için bizler de üzerimize düşeni yapmayı istiyoruz.
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.