Haftalık Bağımsız Gazete 23 Ekim 2019

GEZİ RUHU KADIKÖY'DE!

Taksim’den başlayıp bütün Türkiye’ye yayılan Gezi Parkı protestoları 20. gününde polisin sert müdahalesiyle başka bir şekle evrildi.

GEZİ RUHU KADIKÖY'DE!

Taksim’den başlayıp bütün Türkiye’ye yayılan Gezi Parkı protestoları 20. gününde polisin sert müdahalesiyle başka bir şekle evrildi. İstanbul’un birçok noktası Gezi Parkı’na döndü, forumlarla direnişin yönü tartışıldı. En dikkat çeken eylem Taksim Meydanı’nda “durma” eylemi yapan sanatçı Erdem Gündüz’ün performansıydı. Gündüz’ün ardından duran adam ve duran kadınlar tüm meydan ve parkları doldurdu. 
 
Gezi Parkı direnişine en çok destek veren ilçelerin başında Kadıköy’ün geldiği, bir anketle ortaya çıktı. Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’na 15 Haziran günü polisin sert müdahalesinin ardından Kadıköylü’nün desteği artarak sürdü. Aynı gece sokaklara dökülen Kadıköylüler’e Fikirtepe ve Acıbadem’de sert müdahaleler oldu. Sonraki günlerde başta Yoğurtçu, Moda ve Göztepe parkları ile Kadıköy Meydanı, Bağdat Caddesi ve Altıyol olmak üzere birçok merkezde buluşan Kadıköylüler Gezi ruhunu yaşatmaya devam ediyor.
 
Semra ÇELEBİ
Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların sökülmesini engellemek için başlayan ve hükümetin baskı politikalarıyla anti-demokratik uygulamalarına karşı tüm ülkede 20 günlük unutulmaz bir direniş öyküsüne sahne olan Gezi Parkı direnişi 15 Haziran Cumartesi akşamı polisin sert müdahalesiyle sonlandırılmaya çalışıldı. Ancak binlerce insan Gezi Parkı’na yaklaştırılmasa da bulunduğu yerlerde, mahallelerinde, İstanbul’un birçok noktasında farklı eylemlerle direnişini sürdürüyor.
20 gün boyunca başta Gezi Parkı olmak üzere Taksim ve çevresinde, paranın geçmediği dayanışmanın ve paylaşımın hâkim olduğu bir yaşam deneyimine şahit olan binlerce insan, 15 Haziran günü polisin gaz bombalı ve plastik mermili müdahalesiyle karşılaştı. Günlerden cumartesi olması nedeniyle çocuklarıyla, aileleriyle Gezi Parkı’nı dolduranlar bu beklenmedik müdahale karşısında zor anlar yaşadılar. Gazdan kaçıp pastane ve kafeler ile otellere sığınanlara da orantısız güç uygulandı, kapalı mekânlara gaz bombaları atıldı. Ailelerini kaybeden çocukların emanet edildiği Divan Otel’in lobisindekiler, gaz bombalarının yanı sıra copla dövüldü. Çocuklar yoğun şiddetin şahidi ve mağduru oldu. Onlarca insan vücudunun çeşitli yerlerinden biber gazı fişekleri ve plastik mermilerle yaralandı…
 
KADIKÖYLÜLERE FİKİRTEPE VE ACIBADEM’DE MÜDAHALE
Gezi Parkı’ndaki müdahaleyi sosyal medyadan ve alternatif yayın organlarından öğrenen Kadıköylüler de aynı gün akşam saatlerinde sokaklara döküldü. Binlerce insan Bağdat Caddesi, Kadıköy iskelesi ve Altıyol’dan Boğaz Köprüsü’ne doğru yürüyüşe geçti. “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Her yer Taksim her yer direniş” sloganlarıyla, alkışlarla ve ıslıklarla yürüyüşe geçen Kadıköylüler yalnız değildi. Maltepe’den Sarıgazi’ye Anadolu yakasındaki birçok ilçe tepkisini Boğaz Köprüsü’ne yürüyerek gösterdi. Metrobüs yolundan ilerleyen kitleye Acıbadem ve Fikirtepe’de biber gazlı müdahale oldu. Sabaha kadar süren müdahaleler sonrasında binlerce insan oldukları yerlerde protestolarını sürdürdüler, Sarıgazi’den gelen bir grupsa Boğaziçi Köprüsü’nü yürüyerek geçti. Bu gruba da Mecidiyeköy’de jandarma ekipleri müdahale etti.
 
POLİSİN ORANTISIZ MÜDAHALESİNE GENEL GREVLİ CEVAP
Taksim’e çıkmaya çalışanlara polisin sert müdahalesi 16 Haziran Pazar günü gece yarısına kadar sürdü. Pazar gecesi yağan şiddetli yağmurun da etkisiyle gösteriler azaldı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipler Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), bir günlük genel grev kararı aldı. 17 Haziran Pazartesi günü grev kararını uygulayan sendikalar Harbiye’de Agos Gazetesi önünde ve Beyoğlu Tünel’de basın açıklamaları yaparak polisin orantısız müdahalesini protesto ettiler. Greve katılımım yoğun olduğu yerlerden biri de Kadıköy Belediyesi oldu. Kadıköy Belediyesi’nde gün boyunca hizmet üretilmedi.
 
KADIKÖY ESNAFI GREVE DESTEK VERDİ
Kadıköy esnafı da Taksim direnişine ve sendikalar ile
 meslek örgütleri tarafından gerçekleştirilen genel greve destek olmak için kepenk kapattı. Çarşı, Piri Çavuş, Ziyabey ve Osmancık sokaklarındaki bütün esnaflar kepenk kapatma eylemine katıldı. Esnaf, vitrinlere “Her yer Taksim her yer direniş. DİSK-KESK ve diğer meslek odalarının aldığı genel grev kararını selamlıyoruz” yazan kâğıtlar astı.
 
PARKLAR MEYDANLAR GEZİ PARKI’NA DÖNDÜ
17 Haziran Pazartesi günkü genel grevin ardından tüm meydanlar ve parklar Gezi Parkı’na döndü. Taksim Dayanışması’nın da çağrısıyla, herkesin kendi ilçelerindeki parklarda toplanması ve burada düzenlenen forumlarda farklı çözüm yollarının tartışılması kararlaştırıldı. Kadıköy’de her akşam 21.00’de Yoğurtçu, Moda, Göztepe ve Özgürlük Parkı’nda, Caddebostan sahilinde buluşan yüzlerce kişi bu forumlara katılıyor, evlerinde olanlar tencere tava çalarak ses çıkartıyor, Gezi ruhunu yaşatmaya devam ediyor.
 
“DURMAK HATIRLAMAKTIR”
Polisin orantısız güç kullanımına karşılık “orantısız zekâ” kullanan Erdem Gündüz isimli performans sanatçısı, yazar Milan Kundera’nın “Durmak hatırlamaktır” sözünü hatırlatırcasına, “durma” eylemi başlattı. Gündüz, 17 Haziran Pazartesi akşam saat 18.00’de Taksim Metro çıkışında hareket etmeden ve konuşmadan beklemeye başladı. Sessiz eylem kısa sürede sosyal medyada fenomen oldu. Eylemler önce İstanbul’da sonra Türkiye’de ve dünyada yayıldı ve ses getirdi. O günden beri her akşam saat 20.00’de beş dakika durma eylemi yapan yurttaşlar, pasif direnişle tepkilerini ortaya koyuyor. Kadıköy’ün çeşitli noktalarında da yüzlerce duran insan görmek mümkün.
Arkadaşımız Ertuğ Akgün, 18 Haziran Salı günü öğle saatlerinde Altıyol’daki boğa heykeli önünde duran insanlarla konuştu. İşte duran pasif eylemcilerin görüşleri:
 
-Onur ÇARE:
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. Sınıf öğrencisiyim. 15 gündür Taksim’deki direnişin her alanında bulundum; Valide Sultan Camii’ndeki revirden, Beşiktaş’taki çatışmaya kadar her halanda vardım. Bu 15 gün içinde Taksim’de verdiğim sınav yüzünden, finallerimi veremedim. Şimdi bütünlemelerim var, o yüzden Kadıköy’de olmak zorundayım. Saat 11.00’den beri buradayım, gece de sabah 06.30’a kadar burada ilk bekleyen gruptaydım. Durmak yok yola devam diyenlere inat, durarak da adam olunabileceğini gösteriyoruz, duran adama selam olsun.
 
-Alican BİRTEKSÖZ:
Gezi parkındaki yeşillik alanı korumak, insanlara zulmü engellemek, hak ve hukuk olsun istiyoruz. Direnmeye devam, direne direne kazanacağız.
 
-Serpil KURT:
Ben Alican’ın yani duran adamın annesiyim, şimdi öğrendim eylemini. Oğlumla gurur duyuyorum. Eyleme devam, direnişe devam diyorum. Eylemi çok mantıklı buluyorum. Aslında zeki, akılcı bir eylem bence, inşallah güzel ve başarılı bir şekilde devam eder. Oğluma havlu, deodorant ve şapka getirdim. Bunun arkasından birileri daha gelip durur diye düşünüyorum, yani birileri gelir durur devam ederler, umarım sonunda polis gelip dağıtmaz, eylem inşallah amacına ulaşır.
 
EN YÜKSEK KATILIM KADIKÖY’DEN
Gezi Parkı direnişi devam ederken bir gerçek daha ortaya çıktı. KONDA Araştırma Şirketi’nin verilerine göre Taksim direnişine en büyük destek Kadıköy’den geldi. 6-7 Haziran’da Gezi Parkı’ndaki insanlarla yapılan ankete göre eyleme en yüksek katılım yüzde 13’le Kadıköy’den oldu.
Ankete göre eylemcilerin yüzde 31’i ağaçlar sökülmeye başladığı günden beri parkı terk etmedi. Yüzde 79’u hiçbir derneğe üye değil. Yüzde 44.4’ü bugüne kadar hiç eyleme katılmamış. Yüzde 93.6’sı bir grubu temsil etmediğini, sade vatandaş olarak geldiğini söylüyor. Yaş ortalaması 28. Eyleme katılanların yüzde 5’i Gezi Parkı’nın bulunduğu Beyoğlu ilçesinden. En yüksek katılım yüzde 13’le Kadıköy ve yüzde 11’le Şişli’den oldu.
 
CHP’Lİ İBB MECLİS ÜYELERİ TOPBAŞ’A SORDU
CHP İBB Meclis Üyeleri Başkan Kadir Topbaş’a “Başbakanın doğrudan belediye meclisi ve belediye başkanı yetkisinde olan bir konuya müdahale etmesini nasıl karşılıyorsunuz?” diye sordu.
CHP İBB Meclis Üyeleri Dr. Hakkı Sağlam, Serdar Bayraktar, Osman Güdü, Doğan Tekel ve Serdal Kılavuz’un, Topbaş’ın cevaplaması için verdikleri yazılı soru önergesinde şu sorular yer aldı:
-Başbakanın doğrudan belediye meclisi ve belediye başkanı yetkisinde olan bir konuya müdahale etmesini nasıl karşılıyorsunuz?
-Yerel yönetimleri güçlendirmek, yetkilerini arttırmak yerine konulan bu uygulama sizce ileri demokrasi uygulaması mıdır?
-Halka rağmen plan değişikliği uygulamasının gerekçesi nedir?
-Gezi parkındaki plan dışı uygulamalara ilişkin izinler kim tarafından verilmiştir?  Ruhsat (izin) tarih ve sayısı nedir? Ruhsat (izin) kim adına düzenlenmiştir?
-İstanbul 6. İdare Mahkemesi Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun Topçu Kışlası yapılmasına onay veren kararının yürütmesinin durdurulması kararı hangi tarihte idareye tebliğ edilmiştir? Bu karar üzerine yapılan işlemler nelerdir?
-Taksim’in yayalaştırılması, Gezi Parkı’nın yıkımı ve yapılaşmaya açılması konusunda açılan başka dava var mıdır? Varsa hangi mercidedir? Dosya numarası nedir? Her dereceden verilen karar (yürütmenin durdurulması dahil) nedir?
-İstanbul’u yöneten seçilmiş belediye başkanı olarak eylemlerin başlamasından bu yana herhangi bir açıklamanızın olmamasının gerekçesi nedir?
-Yoğun halk hareketliliğinin olduğu Taksim’de yeşil alanı kapsayan Gezi Parkı’nın bugün olduğu gibi korunması için hangi önlemleri almayı düşünüyorsunuz?
 
BAŞKAN ÖZTÜRK’TEN BAŞBAKAN’A VİDEOLU CEVAP
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir televizyon programında yer alan konuşmasını yalanladı. Başbakan’a bir video çekimiyle cevap veren Başkan Öztürk, Başbakan’ın iddialarını araştırdığını belirterek şunları söyledi:
“Sayın Başbakan’ın Kadıköy Suadiye’de yatılı okuyan Kur’an Kursu öğrencilerinin bir bakkala gittiklerinde istedikleri malın verilmediğini ve kendilerine hakaret edildiğini söylemesi üzerine Suadiye’deki Kur’an Kursu’na gittim. Oradaki yöneticilerle görüştüm; böyle bir olayın yaşanmadığını belirttiler. Bunun üzerine Erenköy’deki Kur’an Kursu’na gittim; oradakiler tam tersine yurttaşların kendilerine yardımcı olduğunu, hatta ücretsiz mal verdiklerini söylediler. Miraç Kandili günüydü Müftü Bey’e gittim, kendisine de aynı şeyi sordum. Müftü Bey, böyle bir olayın kendisine intikal etmediğini söyledi; hatta Kur’an Kurslarıyla ilgilenen Müftülük yöneticisini aradı ve ona da böyle bir bilginin ulaşmadığını teyit etti. Böyle bir olayın cereyan etmediği çok açıktır. Ancak velev ki böyle bir olay yaşanmış olsun, bir kişinin yapmış olduğu böyle bir densizliğin bütün Kadıköy’e ve topluma mal edilmesi ve böyle bir yayında söylenmesi ne kadar doğrudur? Kadıköy tam bir özgürlükler ilçesidir. Burada herkes yaşamını, dilini, dinini ve kültürünü, her şeyini çok rahat yaşıyor. Bunu Sayın Başbakan da bütün Türkiye de biliyor. O bakımdan bunu Kadıköylüler adına açıklama gereği duydum.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.