Haftalık Bağımsız Gazete 28 Kasım 2020

'GEZİ PARKI PARK OLARAK KALSIN'

Hükümetin baskıcı politikalarına karşı tepkisini tencere, tava, ıslık ve alkışlarıyla sokaklarda gösteren Kadıköylü de Taksim direnişinin en büyük destekçisi oldu.

'GEZİ PARKI PARK OLARAK KALSIN'

2 KİŞİ ÖLDÜ, 5 BİN KİŞİ YARALANDI
Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve sonrasında Türkiye geneline yayılan direniş sırasında polis saldırısı sonucu, 29 Mayıs’tan bu yana ağır bir bilanço ortaya çıktı. Tabip odaları ve hekimlerden alınan bilgilere göre hazırlanan rapor, 4 Haziran saat 21.00’e kadar elde edilen verilerden oluşuyor.
Buna göre Gezi Parkı eylemlerinin bilançosu şöyle:
İstanbul: 880 kişi hastanede, 625 kişi gönüllü revirlerde tedavi edildi. Toplam bin 505 yaralı. 12 ağır yaralı, 1 ölü. Yoğun bakım 5, hayati tehlike 2 kişi, 5 kişi ise kör oldu.
Ankara: 788 hastanede, 300 gönüllü revirlerde toplam bin 88 yaralı. Ağır yaralı 19, ağır yaralılardan 6 kafa travması, 3 görme kaybı, 1 kişinin durumu kritik.
İzmir: 800 yaralı, 2 ağır yaralı.
Antakya: 1 ölü.
Adana: 117 yaralı, 5 ağır yaralı, 5 kafa travması.
Eskişehir: 300 yaralı, 3 ağır yaralı, 2 yoğun bakım, 1 kafa travması.
Muğla: 50 yaralı, 1 ağır yaralı, 1 görme kaybı riski.
Bursa: 2 yaralı.
Balıkesir: 155 yaralı.
Kocaeli: 10 yaralı.
Antalya: 150 yaralı, 1 ağır yaralı, 1 kişi gözünü kaybetti.
12 ilde daha yaralıların olduğu bildirildi. Rakamlar daha sonra açıklanacak.
Toplam 4 bin 177 kişi yaralı, 2 kişi yaşamını yitirdi ve 43 kişi ise ağır yaralı.
 
“GEZİ PARKI PARK OLARAK KALSIN”
İki yıldır Taksim için mücadele eden Taksim Dayanışması, 5 Haziran Çarşamba günü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile görüştü. Görüşme sonrası yapılan açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:
“27 Mayıs 2013 tarihinde saat 22.00 sularında Taksim Gezi Parkı’nın fiilen yıkılması girişimi sonrası yaşanılan toplumsal duyarlılık karşısında hükümetin izlediği polis şiddeti nedeniyle başta Taksim İstanbul olmak üzere bütün yurtta, yurttaşlar demokratik tepkilerini ortaya koymaktadır.
Öncelikle hayatını kaybeden Abdullah Cömert ve Mehmet Ayvalıtaş’ın ailelerinin acılarını paylaşıyor, yaralanan binlerce yurttaşımıza acil şifa dileklerimizi iletmek istiyoruz.
Ne yazık ki, toplumun demokratik ve insan hakkı eksenli taleplerinin barışçıl ve demokratik şekilde ortaya konmasına karşı iktidar şiddet, baskı ve yasakçı politikalarına devam etmektedir. Tek bir yurttaşımızın burnunun kanamadığı, gerilimlerin ortadan kalkarak demokratik taleplerin dillendirilebildiği bir toplumsal iklime bir an önce kavuşmak için yoğun çaba harcadığımızın bilinmesini isteriz.
Bu nedenlerle; Taksim Dayanışması olarak aşağıdaki taleplerin Hükümet tarafından bir an önce yerine getirilmesi için somut adımların atılmasını bekliyoruz.
-          Gezi Parkı, Park olarak kalmalıdır. Taksim Gezi Parkına Topçu Kışlası adı altında ya da başka herhangi bir yapılaşma olmayacağını, projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklamanın yapılmasını, Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasına ilişkin girişimlerin durdurulmasını,
-          Taksim Gezi Parkı’ndaki yıkıma karşı direnişten başlayarak halkın en temel demokratik hak kullanımını engelleyen, şiddetle bastırma emrini veren, bu emri uygulatan ve uygulayan, binlerce, insanın yaralanmasına, iki yurttaşımızın ölmesine neden olan sorumlular, başta İstanbul, Ankara, Hatay Valileri ve Emniyet Müdürleri olmak üzere tüm sorumluların görevden alınmasını, Gaz bombası ve benzeri materyallerin kullanılmasının yasaklanmasını,
-          Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için gözaltına alınan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, haklarında hiçbir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılmasını,
-          1 Mayıs alanı olan Taksim ve Kızılay başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarımızda, kamusal alanlarımızda toplantı, gösteri, eylem yasaklarına ve fiili engellemelere son verilmesini; ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını TALEP EDİYORUZ.
Bunun yanı sıra; 27 Mayıs 2013 saat 22.00′dan bu yana ülkemizin meydanlarında, caddelerinde, sokaklarında ve tüm kamusal alanlarında yükselen tepkilerinin içeriğinin, ruhunun, beklentilerinin, taleplerinin yetkililer tarafından fark edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşananları “marjinallikle” açıklamaya çalışmak görmezlikten gelmek anlamına gelir. Gezi Parkına müdahale ile simgeleşen iktidar anlayışının yurttaşlarımızda “yaşam tarzına ve inançlarına müdahale ve hor görülme” biçiminde algılandığı ve buna kadını, erkeği, genci, yaşlısı ile büyük bir toplumsal tepki gösterdikleri; “biz varız, buradayız ve taleplerimiz var” biçiminde yanıt verdikleri görülmektedir.
Yükselen bu tepkinin içeriğinin; “Başta 3. Köprü, 3. Havaalanı, Kanal İstanbul, AOÇ ve HES’ler olmak üzere ekolojik değerlerimizin talanına ve güncel olarak Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısına ilişkin itirazların, ülkemize ve bölgemize ilişkin savaş siyasetine karşı duruşun ve barış talebinin, alevi yurttaşlarımızın hassasiyetlerinin, kentsel dönüşüm mağdurlarının haklı taleplerinin, kadınların bedenleri üzerinde denetim kuran muhafazakar erkek politikalarına karşı yükselen sesin, üniversite, yargı ve sanatçılar üzerindeki baskılara karşı direncin, başta Türk Hava Yolu işçileri olmak üzere tüm emekçilerin hak gasplarına karşı taleplerinin, tüm cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı mücadelenin, yurttaşların eğitim ve sağlık hakkına ulaşımının önündeki tüm engellerin kaldırılması istemleri” olduğunu iktidar sahiplerine iletmek istiyoruz.
  
ŞİMDİ SIRA HAYDARPAŞA GARI’NDA
Taksim Gezi Parkı’na Topçu Kışlası ve AVM yapılmasına engel olmak için başlayan hareket İstanbul’daki “kentsel dönüşüm” adı altında yapılan diğer yanlış uygulamaları gündeme getirdi. Tarihi Kuşdili Çayırı’na AVM yapılmasını protesto eden Kadıköy halkının tepkisini gören İstanbul Büyükşehir Belediyesi, projeyi değiştirse de yurttaşlar bunu yeterli bulmuyor. AVM projesinin tamamen iptal edilmesini ve Kuşdili Çayırı’nın halkın vakit geçirebileceği bir parka dönüştürülmesini istiyor.
Bir başka proje olan Haydarpaşa Garı ve çevresinin turizm ve konaklama merkezine dönüştürülmesi de rahatsızlıklardan bir diğeri. Haydarpaşa Garı’nın otele dönüştürülmesi, halkın bir tarihi alandan daha uzaklaştırılması anlamına geliyor. Bu nedenle Kadıköylü Haydarpaşa Garı’nın gar işlevini devam ettirmesini ve projenin iptal edilmesini istiyor. Yurttaşlar İstanbul hakkında kararlar alınırken söz sahibi olmak istiyor.
 
GEZİ DİRENİŞÇİLERİN İHTİYAÇ LİSTESİ
Günlerdir Taksim Gezi Parkı’nda sabahlayanlar gazetemize bir ihtiyaç listesi iletti. İşte direnişçilerin ihtiyaçları:
-          Çadır
-          Çadır matı
-          Su
-          Plastik çatal, bıçak, bardak
-          Battaniye, kilim
-          Büyük şemsiye
-          Süt, limon
-          Çay-kahve makinesi
-          Su sebilleri
-          Çöp torbaları
-          Yağmurluk

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.