Haftalık Bağımsız Gazete 21 Ekim 2018

Gazhane için yanıt yok

2010 yılının sonlarına yaklaşırken bu yılın kentimiz açısından en önemli olayı olan “Avrupa Kültür Başkenti” etkinliklerinin ne kadar etkili olduğunu ve nasıl bir iz bıraktığını geçen haftaki...

Gazhane için yanıt yok

Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’ndan
GAZHANE İÇİN YANIT YOK

Gazete Kadıköy olarak geçen hafta manşetimize taşıdığımız ‘2010 Avrupa Kültür Başkenti Kadıköy’ü Teğet Geçti’ haberimize Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’ndan cevap geldi.

 


2010 yılının sonlarına yaklaşırken bu yılın kentimiz açısından en önemli olayı olan “Avrupa Kültür Başkenti” etkinliklerinin ne kadar etkili olduğunu ve nasıl bir iz bıraktığını geçen haftaki manşetimizde eleştirel bir yaklaşımla işlemiştik. “2010 Avrupa Kültür Başkenti Kadıköy’ü Teğet Geçti” başlığıyla manşete taşıdığımız haberimizde, 2008 yılından beri yaşanan gelişmeleri aktarmış, oldukça büyük bütçeli bu çalışmayla Kadıköy’de yapılanlar ve yapılmayanları; Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Prof. Dr. Deniz İncedayı ve proje sahibi Sakine Çil ile konuşmuştuk. Avrupa Kültür Başkenti (AKB) Ajansı’na da sorularımızı yöneltmiş ancak “yoğunluk” gerekçesiyle haberimiz yayına hazırlanan kadar yanıtları alamamıştık ve manşet haberimizde bu soruları Kadıköylüler ve İstanbullular adına “Yanıt Bekleyen Sorular” başlığıyla yeniden sormuştuk. İstanbul 2010 Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç bu hafta e-posta aracılığıyla sorularımıza yanıt gönderdi. Ancak Kadıköylülerin en çok merak ettiği “Hasanpaşa Gazhanesi’ne ne olacağı” sorusu yine yanıtsız kaldı. En kısa zamanda, Avrupa Kültür Başkenti projeleri kapsamında bir kültür sanat merkezi olarak yeniden hayata geçirilmesi planlanan Gazhane ile ilgili sorularımıza da yanıt alacağımızı umarak Ajans adına sorularımızı yanıtlayan Avdagiç’in cevaplarını özetleyerek yayımlıyoruz.

-AKB Ajansı olarak, 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul'un kültür başkentine yakışır bir yıl geçirdiğini düşünüyor musunuz?
Görsel sanatlardan geleneksel sanatlara, sahne ve gösteri sanatlarından müzik ve operaya 14 disiplin altında 580 projeye imza attık. Bir yıl boyunca 9 bini aşkın etkinlik İstanbullularla buluştu. Kabul etmek lazım ki, bunlar telaffuzda bile dile zor gelen rakamlar.
Rakamlar keyifli ancak değerlendirme için tam da yeterli veriler değil. Yola çıkarken önümüze İstanbul'un uluslararası kültür-sanat ajandasındaki öneminin artırılması, kültürel miras değerlerimizin geleceğe taşınması ve Avrupa’nın gündemindeki öneminin artırılması, şehrin tüm ilçelerinde sanatsal etkinlikler düzenleyerek, İstanbulluların kültürel ve sanatsal faaliyetlerden daha yaygın ve dengeli bir şekilde faydalanmalarının sağlanması, yaratıcı kültür endüstrileri alt yapısının oluşturulması, gençlerin ve genç sanatçıların yaratıcılığa teşvik edilmesi, kentlilik bilincinin gelişmesi gibi hedefler koyduk. Bu noktada Ajans olarak hedeflediğimiz pek çok konuda öngördüğümüz noktalara ulaştığımızı memnuniyetle söyleyebiliyoruz.

-Programda bulunan bütün etkinlikler yıl içinde yapılabildi mi? Yoksa aksamalar yaşandı mı?
Yetki ve sorumluluklar noktasında farklı kurum ve kuruluşların içinde yer aldığı ve birbiriyle yeterince işbirliği yapmadığı çok az sayıdaki bazı projelerde, Ajansımızın bütün çabalarına rağmen ve bizden kaynaklanmayan nedenlerle bazı aksilikler yaşanmadı değil. Ama bunlardan ders alarak kendimizi git gide güçlenen sistemli bir yapıya döndürmeyi başardık.

-Anadolu Yakası olarak, kültür başkenti faaliyetlerinden çok fazla yararlanamadık. Neden çoğu etkinliğin merkezi olarak Avrupa Yakası seçildi? İstanbul'un tek opera binasına sahip Kadıköy'de neden "Avrupa Kültür Başkenti" etkinliklerine pek yer verilmedi?
Her zaman söylediğimiz bir şey vardı; bu yıl biz etkinlikleri bütün şehre yayacağız, şimdiye kadar gerçekleşen Beyoğlu, Nişantaşı arasında kalmayacak kültür-sanat. Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalara örnek vermek gerekirse en başında tabii ki Görsel Sanatlar Yönetmenliğimizin hayata geçirdiği “Taşınabilir Sanat” projesini gösterebiliriz. Bu proje kapsamında toplamda, içlerinde Ümraniye, Kartal ve Tuzla’nın da yer aldığı, 30 ilçede çağdaş sanat sergileri gerçekleştirdik. İstanbul’un ilk kent müzesi örneğini oluşturan “Adalar Müzesi”ni, Büyükada’da ziyarete açtık. Bir başka örnek, İstanbul 2010 Chopin Piyano Haftaları projemizin ilk etkinliği, Kadıköy Süreyya Opera’sında başladı. Kent Kültürü Yönetmenliğimizin projeleri arasında yer alan “İstanbul Avrupalı Kardeşleriyle Buluşuyor” ve “Kültür Yöneticileri Formasyon Programı” projelerimize, Anadolu yakasındaki ilçe yerel yönetimlerin büyük ilgi ve katılımları oldu. Bizim için çok anlamlı ve geçtiğimiz günlerde ikinci tekrarı gerçekleştirilen Haydarpaşa etkinliklerimiz, Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği, Çılgın Sanat, Arp İle Her Telden, Minifest, Dans Platform İstanbul ve 15 Sergi 15 Seminer, İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali, Şile Feneri, Pendik Uluslararası Geleneksel Sanatçılar Buluşması gibi proje ve etkinliklerimiz, Anadolu yakasında gerçekleştirdiğimiz güzel örneklerden sadece birkaçıdır.

-Haydarpaşa yangınıyla ilgili ne düşünüyorsunuz? AKB kapsamında buranın onarımı için bir bütçe ayrıldı mı?
Böylesine güzel bir kentin, “Avrupa Kültür Başkentliği” unvanıyla anıldığı bir yılda, Ajansımızın iletişim ve tanıtım çalışmalarında da ön plana çıkardığı, şehrimizin en önemli mimari miras yapılarından birinde meydana gelen yangının, ilk duyulduğu anlardan başlayarak, durumun daha da vahim bir hal almaması için hepimiz nefeslerimizi tuttuk. “Yangının neresinden dönseniz kârdır” lafı, belki ilk kez böylesine ete kemiğe büründü ki hâlâ bugün burada, bu görkemli yapı altında bir arada bulunabiliyoruz. Kültür Bakanımızın da ifade ettiği gibi, Haydarpaşa Garı kısa süre içerisinde eski haline getirilecek ve İstanbul’umuzun bu eşsiz simgelerinden biri olan Gar, kentimiz var oldukça bizlere geçmişin tatlı nostaljisini yaşatacak.

-Sizce tüm İstanbullular kültür başkenti etkinliklerinden haberdar oldu mu ve faydalanabildi mi?
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti, başından itibaren halkın da desteğini alan bir proje oldu. İstanbullular, baştan sona işin içinde oldukları için haberdar olmamaları gibi bir durum söz konusu olamaz. 2008'de başladığımız ve sonuna geldiğimiz İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti sürecinde, yüzlerce proje müellifimizle, yüzlerce proje ortağımızla ve etkinliklerde yer alan yüzlerce sanatçımızla birlikte, İstanbul’un her köşesine değer katmaya çalıştık. Çalışma programımız kapsamında gerçekleştirdiğimiz 9 bini aşkın kültür-sanat etkinliğimiz, 10 milyonu aşkın bir izleyici kitlesi tarafından takip edildi. 32 değişik ülkede, Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’u ve ülkemizi tanıtmak amacıyla, 183 etkinliğe katıldık. Kültür ve sanat alanındaki projelerimiz kapsamında, 760 sergi, 1584 konser ve dinleti, 1130 tiyatro, gösteri ve performansa imza attık. Halkımızın bize verdiği destekle, Avrupa Birliği yetkili kurulları tarafından İstanbul’a verilen bu unvanı layığı ile taşıdığımıza inanıyoruz.


Semra ÇELEBİ
 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.