Haftalık Bağımsız Gazete 25 Mayıs 2020

Eylül iki ustayı daha aldı yanı başımızdan…

Oyunculuğu ve sesiyle gönlümüzde taht kurmuş Tuncel Kurtiz ile tiyatro eğitmenliği ve yazarlığıyla tanınan Turgut Özakman birer gün arayla veda ettiler...

Eylül iki ustayı daha aldı yanı başımızdan…

Bizi biz yapan değerler Eylül’de yere düşen sarı yapraklar gibi bir bir düşüyor toprağa… Oyunculuğu ve sesiyle gönlümüzde taht kurmuş Tuncel Kurtiz ile tiyatro eğitmenliği ve yazarlığıyla tanınan Turgut Özakman birer gün arayla veda ettiler ölümlü dünyaya…
 
Semra ÇELEBİ
 
Önce Yılmaz Güney’in en sıkı dostu olarak gördük beyazperdede, sonra sahnede… Gün geldi o gür sesiyle okuduğu şiirler başucu kitaplarımız oldu. Evlerin oturma salonlarının başköşesini kaplarken beyazcam, o en kaliteli dizilerin de vazgeçilmeziydi. İnsanlar “yeter artık” diyerek sokaklara çıktığında, gençlere selamını göndermeden duramadı; müzisyenler tutuklanırken o, sahneden destek şiirleri okudu. Hiç yılmadı hiç vazgeçmedi. Tüm yaşamı boyunca haksızlıkların karşısında ses çıkartmaktan korkmayan bir sanatçı oldu.
Tuncel Kurtiz 27 Eylül Cuma sabah saatlerinde Etiler’deki evinde 77 yaşında yaşamını yitirdi. Ölümsüz ustalar katında yerini alan sanatçının yaşamı da yaptıkları gibi dolu doluydu.
 
O DA HAYDARPAŞA’LIYDI
Tuncel Kurtiz, 1 Şubat 1936 tarihinde İzmit’in Bahçecik nahiyesinde dünyaya geldi. Babası Hamdi Valâ Kurtiz Selanik doğumlu bir Türk bürokratı, annesi Müfide Kurtiz Boşnaktı. Sezgin ve Rengin adında iki kardeşi olan Kurtiz, bürokrat babasının görevi gereği ilkokulu sekiz farklı şehirde bitirdi. Ortaokulu Edremit’te okudu. Yine farklı şehirlerde devam ettiği lise hayatını Haydarpaşa Lisesi’nde sonlandırdı. Üniversitede kısa bir süre hukuk fakültesinde, daha sonra ise İngiliz filolojisi, felsefe, psikoloji ve sanat tarihi bölümlerinde okudu; ancak hiçbirinden mezun olmadı. İlk işi, İETT’de ışık kontrolörlüğü oldu.
Oyunculuğa tiyatro ile başlayan Kurtiz, ilk olarak 1958  yılında, Haldun Dormen Tiyatrosu’nda sahne aldı. Yurt içi ve yurt dışında pek çok tiyatroda sahne alan başarılı oyuncu, Şeyh Bedrettin Destanı, Keşanlı Ali Destanı, Devr-i Süleyman gibi pek çok tiyatro oyununda rol aldı. 1964 yılında rol aldığı ve Orhan Günşiray‘ın yönettiği ”Şeytan’ın Uşakları” adlı sinema filmi ile beyazperdeye adım atan Kurtiz, sinemadan da bir daha kopmadı. Yılmaz Güney‘in “Sürü”, “Umut” ve “Duvar” gibi efsanevi filmlerinin de aralarında yer aldığı 100’e yakın filmde rol aldı. Türkiye sinema tarihinin diğer klasiklerinden Tunç Okan filmi “Otobüs”, Erden Kıral imzalı “Kanal” gibi filmlerde rol aldı. 1981 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Senaryo Ödülü”nü Nurettin Sezer ile kaleme aldığı “Gül Hasan” filminin senaryosuyla kazandı.
 
GÜNEY ÖLDÜ MEMLEKETE KÜSTÜ
12 Eylül 1980 darbesi sonrasında Yılmaz Güney‘in ölümüyle memleketine küsüp yurt dışında yaşamaya başladı. İsveçABD ve Almanya’da tiyatro kariyerini başarıyla sürdüren, yabancı tiyatro ve sinema projelerinde yer alarak yeteneğini ispatlayan sanatçı Türkiye’ye 90’larda tekrar döndü.
Tuncer Kurtiz’in genç nesiller tarafından tanınması ise son yıllarda oynadığı TV dizileri sayesinde oldu.  “Alacakaranlık”, “Hacı” adlı dizilerde rol alan Kurtiz, özellikle “Asi” ve “Ezel” adlı dizilerle beraber popülaritesini büyük oranda arttırdı. Ezel adlı dizide canlandırdığı “Ramiz Dayı” karakteri o kadar fazla sevildi ki adına fan kulüpleri kuruldu, filmde seslendirdiği replikler dillerden düşmez oldu.
Ekim 2011’de 48. Altın Portakal Film Festivali’nde “Yaşam Boyu Onur Ödülü” verilen Kurtiz son olarak “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde Şeyhülislam Ebu Suud karakterini canlandırıyordu.
Menend Kurtiz ile evli olan Aslı adında bir kızı ve Mirza adında bir oğlu bulunan Tuncel Kurtiz, 27 Eylül 2013 tarihinde İstanbul Etiler’deki evinde düşerek başını çarpması sonucu 77 yaşında hayata veda etti.
 
BİR EYLÜL GÜNÜ DOĞDU BİR EYLÜL GÜNÜ ÖLDÜ
Pek çok sanatçının ve sevenlerinin katılımıyla Harbiye Muhsin Ertuğrul sahnesinde Tuncel Kurtiz’e veda töreninin yapıldığı sırada bir acı haber daha geldi. Tiyatro eğitmeni-yazar Turgut Özakman da Kurtiz’in hemen ardından bu dünyaya veda etti.
Turgut Özakman’ı kamuoyu “Şu Çılgın Türkler” kitabı ile tanıdı. Ankaralı olan Turgut Özakman 1 Eylül1930 tarihinde doğdu. Ankara Hukuk Fakültesi mezunuydu. Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsünü bitiren Turgut Özakman, Devlet Tiyatrosu’na dramaturg olarak girdi. Turgut Özakman, TRT’de Merkez Program Daire Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı, Devlet Tiyatrolarında Genel Müdür Başyardımcılığı ve 1983-1987 yılları arasında Genel Müdürlük yaptı.
Radyo Televizyon Yüksek Kurulu’nda 1988-1994 yılları üyelik ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulunan Turgut Özakman, uzun yıllar Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde kadrolu öğretim görevlisi olarak çalıştı ve Dramatik Yazarlık dersleri verdi. Nisan 2002’de Eskişehir Belediye Başkanlığı, açtığı ikinci tiyatroya ‘Turgut Özakman Sahnesi’ adını verdi.
2005 yılında piyasaya sürülen, 50 yıla yakın bir sürenin emeği olan ve Kurtuluş Savaşı’nı romansı bir dille anlatan “Şu Çılgın Türkler” adlı belgesel-romanı, Uğur Dündar’a göre cumhuriyet tarihinin en çok satan kitabı oldu. Haftalarca çok satanlar listelerinde ilk sırada kaldı. Evli olan Özakman’ın üç çocuğu ve dört torunu vardı.
 
KURTİZ: “UMUTSUZLUK ARTIK UMUT OLMUŞTUR”
Tuncel Kurtiz en son kadim dostu Yılmaz Güney adına 31 Mart 2012’de CKM’de açılan serginin açılışı için Kadıköy’e gelmişti. Birlikte rol aldıkları Umut filminin gösteriminin adından yapılan panelde konuşmuştu.
Gazeteci Gürhan Hacır’ın moderatörlüğünde yapılan söyleşide Tuncel Kurtiz, Umut filminin 42 yıl sonra hala güncelliğini koruduğuna dikkat çekip şunları söylemişti: “Yılmaz benim çok eski dostumdur. 21 yaşında bir öykü yazdı ve büyük komünist oldu. Hayatımız Komünizmle Mücadele Dernekleri ile mücadeleyle geçti. Bu filmde görüyorsunuz cinler var. Ama hâlâ cinler var ekranlarda. Umutsuzluk bir umut haline gelmiştir artık. Film çok günceldir.”
Tuncel Kurtiz, Yılmaz Güney’le son telefon konuşmasını da anlatmıştı: “Yılmaz’ın bana son sözleri şu oldu: ‘İhtiyar, midemin yarısını aldılar. Bundan sonra daha ekonomik yaşayacağız demektir. Kimseye söylemeden ilk sen duy istedim. Senin için senaryo yazıyorum.’ Son nefesine kadar yazdı, sinema ve halkı için yaşadı.” 
 
ŞEHİR TİYATROLARI’NDAN ÖZAKMAN İÇİN BAŞSAĞLIĞI
İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hilmi Zafer Şahin, öğretmeni Turgut Özakman için bir başsağlığı mesajı yayınladı. Şahin mesajında şunları söyledi: “Çağdaş Türk Tiyatrosu’nun kurucu adlarından Turgut Özakman’ın ölümünden büyük üzüntü duyduk. Tiyatromuzdan ‘Ocak’ adlı oyunu sahnelenen Turgut Özakman önemli ve değerli bir yazar olmanın ötesinde iletişim dünyasına ve tiyatro eğitimine büyük katkılar sağladı. Tiyatromuzun unutulmayacak adları arasında yer alacak olan değerli öğretmenim Turgut Özakman’ın anıları ve katkıları önünde saygıyla eğiliyorum. Tiyatro’ya emek veren meslektaşlarımızın ve tiyatroseverlerin başı sağolsun.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.