Haftalık Bağımsız Gazete 18 Kasım 2018

Ekibini topla, heyecanı yaşa!

Heyecan seven Kadıköylüler, “gerçek zamanlı evden kaçış oyunları”nı sevdi. Sanal ortam oyunlarının gerçek hayata taşınmasını esas alan bu konsept, oyuncuları hem eğlendiriyor hem sosyalleştiriyor

Ekibini topla, heyecanı yaşa!

Heyecan seven Kadıköylüler, “gerçek zamanlı evden kaçış oyunları”nı sevdi. Sanal ortam oyunlarının gerçek hayata taşınmasını esas alan bu konsept, oyuncuları hem eğlendiriyor hem sosyalleştiriyor 

 

Gökçe UYGUN
Bir arkadaşımla beraber gecenin bir vakti, Kadıköy’ün merkezi bir sokağında, bir iş hanının önündeyim. Saatlerimiz 22.00’yi gösterdiğinde kapıdan içeri giriyoruz, ikinci kata çıkıyoruz. Bizi bekleyen kimse yok. Uzaktan bir sistemle açılan kapıdan içeri giriyoruz, kapı yeniden kilitleniyor ardımızdan. Kurguya göre; temsili bir bankadayız, biz de sözde soyguncularız. Görevimiz de 1 saat içinde polise enselenmeden soygunu yapıp kaçmak. Bunun için de; mekânın içine ustaca yerleştirilmiş şifreleri doğru çözebilecek kıvrak zekâ, analiz yeteneği, hız ve sakinlik gibi pek çok yeteneğe ihtiyacımız var. Ekip arkadaşımla elimizden geleni yapsak da 1 saat sonrasında Başarlı olamadığımızı polisin şu anonsuyla anlıyoruz; “Etrafınız sarılı, ellerinizi kaldırın ve bankadan çıkın!”
Siz okurlarımız için deneyimlediğim bu macera, başta Kadıköy olmak üzere İstanbul ve hatta tüm Türkiye’de hızla yayılan yeni bir eğlence anlayışı. Bu yeni akımı, “gerçek zamanlı evden kaçış oyunları” diye özetlemek mümkün. “Cep telefonlarında ve bilgisayarlarda oynanan oyunların gerçek hayata aktarılmış hali” de diyebilirsiniz. Sistem şöyle işliyor: Gerçek zamanlı ve gerçek insanlarla/arkadaşlarınızla birlikte bir senaryo içerisinde yer alıyorsunuz. İpuçları yardımıyla bulmacaları çözüp, kilitleri açmanız gerekiyor. Konseptler değişse de genel olarak ipuçlarını takip ederek 1 saat içinde evden çıkmış olmanız gerekiyor oyunu kazanabilmek için.
 
UZAKDOĞU’DAN KADIKÖY’E
Evden/Odadan kaçış konseptini bulan kişi Japonya’da bir eğlence şirketinin sahibi Takao Kato. 2008’de Uzakdoğu’da yükselen bu trendin Türkiye sınırlarına ulaşması da uzun sürmedi. İstanbul’a ilk olarak Avrupa yakasına 2014 Mayıs’ında IsTrapped ile gelen ve hızla yayılan yeni trendi, Anadolu yakasına taşıyanlar ise Kadıköylü üç girişimci arkadaş; Deniz Aksoy, Levent Ertürk ve Ali Tığılı.
Eylül ayında Tuzak’ı kuran ekipten Deniz Aksoy ile konuşuyoruz. Kendilerinin bu alandaki Türkiye’nin ikinci firması olduklarını anımsatan Aksoy, “Bizden sonra onlarcası açıldı. Şimdi Türkiye genelinde İzmir, Ankara gibi büyük iller dışında, Isparta, Van, Afyon gibi kentler de dâhil 250’ye yakın firma var. Bu rakam Kadıköy’de 30 civarı” bilgisini veriyor. İlk açıldıklarında “Acaba bu iş tutar mı” diye düşünmüşler, sonrasını Aksoy anlatıyor; “İlk seanslarımıza ilgi çok yoğun oldu. Bu oyun insanların o kadar hoşuna gidiyor ve ‘oyun’u o kadar içselleştiriyorlardı ki, odadan çıkınca bileklerini kolonya ile ovmak durumunda kalıyorduk…”
 
KADIKÖYLÜ HEYECAN SEVİYOR!
Şimdi, Tuzak’ta haftanın 7 günü birer saatlik 10 seansta oyun oynanıyor ve doluluk yüzde 100 oranında. Deniz Aksoy, bu ilgiyi “Kadıköy’de müthiş bir ilgi var. Düşünsenize oyuna girmeden beş dakika önce Kadıköy’ün bir sırdan bir mahallesinde sıradan bir sokağında, hayatın sıradan akışı içinde bulunurken, bizim kapımızdan içeri girdikten sonra, bir saatliğine bambaşka bir dünyaya girmek, bir macera filminde gibi hissetmek mümkün.” sözleriyle aktarıyor.
Burada oynanan oyunların her bir saniyesi kontrol panelinden Tuzak ekibince izleniyor. Bunun amaçlarından ilki oyuncuların güvenliğini sağlamak. Olası bir acil duruma ekip hemen müdahale edebiliyor. Diğer amaç da oyun çıkışı katılımcılarla sohbet... Deniz Aksoy devam ediyor; “Oyuncularla, oyun üzerine sohbet ediyoruz. Kazananlar elbette mutlu oluyor ama kazanamayanların bazıları kırılgan bir ruh halinde oluyor, ağlayanı bile gördüm. ‘Üzülmeyin, bu sadece bir oyun’ desek bile nafile. Hâlbuki bu bir zeka testi değil! Bizim uydurduğumuz şifreler. Film klişelerinden çok yararlanıyoruz; ‘uzanamadığın bir objeyi tel yardımıyla almak, araba çalmak isteniyorsa, anahtar güneşliktedir’ gibi…”
Deniz Aksoy, sektörün doyum noktasına ulaştığına da dikkat çekerek, “Düşük fiyat genelde düşük kaliteyi de beraberinde getiriyor. Merdivenaltı firmalar var maalesef. Ucuz bir daireyi ucuz eşyalarla döşeyip oyun oynatıyorlar. Gerekli güvenlik önemleri de alınmıyor” uyarısında bulunuyor.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.