Haftalık Bağımsız Gazete 19 Temmuz 2019

CHP'liler Topbaş'a sordu;

Haydarpaşa ve çevresini “ticaret ve turizm alanı” yapacak olan “Haydarpaşa Garı ve Liman Dönüşüm Projesi”ne projesine tepkiler sürüyor.

CHP'liler Topbaş'a sordu;

 
‘Gözbebeğimiz Haydarpaşa'ya gökdelen mi dikeceksiniz?’
 
CHP'liler Başkan Kadir Topbaş'a ‘Dünyanın en özel siluetine sahip olan Haydarpaşa Garı'nı her türlü yasa ve bilimsel öğretiler hiçe sayarak, daha önemlisi anılarını ve tarihi-kültürel simgelerini yok ederek gökdelen mi dikeceksiniz?’ diye sordu. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası da Haydarpaşa dostlarının garın tarihsel işlevini yerine getirmesi ve ranta açılmaması için mücadelede kararlı olduğunu vurguladı.
 
Gökçe UYGUN
 
Haydarpaşa ve çevresini “ticaret ve turizm alanı” yapacak olan “Haydarpaşa Garı ve Liman Dönüşüm Projesi”ne projesine tepkiler sürüyor. Kararın, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’nin ret oyu vermesine karşın AKP'li meclis üyelerinin oylarıyla onaylanmasının ardından, konu tekrar mecliste gündeme geldi. CHP İBB Meclis Üyeleri Dr. Hakkı Sağlam ve Serdar Bayraktar imzaları ile verilen ve Başkan Kadir Topbaş’ın yazılı cevaplanması için Başkanlık Makamına oybirliği ile havale edilen soru önergesinde, Anadolu’nun İstanbul’a giriş kapısı olan tarihi Haydarpaşa Garı ve çevresi Anadolu Coğrafyasının insanlarına ve İstanbullulara kapatılma çabaları devam edildiği ifade edildi. Önergede, “Yüzyıllardır birçoğumuzun denizin ve İstanbul’un o efsanevi siluetini ilk kez gördüğümüz, henüz görmemiş olsak bile görkemini o naif yerli filmlerinden birinde mutlaka duyumsadığımız anılarımızın mekânı Haydarpaşa Garı’nı da içine alan yaklaşık 1 milyon m2’lik alan küresel emlak piyasası emrine sunulmuştur. Dünyanın en özel siluetine, her türlü yasa ve bilimsel öğretiler hiçe sayılarak gökdelen diken, İstanbul ve Anadolu’nun demiryolu ve deniz yolu ulaşımı bağlantısını, daha önemlisi anılarını ve tarihi-kültürel simgelerini yok etmektedir. 28 Kasım 2010'da Haydarpaşa Garı'nda süren iyileştirme ve izolasyon çalışmaları sırasında çatıda büyük bir yangın çıktığı ve tarihi binayı önemli ölçüde etkilediği bilinmektedir. Bu tür eserlerin onarımı, yenilenmesi esnasında gerekli hassasiyetin gösterilmesi, zamanında ve gerekli denetimlerin yapılmasının sağlanmasının idarenin önemli görevleri arasında olduğu kuşkusuzdur. Aradan geçen uzun süreye rağmen bugüne kadar gerek İBB Meclisine, gerekse kamuoyuna herhangi bir bilgi verilmediği gözlemlenmektedir” denildi. Önergede şu sorulara yer verildi;
1-Haydarpaşa Garı’nın şu andaki hukuki durumu nedir?
2-Anılan binada meydana gelen yangının çıkış nedeni nedir?
3-Yangın sonrası yapılan adli ve idari işlemler ve bunların sonuçları nedir?
4-Yargıya intikal eden husus var mıdır?
5-Yangın sonrası tarihi binada hangi iş ve işlemler yapılmıştır?
6-Binada onarım yapılmamış ise; bu haliyle kalmasından dolayı çürüme, kopma, başka zarar gören bölüm var mıdır?
7-İstanbul’un Anadolu kapısı ve aynı zamanda silueti olan tarihi binanın yeniden kazanılması için ne yapmayı düşünüyorsunuz?
 
‘HAYDARPAŞA’DA OLDUBİTTİLERE İZİN VERMEYECEĞİZ’
Öte yandan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Genel Başkanı Yavuz Demirkol da yazılı bir açıklama yaparak, “AKP iktidarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve TCDD Genel Müdürlüğü ile birlikte 2004 yılından beri ‘Haydarpaşa Port’ adıyla hayata geçirmeye çalıştığını, ancak bileşenleri arasında Sendikamızın da olduğu Toplum Kent ve Çevre İçin Haydarpaşa Dayanışması Platformu’nun ‘kamu yararı taşımıyor, doğal ve tarihsel değerleri yok ediyor, şehircilik ilkelerine, ulusal ve evrensel koruma hukukuna aykırı’ olduğu gerekçeleriyle karşı çıkması nedeniyle hayata geçiremediği projeyi önündeki engelleri ısrarlı bir şekilde her türlü düzenlemeleri yaparak hayata geçirmek için yoğun çaba sarf etmektedir” dedi. Demirkol, “Haydarpaşa Garının ‘ticaret ve turizm merkezi’ adı altında rantsal alana dönüştürülerek ulusal ve uluslararası sermayenin emrine verilmek istenildiğini” de vurgulayarak, “TCDD'nin Haydarpaşa için Özelleştirme İdaresi'ne başvurusunun “Haydarpaşa Garı’nın ölüm fermanı niteliğinde” olduğuna dikkat çekti. TCDD yönetiminin bu kararını, “AKP hükümetinin iktidara gelmesinin ardından bugüne dek yürütmekte olduğu kentsel dönüşüm ve benzer adlar altında aslında rantsal dönüşüm yoluyla kamu taşınmazlarının yağmalanması ve sermayeye açılması uygulamalarına eklenen yeni bir halka” olarak niteleyen Yavuz Demirkol, şu görüşleri ifade etti; “Demiryolu işletmeciliğini esas alması gereken TCDD işletmesi Yönetim Kurulunun Haydarpaşa Gar'ın tarihsel misyonuna uygun işlevini yerine getirmesi gerekirken ticari bir yaklaşımla turizm, konaklama ve ticaret vurgusunun öne çıkararak Gar ve çevresini rant alanına dönüştürme çabası düşündürücüdür. Amaçlanan proje ile bölgenin rantsal alana dönüştürülmesi aynı zamanda tarihi ve doğal dokuya da zarar verecektir. Yine ‘Haydarpaşa Gar’a artık ihtiyaç kalmayacak’ yalanıyla da kamuoyu yanıltılmaktadır. Oysa İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı olan Haydarpaşa Garı’nın asıl işlevini bir tarafa bırakarak trenlere ve halka kapatılması asla düşünülmemeli, Marmaray Projesi kapsamında yapılabilecek bir düzenleme ile tren hatları varlığını ve tarihsel sürekliliğini devam ettirebilmelidir. Sendikamız, birlikte mücadele ettiği örgütlerle beraber başta Haydarpaşa Gar olmak üzere tarihsel ve kültürel mirasımız ile doğanın oldubittilerle yağmalanmasına ulusal ve uluslararası sermaye gruplarının emrine sunulmasına karşı dün olduğu gibi bundan sonra da karşı durmaya, demokratik ve hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanmaya devam edecektir.”
 
 
 
 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.