Haftalık Bağımsız Gazete 25 Mayıs 2018

Bir gün siz de ENGELLİ olabilirsiniz!

Türkiye Sakatlar Derneği Anadolu Yakası Şubesi Başkanı Vedat Osmanoğlu, engellilerin temel sorunlarının hala çözülemediğine dikkat çekiyor. Kadıköy’de yaşayan engellilerin birçok yönden avantajlı...

Bir gün siz de ENGELLİ olabilirsiniz!

Türkiye Sakatlar Derneği Anadolu Yakası Şubesi Başkanı Vedat Osmanoğlu, engellilerin temel sorunlarının hala çözülemediğine dikkat çekiyor. Kadıköy’de yaşayan engellilerin birçok yönden avantajlı olduğunu söyleyen Osmanoğlu, engellilerin hakları için sokağa çıkması, ‘biz varız’ demesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: “Her sağlıklı birey potansiyel engelli adayıdır. Bu nedenle her vatandaş örgütlenmeli, sorgulamalı, denetlemeli.” Osmanoğlu’nun 12 Haziran’da iktidara gelecek siyasi partiden de bir isteği var: Acilen Engelli Bakanlığı’nın kurulması.


Dünyada her yıl 10-16 Mayıs haftası Engelli Haftası olarak kutlanıyor. İstatistiklere göre Türkiye’de 8.5 milyon engelli var. Bir başka deyişle Türkiye’de her 8 kişiden biri engelli. Yıllarca ihmal edilen problemleri de bir o kadar önemli. Bırakın iş, sosyal güvenlik, eğitim gibi meseleleri, bu insanların birçoğu kapıdan dışarı bile çıkamıyor. Çünkü kamusal alanlarının yanısıra engelliler, yaşlı ve çocuklu insanlar için bile uygun olmadığı biliniyor.
Engelliler bütün bu sorunlarla birlikte kutluyor Engelliler Haftası'nı. Yılda bir kez bir hafta da olsa hatırlanmanın mutluluğunu yaşarken 7 gün içinde seslerini olabildiğince duyurmaya çalışmanın telaşını yaşıyorlar. Kadıköy'de yaşayan fiziksel engelliler ise diğer bölgelerde yaşayanlardan biraz daha şanslı. Çünkü Kadıköy Belediyesi, 2002 yılından beri, engelsiz erişim projesini tüm ilçede uygulamaya geçirdi. Böylece başta Fen İşleri Müdürlüğü ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü olmak üzere Belediye bünyesinde faaliyet gösteren bütün birimler engelsiz erişimi Kadıköy'de hayata geçirmek için elele verdi. Çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.
Kadıköy Hasanpaşa’da bulunan Türkiye Sakatlar Derneği Anadolu Yakası Şubesi de Kadıköy Belediyesi ile birlikte engelliler için faaliyet yürütüyor. Dernek bürosunda ziyaret ettiğimiz Başkan Vedat Osmanoğlu ile engellilerin sorunlarını ve çözüm yollarını konuştuk.


Türkiye Sakatlar Derneği Anadolu Yakası Şubesi ne zaman kuruldu ve bugüne kadar neler yaptı?
1994 yılında Kadıköy’de kuruldu. Bugüne kadar, Ataşehir, İçerenköy, Sahrayıcedid ve Kuyubaşı’nda faaliyet gösterdikten sonra şimdi Kadıköy Hasanpaşa Mahallesi’nde hizmetlerine devam ediyor.
Türkiye Sakatlar Derneği’nin kuruluşu 1950’lere dayanıyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Felçliler Derneği olarak kuruluyor, 1960 yılında kamuya yararlılık belgesi alarak Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Sakatlar Derneği olarak hizmetlerine devam ediyor. TSD’nin en önemli misyonu, ülkemizde yaşayan engellilerin yaşam standartlarının iyileştirilmesi. Ülke genelinde 67 şubesi var. Bulunduğu yerlerdeki engellilerin sorunlarının çözümü konusunda yardımcı oluyor. En başta danışmanlık görevini yerine getiriyor. Engellileri, hakları konusunda bilgilendiriyor, kurumlar arası iletişimi sağlıyor, sorunlar konusunda mülki amirler desteğiyle çözüme yardımcı oluyor.
Biz aslında Kadıköy şubesiydik ancak Ümraniye şubesi kapanınca Anadolu Yakası şubesi olduk. Belediye Başkanımız Sayın Selami Öztürk de bizim onursal başkanımız. Başkanımızın da güçlü desteğiyle Kadıköy’de engellilerin birçok sorunu çözüme kavuştu. Avrupa destekli birçok projeyi birlikte hayata geçirdik. Engelsiz-İş projesi devam ediyor. Şu anda da TSD Anadolu Yakası Şubesi olarak “Engellilerin Mesleki Rehabilitasyonu” projesini, Kadıköy Belediyesi ve Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte Avrupa Birliği’ne sunduk. İşte bu nedenlerle derneğimizin Kadıköy’de olması büyük avantaj.


Engellilerin derneğe ilgisi nasıl? Anadolu yakasında üye sayısı ne durumda?
Maalesef yeterli değil. Anadolu yakasına baktığımızda 5 bine varan engelli olmasına rağmen bizim 960 üyemiz var. Ben 10 yıldır bu camiada hizmet veriyorum ama hala kaldırımlar konusunda dert yanıyoruz, hala mimari konularda, ulaşım ve erişimde sorunlar yaşıyoruz. Bu konuda bir bilinç gelişmedi hala. Hâlbuki çözümü çok kolay. Bir takım yasal düzenlemelerle çözülebilecek sorunlar ama yapılmıyor.


Neden yapılmıyor peki?

Çünkü denetleme mekanizması yok. Kurumlar tarafından gerekli duyarlılık gösterilmiyor. Ben aynı zamanda Kadıköy Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanıyım. Ülkemizdeki genel duyarsızlığa baktığımız zaman Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Kadıköy Belediyesi bu konuda örnek kuruluşlar gerçekten. İstanbul’da sosyal devlet anlayışıyla sosyal belediyecilik hizmeti veren en iyi belediye bize göre. Denetleme mekanizması çalıştığı zaman inanın sorun diye bir şey kalmıyor ortada.


ENGELLİLER ÖZGÜRCE SOKAĞA ÇIKMALI

Kadıköy’de engellilerin yaşadığı en önemli sorunlar neler?
Genel anlamda engellilerin yaşam standartları konusunda mimari sorunlar birinci sırada yer alıyor. Hala “ben dışarı çıkamıyorum, apartmanımda düzenek yok, asansör yok, karga tulumba evden çıkartılıyorum bundan nefret ettiğim için de yıllardır evden çıkmıyorum” gibi sorunların aktarıldığı telefonlar alıyoruz. Apartmanların girişleri engellilere uygun değil, kaldırımlar yine öyle. Gelişmiş ülkelerde engelli bağımsız yaşam koşullarına sahip. Refakata ihtiyaç duymadan günlük ihtiyacını karşılayabiliyor, sokakta rahatça gezebiliyor, çalışıp para kazanabiliyor. Bunlar bizim ülkemizde hala hayal maalesef.


TSD bunun değişmesi için neler yapıyor?

Biz Türkiye Sakatlar Derneği olarak ülkede engelliler konusunda doğruları söyleyen itici güç bir sivil toplum kuruluşuyuz. Ülkede 4 binin üzerinde faaliyet gösteren dernek, vakıf var. Ancak TSD’yi ayrı bir yerde tutarlar çünkü sokakta da mücadele verir, engeline rağmen…
“Biz varız bu ülkede, yaşıyoruz, görmek zorundasınız” diyoruz, “Yarın siz de engelli olabilirsiniz” diyoruz. Her sağlıklı birey potansiyel engelli adayıdır. Herkesin bu bilinçte olması gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarına üye olmalı, denetleme yapmalılar. Her vatandaş örgütlenmeli, sorgulamalı, denetlemeli.


Peki dernek engellileri evden çıkarmayı, hakları için sokaklara dökmeyi başarabiliyor mu?

Maalesef… Zaten genele baktığınızda da Türkiye’de insanların çok az bir kesimi hakları için sokağa çıkıyor, engelliler için bu 2–3 kat daha az. Çünkü bizim için evden çıkmak da, sokakta yürümek de, araca inip binmek de her şey başlı başına büyük bir sorun.
Biz, sosyal devlet anlayışıyla bu mücadeleyi veriyoruz. Engellilerimize tekerlekli sandalye almak değil aslında bizim işimiz. Biz bütün enerjimizi, dernek kiramızı, faturalarını ödemek için harcamamalıyız. Biz STK olarak sorunları rapor edip yönetenleri bilgilendirerek, çözüm yolları bulma ve hayatı daha iyi yarınlara taşıma mücadelesi içinde olmalıyız. Fakat az önce belirttiğim sorunlarla uğraşmaktan, asli görevlerimize yeterli enerjiyi harcayamıyoruz.
Türkiye Sakatlar Derneği bir hayat okuludur. İnsanların yaşamı anlamaları için gelip buraları görmeleri lazım. Bu insanların yaşam mücadelelerine tanık olmaları gerek. Hayat her şeye rağmen çok güzel, önemli olan engele bakmaksızın başarıyı yakalamaktır. Buna destek olmak lazım.


1 Mayıs’ta Taksim alanına da çıktınız değil mi?
Tabii, DİSK’in önünde pankartımızla yürüdük. Bir elin parmakları kadardık ama bizim için çok önemliydi. İlk kez 1 Mayıs’a katıldık ve taleplerimizi haykırdık. Biz hayatın her alanında varız.


ACİLEN ENGELLİ BAKANLIĞI KURULMALI
Somut talepleriniz neler?

Sosyal devletin kurumlarıyla, engellisine, yaşlısına, yoksuluna yardım eden sisteminin hayata geçmezi lazım. Sosyal hizmetlerin kendi başına bir bakanlıkla insanlara ulaşması gerekiyor. Bunun için de acilen Engelli Bakanlığı’nın kurulması gerekiyor. Çünkü şu an sistemsizliğin getirdiği bir kaos var. Örneğin engelliler için birçok kanaldan yardım toplanıyor ancak bunlar nereye gidiyor, doğru şekilde kullanılıyor mu bilmiyoruz. Bu ülkede maalesef birçok sömürü olduğu gibi engelli sömürüsü de çok yaygın. Dolayısıyla bu kaosa son verilmesi için vatandaşın bir telefonla sorununun çözüldüğü bir Bakanlık’a ihtiyacımız var. Seçim zamanı vaatler verip bizden oy istiyorlar ama akabinde bizi unutuyorlar.


Şu anda da bir seçim dönemi yaşıyoruz. Partilerin tüzüklerinde engellilerle ilgili çalışmalar var mı?
Evet, var ama bunların ne kadarının hayata geçirildiği önemli. Bizdeki siyasi partilerde parti içi demokrasi bile çok az. Kadın kotası, engelli kotası hala çok eksik. Gelişmiş ülkelerde engelli bakan bile var. Dolayısıyla insan hakları çerçevesinde baktığınız zaman engelliye fırsat eşitliği tanıyarak üretimin içinde olmasını sağlamak gerekiyor. Her partinin, siyasi düşüncesi ne olursa olsun, bu işe ivedilikle el atması lazım. Bizim 12 Haziran’dan sonra iktidara gelecek partiden öncelikli talebimiz Engelli Bakanlığı’nın kurulması. Biz TSD olarak her türlü desteği vermeye hazırız.


Türkiye, BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ni 2008 yılında imzaladı. Aradan geçen üç yılda bu sözleşmenin gerekleri yerine getirildi mi?
Sözleşmenin gerekleri hala yerine getirilmiş değil. Biz dernek olarak BM sözleşmesine karşı gölge raporlar da hazırlıyoruz. Engelli Hakları Komisyonu olarak Türkiye’deki birçok sivil toplum örgütüyle birlikte yapılması gerekenler konusunda raporlar hazırlıyoruz, yetkili mercilere sunuyoruz. Bu konuda da Kadıköy Belediyesi bir örnek. Engelli Danışma ve Dayanışma Merkezi çok güzel işler yapıyor, bu tür merkezlerin her yerde olması gerekiyor. İnsanlarda da bu bilinci oluşturmak lazım. Örneğin Belediye, apartman girişine rampa yapılmasını talep eden engelli arkadaşlarımızın bu isteğini hemen dikkate alıyor ancak apartmandaki diğer sağlıklı bireyler buna karşı çıkabiliyorlar. Şuan bu nedenle devam eden birçok dava var. Bu duyarsızlık da bizleri üzüyor tabi. Bu noktada tekrar altını çizmek isterim; “Bir gün siz de engelli olabilirsiniz!”

TSD Anadolu Yakası Şubesi
Hasanpaşa Mah. Söğütlüçeşme Cad. Derici Zeynel Sok. No: 16/1 Kadıköy
Tel&Faks: 0216 336 11 32
www.tsd.org.tr

Semra ÇELEBİ

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.