Haftalık Bağımsız Gazete 30 Kasım 2021

Baz tehlikesi kol ‘geziyor'!

Sabit baz istasyonları kanıksandı artık ama ya ‘gezici’ olanlarının farkında mıyız?

Baz tehlikesi kol  ‘geziyor'!

Sabit baz istasyonları kanıksandı artık ama ya ‘gezici’ olanlarının farkında mıyız? Her an yanı başımızda belirebilen ‘mobil baz istasyonları’, yaşam alanlarında ‘farkettirmeden’ tehlike saçıyor. Üstelik bu istasyonlar sürekli yer değiştirdiği için yerlerinin tespiti ve dolayısıyla da kaldırılabilmeleri için dava açmak neredeyse imkânsız!
 
Gökçe UYGUN
Cep telefonlarının günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesine paralel olarak baz istasyonları sorunu da giderek artıyor. Yurttaşlar hem sağlıklı bir şekilde telefon iletişimi kurmak istiyor hem de baz istasyonu tehlikesine maruz kalmaktan kaçınmak…
GSM operatörleri şehrin dört bir yanını ‘baz’larla donatırken, bu istasyonlara karşı da davalar açılıyor. Aslında konunun bir de ‘gezici’ yönü var. Zira araçlara takılan ‘mobil baz istasyonları’, baz tehlikesinin gizli ve ‘hareket eden’ şekli olarak dikkat çekiyor. Pek çok kimse, bir baz istasyonun yanından yürüdüğünün, oturduğu bankın yanıbaşında gezici bir istasyon olduğunun farkında bile olamıyor.
İstanbul Barosu avukatlarından, Kadıköy sakini Özgür Eraslan da bu konuya kafa yoran hukukçulardan biri. Aslında ceza hukuku ve bilişim hukuku gibi alanlarla ilgilenen Eraslan, “Baz istasyonları konusuyla hukuki olarak herhangi bir ilgim yoktu, ta ki bu baz istasyonlarını sürekli görmeye başlayana kadar” diyor. Eraslan, geçtiğimiz günlerde Caddebostan sahilinde Migros’un arkasındaki otoparkta iki adet mobil baz istasyonu aracı görüyor; “Daha önce de benzer araçlar görmüştüm. O yüzden merak ettim. Aracın mobil baz istasyonu olduğunu anladıktan sonra bu konuda biraz araştırma yaptım. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) ve Ulaştırma Bakanlığı’na araçların durumu ve bu aracın hizmet kriterleriyle ilgili başvuru yaptım. Bu araçlar zaten verilen sertifikalarla görev yapıyor. Başvuruyu, araçların teknik ve yasal durumlarını tespit amacıyla yaptım” diye konuşuyor.

MOBİL’E DAVA AÇMAK ZOR
Av. Özgür Eraslan, normalde baz istasyonlarının sabit olduklarını ve dolayısıyla da yerlerinin bilinebildiğini anımsatarak, “Oturduğu binada veya çevresinde baz istasyonu bulunan bir kişi bunu kaldırmak için dava açabilir. Ancak mobil baz istasyonları yoğunluğa göre sürekli yer değiştirdiğinden, yanı başınızda aniden bir baz istasyonu belirebilir. Bu sebeple tespiti çok zor oluyor” yorumunu yapıyor. Bağımsız mahkemelerin ve Yargıtay Hukuk Daireleri’nin şehir içinde baz istasyonu olamayacağına dair kararları olduğunu anımsatan Eraslan, Bu araçların insan sağlığına zararlı olduğuna dair yapılmış çalışmalar var. Anayasa tarafından teminat altına alınmış olan ‘yaşama hakkı’, en kutsal ve birincil haktır. Bu sebeple diğer tüm haklardan önce gözetilmesi gerekir” diyor.

BAZ YERİNİ İBB SEÇİYOR
Peki Kadıköy’deki baz istasyonlarının yerleri nasıl belirleniyor?
GSM operatörleri izinlerini önceden ilçe belediyelerinden alıyordu. Ancak daha sonra baz istasyonu sunucuları yargıya başvurarak yürütmeyi durdurma kararı ile bu durumu değiştirdiler. 2012 tarihli ilgili yasaya göre bütün yetkiler büyük şehir belediyelerine verildi. Yani şu an Kadıköy’de kurulan baz istasyonlarının yer seçim belgeleri İBB tarafından ücreti alınarak veriliyor.
Mobil baz istasyonları izinlerini de yine İBB veriyor. İBB bu konuda ilçe belediyelerine bildirimde bulunmayabiliyor. Dolayısıyla Kadıköy Belediyesi'nin ilçedeki mobil baz istasyonlarıyla ilgili bir yaptırımı yok. Eğer araç, halkın geçişini engelleyecek bir konumdaysa Zabıta Müdürlüğü işlem yapabiliyor.

KADIKÖY'DE BAZ ÖLÇÜMLERİ
Baz istasyonları konusunda halkın bilinçlendirilmesiyle ilgili çalışmalar yapan Kadıköy Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nün 2 mühendisi ise geçen yıl Bilişim Teknolojileri Kurumu’nun düzenlediği eğitimi tamamlayarak baz istasyonlarındaki elektromanyetik ölçüm yapma hakkını aldı. Yapılan çalışmalara göre ilçede, 139’u elektrik direğinde, 36’sı bina ve trafo çatısında olmak üzere toplam (tespit edilen) 175 adet baz istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlarda yapılan 586 adet ölçümün sonuçlarına göre, Kadıköy’deki ortalama elektrik alan şiddeti 2,50 volt/metre. Türkiye için limit değer ise 14,46 v/m. Kadıköy’ün değerleri, devletin belirlediği değerin (olumlu manada) altında olsa da, bu konuda rakam karmaşası bulunuyor. Hangi değerin üstüne çıkıldığında insan sağlığına zarar yaratacağı konusunda fikir ve rakam birliği bulunmuyor. Hal böyle olunca her kurum da kendi ortalama değerlerini belirliyor. Yakın zamanda bir konuyla ilgili olarak bir Meclis kararı çıkaran Kadıköy Belediyesi de, bundan böyle ilçede 3.14 V/m oranından yüksek çıkan baz istasyonlarını kaldırabilecek.

KADIKÖY’ÜN ‘BAZ’ BAŞARILARI
Bilinçli ve duyarlı Kadıköylüler ise baz istasyonları ile sürekli mücadele ediyor. Geçmişte bu mücadelede pek çok kazanım da elde edilmişti. Moda sakini inşaat mühendisi Ahmet Şerifoğlu, evinin yanındaki baz istasyonunun kaldırılması için yürüttüğü hukuk mücadelesini kazanarak, baz istasyonunu söktürtmüştü. Kozyatağı Altın Sitesi sakinleri de evlerinin önündeki elektrik direğine konulan istasyonunun kaldırılması için açtıkları davayı kazanmışlardı. Kızıltoprak Rıfat Bey Sokak sakinleri ise sokaklarını kuşatan baz istasyonlarına karşı imza kampanyası yapmışlardı.

TIKLA, BAZ’INI ÖĞREN
Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun (BTK), www.turkiye.gov.tr/baz-istasyonlari sitesinden, size en yakın baz istasyonun ölçüm değerini öğrenmeniz mümkün. Kullanıcılar e-devlet şifresiyle girdiği internet adresinden bulundukları mekândan 1 kilometreye kadarki alanda baz istasyonu olup olmadığını, varsa elektromanyetik değerleri gibi her türlü bilgiyi ayrıntılarıyla öğrenebiliyor. 85 bin baz istasyonunun ölçüm değerlerinin yer aldığı sitede; baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik değerlerin insan sağlığına zararlı olduğuna yönelik algılara karşı, ölçüm değerleri ve uluslararası kuruluşlarca belirlenen limit değerleri karşılaştırılarak, bu değerin altında ya da üstünde olup olmadığı ortaya konuluyor.

BAZ İSTASYONU RİSKİ
Dr. Fatih Yağmur, Arif Bozbıyık ve Dr. İ. Hamit Hancı tarafından hazırlanan “Elektromanyetik Dalgaların İnsan Biyokimyası Üzerine Etkileri” konulu raporda, “Cep telefonu baz istasyonları, oluşturduğu sağlık riskleri dolayısıyla, okul bahçeleri, kreşler, hastaneler, parklar gibi çocukların, hastaların ve yaşlıların daha çok bulunduğu toplu yaşam ve kullanım alanlarına kesinlikle kurulmamalıdır” deniliyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.