Haftalık Bağımsız Gazete 24 Haziran 2018

Başka bir taraftar mümkün!

Tüm dünyada büyük bir keyifle izlenen futbolun en değerli unsurunun taraftarlar olduğuna inananların kurduğu Taraftar Hakları Derneği, endüstriyel futbola karşı, ‘Müşteri değil taraftarız’ diyor.

Başka bir taraftar mümkün!

Tüm dünyada büyük bir keyifle izlenen futbolun en değerli unsurunun taraftarlar olduğuna inananların kurduğu Taraftar Hakları Derneği, endüstriyel futbola karşı, ‘Müşteri değil taraftarız’ diyor.
 
Gökçe UYGUN

Geçtiğimiz günlerde Anadolu yakası büyük bir taraftar buluşmasına ev sahipliği yaptı. Taraftar Hakları Derneği’nin (THD) düzenlediği, Türkiye’deki  futbol taraftarlarının sorunlarının tartışıldığı “Dünya Futbol Taraftarları Sempozyumu”nda, 6222 sayılı Sporda Şiddet Yasası, deplasman ve pankart yasağı gibi konular ele alındı. Biz de bu vesileyle THD Başkanı Burkal Efe Sakızlıoğlu ile hem derneği ve Türkiye’de taraftar olmayı konuştuk…

 

 
-Taraftar Derneği nasıl bir ihtiyaçtan doğdu? Kurucular kimler?
Taraftar Hakları Derneği, İzmir' de Alsancak Stadı' nın yıkılıp yerine AVM yapılmasını isteyen rant kültürüne karşı, bir girişim olarak Altay, Göztepe, Altınordu, Bucaspor, Karşıyaka, İzmirspor, Damlacıkspor taraftarlarının bir araya gelerek ‘Alsancak Stadıma Dokunma’ eyleminde yarattığı sinerji ile  2012’de kuruldu. Bu birlikteliğe dernekleşme sürecinde can veren kişi Devrim Cem Erturan’dır, Göztepelidir.
 
-Tam olarak neleri hedefliyorsunuz bu dernekle? Taraftarları birleştirmek, sorunlarını çözmek vb..
 Ülkemizde taraftarların, ilgili federasyonlar karşısında kendilerini ifade edebilmeleri noktasında bir diyalog partneri olabilmek, bir köprü görevi üstlenebilmek ve mevcut sisteme dair bilimsel ve geçerliliği denenmiş modelleri kendi gerçekliklerimize uyarlayarak sunabilmek, öncelikli hedeflerimiz arasında.
 
-Anladığım kadarıyla ırkçılık, şiddet karşıtı, Gezi ruhuna inanan insanlarsınız. Ancak Türkiye’de taraftarlık denilince akla hep şiddet geliyor. Ne diyorsunuz bu konuda? Bu şiddetli ortam taraftar mı kulüpler mi yoksa polis/devlet mi kaynaklı?
Tribünler; il il ilçe ilçe ülkenin toplamıdır. Kadına rezilce bir şiddet varken, çocuklarımız ülkenin dört bir yanında kabul edilemez bir istismar ile karşı karşıya iken, mecliste milletin vekilleri birbirlerine ana avrat küfreder ve birbirlerini yumruklarken, medya diziler vb. programlar ile şiddet evimizin içine kadar girmişken şiddeti sadece taraftarlara indirgemek büyük bir yanılgı olur. Gezi çok yeni bu anlamda, bizler çok değil 15 sene öncesine kadar taraftarların stadyumlarda birlikte izlediği maçları anımsıyoruz. Sorunuzun asıl cevabına gelirsek; bize göre ne kulüpler ne polis ne devlet ne de taraftarlar suçlu. Asıl suç farklı bir yol, farklı bir sistemin olduğu görmeyenlerde. THD olarak 'Başka Bir Tribün Mümkün' demek için çok haklı sebeplerimiz var ve bu sistemi önermek en önemli sorumluluklarımız arasında.
 
-"Müşteri değil taraftarız” diyorsunuz. Kulüpler taraftarları müşteri gibi mi görüyor sizce?
Bu algı sadece kulüpler tarafından oluşturulmuyor. Tribünlerde taraftarların olmadığı bir maç, o maçın paralı televizyon kanallarında izlenmediğini düşünün. Yani siz endüstriyel noktaya evrilen bir ürün yaratmışsınız ama bunun alıcısı yok. ‘Müşteri Değil Taraftarız’ derken anlatmak istediğimiz tam olarak şu; bizi müşteri olarak görüyorsanız biz yokuz! Biz bu dünyanın en basit ama en güzel oyununu mahalle aralarında iki taştan kale ve bir top ile oynayan bir kuşaktan geliyoruz. Bizler yani taraftarlar bu oyunun en değerli en önemli unsuruyuz ve gücümüzün farkındayız. Çok zorlarsanız bu acıyı yüreğimize gömüp, yeni bir kültür yaratabiliriz. Küllerimizden doğup endüstriyel futbolu bitirebiliriz.
 
-Taraftarların birleşmesi konusunda aklıma Gezi sonrası kurulan “İstanbul United” oluşumu geldi. Onlarla bir bağlantınız var mı?
“Dünyanın tüm taraftarları birleşin, çünkü zincirlerimizden başka kaybedeceğimiz bir şey yok!” mottomuzdan bahsettim. İstanbul United, bu değerler manzumesinin önemli bir parçası olabilir ancak. Dünyanın bütün taraftarlarına ulaşmayı hedefliyoruz. Çünkü taraftar olmanın evrensel bir anlamı var bizim lügatımızda...
 
-Kadıköy’de Gezi anlayışıyla, endüstriyel futbola karşı kurulan “Karşı Lig” var. Haberdar mısınız?
Karşı lig, Efendi Lig, Gazoz lig vb. oluşumları tabi ki takip ediyoruz. Mevcut sistemi reddeden taraftar gruplarının oluşturmaya çalıştığı deplasmanlı liglerin de takipçi ve bir parçasıyız.
 
 

www.taraftarhaklari.org

 

 

 

 

 

 

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.