Haftalık Bağımsız Gazete 17 Ocak 2018

Acılar, sanat ve yüzleşme…

Alternatif kültür sanat mekânı kargART, yeni yılda hem eskinin acılarıyla hem de bugünün ırkçılık, homofobi gibi sorunlarıyla yüzleşmeyi hedefliyor

Acılar, sanat ve yüzleşme…

 Acılar, sanat ve yüzleşme…
 
Alternatif kültür sanat mekânı kargART, yeni yılda hem eskinin acılarıyla hem de bugünün ırkçılık, homofobi gibi sorunlarıyla yüzleşmeyi  hedefliyor.
 
 Gökçe UYGUN
 
 
Kadıköy Barlar Sokağı’nın güzide mekânlarından Karga Bar’ın kültür sanat oluşumu kargART, 2015 yılını ‘yüzleşme’yle açıyor. Yeni yılda yapılacak etkinliklerin temel konusu ve üst başlığı “izlek” olarak belirlendi. Tarihle olduğu kadar bugünün acılarıyla da yüzleşme etkinliklerinin detaylarını kargART’tan Tayfun Polat-Murat Seçkin’e sorduk.
-Etkinlikleri nasıl bir ‘izlek’te planladınız? Bu kelimenin çağrışımı nedir?
İzlek, kelime anlamı olarak patika demek. Bundan sonra her yıl bir konu seçelim ve bir dizi etkinlikle bu konuyu tartışmaya açalım dedik. Bu bir dizi etkinliğin üst başlığı izlek. Çünkü, her ne kadar etkinlikleri çeşitlendirmek ve konuyu olabildiğince farklı perspektiflerle tartışmaya açmak istesek de, yürüyeceğimiz yol bir yan yol, bir patika olacak. Başka türlüsü iddialı olur.
İzlek, aynı zamanda bir eserdeki ana yönelim demek. Belli konuların sürekli fikri takibini yapmaktayız zaten, kargamecmua’da ya da KargART'ta yaptığımız etkinliklerde. Çevre bilinci, sivil itaatsizlik, her türlü ayrımcılığa karşı olmak, sokak kültürü gibi… Bu fikirlerin, eylemlerin takibini yaparken de yürüdüğümüz yol anayol değil neticede, patika. Dolayısıyla, kelimenin iki anlamını birden düşündüğümüzde, yıl boyunca yapacağımız etkinlikler dizisine "izlek" demeyi seçtik.
-İlk izleğin konusu ‘yüzleşme’.  Ne/neler ile nasıl bir yüzleşmeye işaret ediyorsunuz? Geçmişin acıları mı kastettiğiniz?
Konuyu “yüzleşme” olarak seçmemizin iki temel nedeni var; ilki 2015’in Ermeni Soykırımı'nın 100. yılı olması. İkincisi, sürekli dile getirdiğimiz içimizdeki faşizmin, son Kobani olaylarından sonra artık ayyuka çıkması. Yine de “yüzleşme”yi her anlamıyla tartışmak istiyoruz. Tarihle yüzleşme, yaşanan bunca acı düşünüldüğünde daha fazla yer kaplayacaktır belki. Ama homofobi, nefret suçları, ego, hırs, şiddet ve her türlü ayrımcılık da “yüzleşme” etkinliklerinde bolca gündeme taşımak istediğimiz başlıca konular olacaklar.
Yüzleşirken de hedefimiz parmakla suçluyu teşhis etmek değil, hep beraber hatalarımızı ve çözüm yollarını düşünmek, sorgulamak belki de çözümler üretmek.. Bunun için de paneller, sergiler, film-belgesel gösterimleri, makale ve atölye gibi enstrumanları kullanmayı tercih ettik.
-Bu etkinlikler kapsamında bir de “Ses Duvarı” olacak. Sesleri nasıl sergileyeceksiniz?
Ses Duvarı'nın çıkış noktası; duvar eğretilemesi ve güncel sanatta görece daha az kullanılmış olan ses tasarımını birleştirmekti. Duvar, çoğu zaman kendimizi içine yerleştirip yüzleşmemizi engelleyen bir metafor. Sesleri nasıl sergileyeceğimiz kısmı şimdilik bizde kalsın. Farklı içeriklerde işler olacak. Tek başına ses enstalasyonu olsalar bir fikir belirebilir. Lakin işler öyle değil.  Seslere farklı medyalar ve sunumlarla maruz kalacağımız, biraz emek ve zaman isteyen bir sergileme söz konusu.
-Sesler üzerinden bir yüzleşme nasıl mümkün olacak?
Gündelik hayatta maruz kaldığımız görüntü ve ses bombardımanını düşünelim önce. Güncel sanatta da disiplinlerarası sunumlarla birçok farklı malzemeyle farklı üretimler söz konusu. Biz, yalnızca sesin, gündelik hayatta ve güncel sanatta daha bakir bir hareket alanına imkân verebileceği düşüncesiyle sanatçılarımızı davet ettik bu etkinliğe. Sesle baş başa kalındığında, tüm imajlar ve kakofoni ortadan kalktığında, dinleyecekleriniz, duyacaklarınız... Başka bir iddiası yok bu etkinliğin.

RUMLARIN SÜRGÜNÜ VE GEZİ İSYANI
İzlek 2015: Yüzleşme serisi kapsamında ilk aşamada şu etkinlikler yapılacak:
-  11 Ocak Pazar günü saat 18.00’da “20 Dolar 20 Kilo” etkinliği olacak. “Bir bavula belleğinizin, anılarınızın, kısacası hayatınızın ne kadarını sığdırabilirsiniz?” diye soran Doç. Dr. Ceren Sözeri ile Salih Erturan’ın söyleşisinde, 1964’te Kıbrıs meselesi öne sürülerek Türkiye’de yaşayan Yunanistan pasaportlu Rumların sınır dışı edilmesi konusu ele alınacak. Türkiye’de yaşayan Rumların sürgün edilişinin 50. yılında bu trajedinin toplumun gündemine yeniden sunulması esasına dayanan 20 Dolar 20 Kilo projesi, yakın dönemdeki bu trajik olayın dönemin tanıklıkları, yazılı ve görsel belgeleri eşliğinde kamuoyunun gündemine getirmeyi ve resmi tarihin bu sayfasıyla yüzleşmeyi amaçlıyor.
- 13 Ocak Salı akşamı 21.00’da “Yer Yüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” belgesel gösterimi olacak. Belgesel Gezi’de yer birbirinden farklı ideoloji ve kişiliklerin ortak bir paydada nasıl kenetlendiğini, onca rengin nasıl bir araya geldiğini, olayları gerçekleştiği günlerde kamerası ile kayda alan Reyan Tuvi’nin vizöründen yansıtıyor. Tuvi’nin katılımı ile gerçekleşecek ücretsiz gösterim sonrası kısa bir sohbet de gerçekleştirilecek.
- 22 Ocak Perşembe 21.00’da Eriyen Adalet: Hrant Dink Davası söyleşisi olacak. 19 Ocak 2007’de katledilen Dink’in davasını, belgesel sinemacı ve yazar Ümit Kıvanç anlatacak.

 
 

 

 
 

 

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.