Haftalık Bağımsız Gazete 20 Mayıs 2019

Futbol, yerel seçimler ve ben


Bağış ERTEN

Bağış ERTEN

Okunma 07 Mart 2019, 15:30

Hayal meyal hatırladığım ilk yerel seçim 1977 Aralık seçimleri. Yaş neredeyse beş. Demirel’le Ecevit’i (belki de bugünden bile daha net bir şekilde) ayırabiliyor, televizyona çıktığında kim kimdir tespit edebiliyorum. Memleket barut fıçısı. 1 Mayıs 1977 katliamının sıcaklığı sürüyor, Trabzonspor ikinci kez şampiyon olmuş. İşim gücüm futbol benim, ama evdeki mutluluğa kayıtsız kalamıyorum. O zaman yaşadığım şehir, Adana, annemlerin partisinden. İstanbul da öyle, hatta Konya bile. CHP neredeyse bugünün büyükşehirlerinin çoğunda başkan çıkarmış. Efsane Aytekin Kotil’in halkçı, toplumcu belediyecilik günleri...

Sonra 1980 Eylülüne doğru geliyoruz. Görüntü biraz daha netleşiyor. Sokaklarında futbol kadar silah sesleri yankılanıyor ülkenin. Benim içinse mahalle maçları dönemi başlamış. Birinci lig de bomba gibi. Bizim sokağın kaptanıyım, Gaziantepspor’un hiçbir maçını kaçırmayacağıma and içmişim. Bir gün bir baktık sokakta in cin top oynuyor. Mutluyuz. Rahat rahat maç yapıyoruz. Ta ki bir tank gelip oyunu bozana dek.

1984 Mart ayı. Trabzonspor şampiyonluklara doymuyor. Ama bir önceki sezon Antebim, bu sezon da iki Adana takımı küme düşüyor. Futbolun tadı tuzu kalmamış. Sonradan öğreniyorum, yabancı oyuncunun yasak olduğu bu dönemde Milli Takım sıfır galibiyetle gidiyor ve en büyük hezimetler dönemi bu. Toplum mağlup, Milli Takım iki kere mağlup. Benim için büyüdüğüm topraklara veda vakti. Elveda Güney, istikamet Bedrettin Dalan’ın İstanbul’u.

1989 Mart’ını vuruyor gong. Hayatımdaki en güzel dönemi. Hem siyaset hem spor adına. Halı sahalar açılmış, futbol maçları yeşil saha görür olmuş. Fenerbahçe şahlanmış Rıdvan-Aykut-Oğuz’lu kadrosuyla 103 gol bulmuş. Galatasaray Avrupa’da yarı finalde, Beşiktaş Ferdinand’la güzel günlere gebe, Trabzonspor Ünallı, Hamili kadroların inşasında. Lig mis gibi. Siyasette ise benim gözlüklü, tombul adam ve karısıyla pek aram yok. Buna karşın SHP almış yürümüş. Seçim programında sütunlar durmak bilmiyor. Ben sıkı taraftarım. İkisine de. 

1994’te hayal bitiyor. Artık hayat ters yönde akmaya başlamış. Gerçi ben üniversitedeyim, yavaştan politik bilince transfer olmuşum. Sokakları tadıyorum. Bir yandan futbol da yükseliyor. Metin-Ali-Feyyazlı dönemlerin sonu. Euro 1996’ya gidecek olan takım oluşuyor. Oysa ben futbola artık 3F zaviyesinden bakıyorum. Halkların uyuşturucusu demiyorum, ama hal ve gidiş’in pekiyi olmadığını da görebiliyorum. Tam da bu sıralarda Recep Tayyip Erdoğan gecenin bir vakti belediye başkanı olarak takdim ediliyor. Geliş o geliş... Kadıköy hariç tabii.

Yıl 1999 Nisan. Hukuk Fakültesi bitti. Hukuk kan ağlıyor. Toplumu Ağarlar, Çillerler daraltıyor, futbol alanında ise Fatih Terim hükümranlığı var. Türkiye o bir türlü gelemediği noktaya nihayet gelmiş. Ama seçim sonuçları futbola benzemiyor. Hüsran diz boyu. Sola selam bile vermiyor ülke. Derin Devlet karanlığı her yere çökmüş. Seçimlere bakmaya mecal yok. Neyse ki Kadıköy düşmüyor. 

2004 futbolun en fiyakalı döneminin bitmeye başladığı yıllar. Siyasette ise AKP yılları başlamış. Ne futbol zevk veriyor, ne siyaset. Ben artık spor yazarıyım. Eşit mesafeden bakıyorum yeşil sahaya. Ama siyaset sahnesi mesafe tanımıyor. Güç her şeyi ezmek için antrenmanda. Kadıköy bildiğiniz gibi...

Bundan sonra futbolla siyaset sürekli kesişip duruyor. 15 yıldır daraldıkça daralıyor alan. Futbolun da AKP’si, CHP’si, MHP’si, ordusu var ve devlete taş çıkartan o ‘derinliği’ görüyorum. Oysa ben futbolda da, siyasette de aynı şeyi savunuyorum: Eşitlik, özgürlük, kardeşlik. Ama değişmiyor hayat, değişmiyor siyaset, değişmiyor oyun. Türk soluna çare olarak Roberto Carlos’u gösteriyor dalgacı Mahmutlar. Umutlar sürekli kontratak yiyor. Kadıköy’de oksijen olmasa ülkeye de, şehre de tahammül zor.  

Şimdi yine önümüz seçim. Umutsuz yaşanmıyor. İçimden bir zamanların tezahüratını söylüyorum. Uyarlanmış haliyle tabii. Kalemizde Kadıköy var, geri dörtlü Beşiktaşlı duvar, Beyoğlu artık canavar, ileride İstanbul ve Ankara var. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.