Haftalık Bağımsız Gazete 21 Eylül 2018

Türkiye’nin İngilizce’yle imtihanı

Yaklaşık on sene zorunlu İngilizce eğitimi olan Türkiye, “Dünya İngilizce Yeterlilik Verileri”ne göre Avrupa sonuncusu. Peki, neden İngilizce öğrenemiyoruz?

Türkiye’nin İngilizce’yle imtihanı
Alper Kaan YURDAKUL

Dünya dili olarak bilinen İngilizceyi 510 milyon kişi anadili olarak konuşurken, dili sonradan öğrenen kişi sayısının 1 milyar olduğu tahmin ediliyor. “Dünya vatandaşlığı” gibi kavramların konuşulduğu dünyada İngilizce öğrenmek artık bir tercihin dışında zorunluluk haline geldi. Türkiye’de ise durum pek iç açıcı değil. Lise eğitiminin sonuna kadar yaklaşık 700 saat zorunlu İngilizce eğitimi alan Türkiye, “Dünya İngilizce Yeterlilik Verileri”ne göre Avrupa’da sonuncu, EducationFirst’ün 2017 raporuna göre ise 80 ülke arasında 62’nci. Saatlerce dersler aldık, kurslara gittik ama bir türlü öğrenemiyoruz. Peki, neden? Sorun bizde mi? Yoksa eğitim sisteminde mi? Ana dili Türkçe olan bireylerin neden İngilizce öğrenmekte zorluk çektikleri üzerine kişisel deneyimleri ve araştırmaları sonucunda “Neden İngilizce Öğrenemiyorum” adlı bir atölye düzenleyen Selin Yağmur Sönmez anlattı.

“ON YILDA ÇİNCE BİLE ÖĞRENİRİZ”                                  

  • Gerçekten İngilizce öğrenemiyor muyuz?

EducationFirst’ün 2017 raporuna göre Türkiye’de İngilizce bilenlerin oranı çok düşük. 80 ülke arasında 62. sıradayız. Bunu çevremizde de gözlemleyebiliyoruz ama iş başvurularında doldurulan özgeçmişlere bakarsak herkes orta düzey İngilizce biliyor. Çoğumuz uzun yıllar İngilizce dersi aldık ama konuşamıyoruz. Örneğin ben ilkokuldan üniversiteye kadar 10 yıl boyunca İngilizce dersleri gördüm. Benim yaşıtlarımın çoğu da hemen hemen 10 yıllık bir dil eğitimi aldı. Düşünün 10 yıl boyunca gördüğünüz bir ders! Uzman olmanız gerekir. Neden olmuyor? Tüm bu ders saatlerini toplasak en az 700 saat İngilizce dersi almış oluyoruz. En sonunda boşa giden 700 saat ve İngilizce’yi öğrenemeyeceğimize dair önyargılar elde ediyoruz.

  • On senelik zorunlu bir dil eğitimine rağmen oranların bu kadar düşük olmasının sebebi nedir? Sizce neden İngilizce’yi öğrenmekte zorluk çekiyoruz?

Aslında 10 yıllık bir eğitimle Çince bile öğrenebiliriz. Eğitimde izlenen yöntemlerin ve eğitim politikalarının gözden geçirilmesi gerekiyor. Biz İngilizce dilini Türkçe dili aracılığıyla öğreniyoruz fakat kullandığımız bu aracı dile ne kadar hâkimiz? Kendi gözlemlerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim; üniversite öğrencilerinin bile çoğunluğu kendini kendi dilinde ifade etmekte zorluk çekiyor, ana dilinde düzgün cümle kuramıyor. Kendi ana dilimizde ne kadar yetkin olursak yabancı bir dili de o kadar kolay öğreniriz. En büyük sorun da kendi düşüncemizi üretemiyor olmamız. Dil ile düşünce arasında sıkı bir bağ var. Yeni bir dil öğrenmeden önce ana dilimize hâkim olmalıyız, onu gelişigüzel kullanmamalıyız. Yeni bir dil öğrenmek istiyorsak (bu İngilizce olabilir veya başka bir dil) ana dilimizde kendimizi iyi ifade edebilmeliyiz.

Sonrasında Türkçe dili nasıl bir dil? Hangi dil ailesine mensup? Türkçe’ye benzer diller var mı? Yıllardır dil bilgisi dersleri görüyoruz ama ne kadarına hâkimiz? Bu sorulara yanıt aramamız gerekiyor. Örneğin; İngilizce’de yardımcı fiilleri anlamak istiyorsak bunların Türkçe karşılıklarına bakmamız gerekiyor. Peki, biz Türkçe’de fiilleri ve fiilimsileri bilmiyorsak yardımcı fiil denilen bir şeyi nasıl anlayacağız? Türkçe’de sıfatları nerde ve ne amaçla kullandığımızı bilmiyorsak İngilizce’de sıfatları nasıl kavrayacağız?

“KAFAMIZI KARIŞTIRDILAR”

  • Anadilimizle ilgili sorunları aştık diyelim, sonra ne yapmalı?

Türkçe dilini nasıl öğrendiğimizi anımsayalım: önce dinleyerek başladık; sonra taklit ederek kelimeleri telaffuz etmeyi öğrendik. Zamanla kelimelerin anlamlarını kavramaya, onları bir araya getirerek kendi cümlelerimizi kurmaya başladık. Okula başladıktan sonra ise dil bilgisi kurallarını ve dilin yapısını öğrenmeye başladık. İlkokul 1. Sınıftan, üniversite 2. sınıfa kadar Türkçe dersleri gördük. Bana kalırsa yeni bir dil öğrenmenin yolu bu doğal süreçleri yaşamaktan geçiyor.

Kafamızı o kadar karıştırdılar ki İngilizce büyük bir engel, aşılamayacak bir duvar haline geldi. Özellikle yaşadığımız çağda internet erişimine sahip herkesin kendi kendine dil öğrenmesi bile mümkün. Para tuzağı kurslar sayesinde var olan öğrenme isteğimizi, merakımızı da kaybettik. Hoş, böyle bir merak var mıydı? O da tartışılır. Neden İngilizce öğrenmek istediğimizi bile bilmiyoruz. Birileri bunun gerekli olduğunu söyleyip duruyor. İsteyip istemediğimizi de bilmiyoruz. Eğer çalıştığımız işte yükselmeyeceksek, girdiğimiz sınavı geçme zorunluluğu yoksa maaşımıza İngilizce bildiğimiz için zam yapılmayacak olsa yine de İngilizce veya başka bir dil öğrenmek ister miydik acaba?

  • Devlet dil eğitiminde nasıl bir revize yapmalı?

Devletin görevi düşünme ve kendi gözüyle görebilme bağımsızlığına sahip bireyler yetiştirmek olmalı. Kendi ana dilinde düşünebilen, düşündüklerini ifade edebilen bireyler başka bir dil öğrenme konusunda da araştırma yapabilecek, araştırmalarını analiz edebilecek ve kendine en uygun yöntemleri daha rahat bulabilecektir. Bunun için az önce bahsettiğim gibi dil eğitiminde revize işine ana dilden başlanmalı diye düşünüyorum. Ana dili Türkçe olan kişi kendi dilinde kendini ne kadar ifade ederse, o dili ne kadar geliştirirse ve kendi cümleleri ile bir fikir dünyası oluşturabilirse o derece bağımsız olacaktır. Öğrendiği yeni dil sayesinde daha farklı düşünce boyutlarını görecek, kendisine daha farklı düşünme becerileri katabilecektir. Çocuk sevdiği, gerçekten ilgilendiği belki de çok başarılı olabileceği bir alanda ilerlemek isterken önüne koyulan bir dizi soruyu çözmek, bunları çözebilmek için sürekli yaşıtlarıyla bir yarış haline girmek zorunda kaldığında ne kendi ana dilinde kendini ifade edebiliyor ne de ezberci yöntemlerle dayatılan İngilizce dilini öğrenebiliyor. Ne yaptığını ve niye yaptığını kendisi bile bilmiyor. Öğrencilere bilgi yüklemesi yapmaktansa bilgiye ulaşmada öğrenciye rehber olan, işini severek yapan, öğrenmeyi belki de bir oyuna dönüştürmeyi başaran, öğrencilerin dersleri ve okulu sevmesini sağlayan öğretmenler yetiştirmekle başlanabilir.

İngilizceye giriş dersi niteliği taşıyan “Neden İngilizce Öğrenemiyorum?” 24 Şubat Cumartesi günü, Saat 15.00’da Sanat Enstitüsü’nde. Adres: Eğitim Mahallesi, Nahit Bey Sk. No:18, Kadıköy/İstanbul


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.