Haftalık Bağımsız Gazete 18 Ağustos 2019

‘Matematik eğlencelidir’ diyorlar!

Bir grup matematikseverin kurduğu ‘Matematiğin Peşinde’ oluşumu, ‘korkutucu’ görünen matematiğin eğlenceli yanını insanlara göstermek istiyor

‘Matematik eğlencelidir’ diyorlar!
Gökçe UYGUN

Matematik ile üniversitede tanıştık ve kendisini çok sevdik. ‘Nasıl bizden bunu saklamışlar?’ diye sorup duruyorduk, artık durmamaya karar verdik. Matematiğin peşine düştüğümüz bu macerayı merak eden herkesle paylaşmak için fırsatlar yaratıyoruz.”

Böyle tanıtıyor kendini Matematiğin Peşinde. Matematiği seven insanların biraraya geldiği gönüllü bir oluşum bu. Amaçları kendi içlerindeki matematik sevgisini yaymak.  Ekibin kurucularından biri de Moda’daki Saint-Joseph Fransız Lisesi’ne matematik öğretmeni olan Utku Kabuli Aytaç. Zaten ilk etkinliklerini de bu lisede yaptılar. 

Aytaç ile matematiği konuştuk.

  • Ekibinizi tanıyalım. Kaç kişisiniz, meslekleriniz nedir, aranızda kadın var mı?

Bu oluşum bu yılın mayıs sonunda kuruldu, dolayısıyla henüz çok yeni. 14 kişiyiz fakat henüz duyurmadığımız projelerimizde de gönüllü olmak isteyenler var, ekibimiz yavaş yavaş büyüyor. 14 kişinin 6’sı kadın. Ekipte akademisyenler, matematik öğretmenleri, matematik yüksek lisans, lisans mezunları ve öğrencileri var. Hepimizin hayatında matematik var. Ekipte bir fizikçi var, o da matematik ve fiziğin kesişiminde araştırma yapıyor.

“MATEMATİK EĞİTİMİNDE EKSİK ÇOK”

  • Neden matematiğin peşinden gidiyorsunuz?

Bunun birkaç sebebi var. Matematik hepimizin ortak noktası ve matematik yapmaktan büyük keyif alıyoruz. Öte yandan matematik eğitiminde pek çok eksik var. Mesela lisedeki matematikle üniversitedeki matematik arasındaki ciddi fark bunun bir göstergesi. Çok daha farklı bir matematik eğitimi yapılabilir. Bu da üzerine gitmek istediğimiz temel konulardan biri. Aynı zamanda matematik hep korkutucu görünüyor fakat bir yandan da çok eğlenceli ve kendine has bir güzelliği var. Bu güzelliğini göstermeyi istiyoruz.

  • Neler yapıyorsunuz, neler yapmak hedefindesiniz?

Amacımız ülkemizdeki matematik eğitimi alanında yapılan nadir atılımların yükünü paylaşmak. Çok güzel işler yapılıyor fakat sayıları çok az. matigon.org diye nefis bir internet sitesi var. Philipp Legner, “Geleceğin Ders Kitapları” mottosuyla harika bir iş çıkarıyor. Philipp’le yazıştık, derslerin Türkçe tercümelerini üstlendik. Haftada bir ders çevirmeyi hedefliyoruz. Böylece herkes evinden de hem çok nitelikli hem de çok eğlenceli bir kaynağa erişebiliyor olacak. Şu anda 3 dersin Türkçesi yayında.  Gelecek planlarımız arasında yine matematikle ilgili herkese yönelik seminer dizisi düzenleme var. Belki her hafta sonları düzenli dersler olabilir. Bir yandan da kaliteli içerik üretmeliyiz, bu konuyla ilgili de projeler yapacağız.

  • Hedef kitleniz kimler? Benim gibi matematikten korkanlar mı mesela?

Lise öğrencileri fakat bu biraz değişecek gibi görünüyor. “Matematiğin Peşinde Bir Hafta” etkinliğine çok sayıda matematik lisans öğrencisi, matematik öğretmenliği lisans öğrencisi ve matematik öğretmeninden başvuru aldık. Onları da dâhil edeceğimiz projeler de düşünmeye başladık. Matematikten korkanlar, ilgi duyanlar ve merak edenler, hepsi bizim hedef kitlemize dâhil. Mesela Mathigon korkanlar için etkili bir proje.

“GÜZELLİĞİ ZORLUĞUNDA…”

  • Sizce matematik nedir? Öznel bir tarif yapsanız neler söylersiniz?

Matematiğin ne olduğunu öznel bir yorum olsa bile söylemek pek kolay değil. ‘Evreni, doğayı veya karşımıza çıkan herhangi bir şeyi açıklamaya çalışan bir düşünce biçimi, mantıksal bir sistem’ olarak tanımlayabiliriz.

  • Türkiye’de benim gibi matematikle arası pek iyi olmayan milyonlarca insan var! Sizce biz neden böyleyiz? 

Bu soruya genel bir cevap vermek doğru değil çünkü ülkemizdeki öğrenci skalası çok geniş.

  • Matematik cidden zor mu? Yoksa biz mi öyle sanıyoruz?

Matematik kesinlikle kolay değil ama güzelliği zorluğunda zaten. Yapabildiğiniz şeyleri tekrar tekrar yapmak size keyif vermez, sıkılırsınız. Ama abartıldığı kadar da zor olduğunu düşünmüyorum. Bir soruyu ilk 5 dakika içinde yapamadığımızda bırakıyoruz ve ‘Ben matematik yapamıyorum’ demeye başlıyoruz. Doğrusu ‘Ben matematik yapmak istemiyorum’.  Sorunun üzerine çalışmak, kafa yormak gerekiyor. Bugün olmazsa ertesi gün, olmazsa sonraki hafta mücadele etmek gerekiyor. Bu da kolay değil kesinlikle.

  • Sizce toplum veya öğrencilerdeki matematiğe karşı korku ve önyargı nasıl aşılabilir?

Özellikle lise seviyesindeki derslerin o dersin öğretmenine çok bağlı. İş öğretmende başlıyor, öğrenciye yol gösterici, rehber olmalı. Bilgi artık her yerde. Binlerce kitap, internet sitesi var. Öğretmenler artık öğrenciler için bilgi kaynağı değil, zorlandıkları yerde destek olma görevini üstlenmeliler. Bunun için de öğrencinin dilinden anlamalı, onlarla sağlıklı bir iletişim kurmalılar. Buna bir örnek vermek istiyorum. Cahit Arf’ın matematikle ilgilenmeye başlaması 5. sınıfta karşısına çıkan genç bir öğretmen sayesinde oluyor. Bu genç adam Öklid’in Elemanlar kitabının ilk teoremlerini ispatlatıyor ve Arf gibi bir matematikçinin ülkemize tohumlarını atıyor. Müfredat, program, kitap, içerik gibi konuların ikinci planda olduğunu düşünüyorum. Bence bu kaygı ve önyargı, işini ve öğrencisini seven öğretmenler ile rahatlıkla aşılabilir.

MODA’DA MATEMATİK DOLU GÜNLER!

Matematiğin Peşinde ekibinin ilk etkinliği 16-20 Temmuz’da “Matematiğin Peşinde Bir Hafta” adlı, lise öğrencilerine yönelik ücretsiz dersler oldu. St. Joseph Fransız Lisesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, öğrenciler dersler daha önce hiç görmedikleri konularda ve farklı eğitim modellerine dayanarak matematik dersleri aldılar. Her biri 2’şer dersten oluşan 7 programdan oluşan etkinlikte, öğrenciler sabah ve öğlen olmak üzere birer ders gördüler. Bu programlar matematik felsefesinden, geometriye; soyut cebirden, oyunlar kuramına kadar birçok farklı alandan derslerden oluştu. Dersleri de akademisyenler, yüksek lisans mezunları, öğrencileri ve matematik öğretmenleri verdi.

Utku Kabuli Aytaç, “Bu dersler ne üniversite sınavında ne de lise hayatlarında not anlamında bir işlerine yaramayacak. Gerçek matematiğin nasıl olduğunu biraz olsun deneyimlemelerini istiyoruz. Çıkarım yapma, problem çözme ve soyut düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Aytaç, etkinliği neden Kadıköy’de yaptıklarını da “Ben şahsen Kadıköylüyüm, liseyi Saint-Joseph’te okudum. Lise yıllarımdan beri Kadıköy’de yaşıyorum. Kadıköy bulunmaktan keyif aldığım bir yer. Etkinliği herkesin rahat ulaşabileceği merkezi bir yerde yapmamız gerekiyordu. Saint-Joseph Lisesi’nin Kadıköy’de oluşu ve tarihi ortamı bizim için harika oldu. Lise yönetimine bize kapılarını açtığı için teşekkür ediyoruz.” sözleriyle açıkladı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.