Haftalık Bağımsız Gazete 15 Kasım 2019

Dünden bugüne Reks Sineması


Dr.Müfid EKDAL

Dr.Müfid EKDAL

Okunma 04 Ocak 2011, 11:30

Bugün Reks Sineması’nın bulunduğu yerde içi ahşap, üst kat locaları yaldız süslü bir sinema vardı. Yüksekliği uzunluğundan fazla gibi görünen yapı, Rum Kilisesi’nin malı idi. Hemen her tarafı kahverengi üstüne yaldızlı desenlerle süslenmiş olan bina dikine konmuş büyük bir şeker kutusu izlenimini verirdi. İlk ismi “Febüs” olup, daha sonraları “Apollon Sineması” dendi. (Tiyatro oyuncusu olan Afife Jale Hanım ilk defa Apollon Sineması’nda sahneye çıkmıştı. Dönemin zihniyeti bir Türk kadınının sahneye çıkışını kabul etmemiş, hadiseye neden olmuştu. Afife Hanım arka kapıdan kaçırılarak olaydan kurtulmuştu.)
O yıllarda bugünkü Halkevinin bulunduğu yerde Apollon Sineması’nın yazlık kısmı açılımş; Naşit, Dümbüllü İsmail gibi büyük komedyenler temsiller vermişti.
Kadıköy’ün bir Akbaba Suat’ı vardı. Gündüzleri gazete satar, akşamüstü olunca hızlı adımlarla mahalle aralarından geçerek “Bu gece Apollon Sineması’nda....!” diye bağırıp, el ilanları dağıtırdı. Albino olduğu için güneşten hoşlanmaz, gözlerini korumak amacı ile sıkıca kıstığı göz kapakları birer çizgi gibi görünürdü.
Apollan Sineması bir Rus Yahudisi olan Şiroskin tarafından işletilirdi. 1930’lu yıllarda sinemanın ismi tekrar değişmiş, “Hale” olmuştu. Daha sonraki dönemde Şiroskin ayrıldı ve Yordan Anas tarafından işletilmeye başladı. Süreyyapaşa Sineması bütün ihtişam ve yeni filmleriyle ortaya çıktıktan sonra bile, Hale Sineması daha yıllarca ahşap ve yaldızlı içi yapısı ile seanslarını sürdürdü.
Fakat artık işler değişmiş, Kadıköy’ün nüfusu artmıştı. Bu küçük yapı ihtiyaca cevap veremez hale gelmişti. 1961’de eski bina yıkıldı. Yeni ve daha büyük bir inşaat başladı. Mimarı Maruf Bey’di.
Maruf bey kısa boylu, genç, kabiliyetli, güleryüzlü bir insandı.
İnşaat ilerlemiş, ikinci kata çıkan bir merdiven yapılmıştı. Dayanaktan mahrum gibi duran merdiven hiç güvennce vermiyor, en az bir ağırlıkla yıklıacak eğreti basamaklardan oluşmuş hissini veriyoirdu. Bu konuyu ne zaman Maruf Bey4e açsam hiç cevap vermek, sadece hahifçe güler, endişeli mi yoksa kendinden emin mi olduğu anlaşılmazdı.
Bir gün yolum düşmüş, inşaatın önünden geçiyordum. Merdivenin her basamağına çimento çuvalları yığılmış, belli ki insanların vereceği ağırlıktan daha fazlası yüklenmişti. İnşaat sekiz ay gibi kısa bir zamanda bitti. 1962 yılında açılışı yapıldı. Büyük bir kalabalık ve davetliler içeri giriyor, merdivenin ilk basamağında duran Mimar Maruf Bey yukarı çıkanları izliyordu. Beni görünce hafifçe gülerek “Merdiven imtihanını verdi” dedi. Sakin görünüşünde derin bir mutluluk seziliyordu.
O günden sonra sinemanın adı “Reks” oldu ve günümüze kadar geldi. Aradan çok zaman geçmeden Maruf Bey’in ölüm haberi duyuldu. Genç yaşta kaybedilen bu kabiliyetli gencin eseri olan merdiven, her göreni hayrete düşürerek daha kimbilir kaç yıl duracaktır.
Sinema bir süre için durgun ve verimsiz bir dönem yaşamışsa da, son yıllarda gerçekten bilinçli bir işletmecilik sonucu en kaliteli ve yeni filmler gösterilmektedir.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tuba Tok - 3 ay önce
Mimar maruf Önal'ı 2010 yılında kaybettik...Sanırım vefat haberi doğru iletilmemiş.