Haftalık Bağımsız Gazete 20 Ekim 2019

‘Dün’ yine yapayalnız, dolaştım şarkılarda…


Uğur VARDAN

Uğur VARDAN

Okunma 04 Temmuz 2019, 10:00

Hint kökenli İngiliz Jack Malik, bir markette çalışırken hafta sonları şarkı söyleyen genç bir müzisyendir. Günün birinde fark edileceği ve hayatını müziğe adayacağı bir geleceğin hayali içindedir. En büyük destekçisi, lise döneminden beri arkadaşı olan Ellie Appleton’dır ve ona bir tür menajer vasfıyla kol kanat gerer. Lakin görünürde bir umut ışığı yoktur.

Elektrik kesintisi sırasında bisikletiyle yollarda olan Jack’e iki katlı otobüslerden biri çarpar. Bu kaza vücudunda kimi ezilmelerin dışında, iki dişinin ve gitarının kırılmasına sebep olur. Yoğun bakımdan çıkar, tekrar arkadaş çevresindeki yerini alır, Ellie’nin ona hediye ettiği yeni gitarıyla da dostlarına ‘Yesterday’i çalar. Heyhat, icrasının sonunda büyük övgülere mazhar olur. Ellie dahil olmak üzere üç sıkı arkadaşı da şarkıyı överler ve kimin bestesi olduğunu sorarlar. Önce ti’ye alındığını düşünür, sonrasında hem ‘Yesterday’i hem de Beatles’ı bilmediklerine ikna olur. Google’a başvurur fakat karşısına çıkan şey ‘böcek’lerdir.

12 saniyelik kesinti adeta müzik tarihinde koca bir karanlığa sebep olmuştur… Bu noktada Jack bir yol ayrımındadır; ya Beatles’a ve bütün şarkılarına ilişkin bir itirafta bulunacak ya da besteler kendisininmiş gibi davranarak şöhrete uzanacaktır. İkinci yolu seçer ve şarkıcı Ed Sheeran’ın da yardımıyla dünya çapında bir üne kavuşur. Artık Britanya toprakları ona dar gelmektedir; çok geçmeden Amerika’ya uçar ve şöhretin basamaklarını hızlı bir biçimde çıkarak zirveye konar…

‘Shallow Grave’, ‘Trainspotting’, ‘Sunshine’, ‘Slumdog Millionaire’ gibi filmleriyle tanıdığımız Danny Boyle’un imzasını taşıyan‘Yesterday’ın öyküsü Richard Curtis’e ait. Deneyimli senaristin fantastik metni, ‘Beatles’ın hiç olmadığı bir dünyanın tasvirine soyunuyor. Film öncelikle müzik tarihinin gelmiş geçmiş en önemli gruplarından biri olan ve John Lennon, Paul McCartney, Ringo Starr ve George Harrison’dan oluşan bu efsanenin muhteşem şarkılarını bir kez daha hatırlatıyor. Bu durum elbette Beatles’la büyüyen ya da bir yerinden yakalayan, tutan müzikseverler için ‘Yesterday’e özel bir anlam kazandırıyor. Öte yandan Boyle’un yapıtı, son dönemde huzurlarımıza gelen İngiliz yapımı ‘Bohemian Rhapsody’, ‘Rocketman’ gibi çalışmalarla da ruh, gezindiği coğrafya ve sanatçı portreleri bakımından akraba gibi duruyo

Kimi filmler vardır, sanki kimi dönemleri ya da kuşakları temsil eder; bu açıdan Stephen Frears’ın ‘High Fidelity’si çok çok özel bir yapımdı. ‘Yesterday’in bu türden bir özelliği ya da geleceğe kalma durumu yok gibi (görüyor). Keza öyküsünü Beatles şarkılarına paralel bir biçimde oluşturan ‘Across the Universe’ gibi bir çarpıcılığı da yok ama yine de ‘İhtiyacımız olan tek şey sevgidir’ türünden bir mesajı parlak bir fikirden yola çıkarak izlenmesi zevkli bir filme dönüştürmek de başarı. Bu açıdan ‘Yesterday’i gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum…

Öte yandan filmin basın gösteriminde ışıklar yandığında yanımda oturan sinema yazarı dostum Olkan Özyurt’la, “Bu öykünün Türkiye versiyonunda kimin şarkıları üzerine bir öykü izlerdik” türünden bir zihin jimnastiğine soyunduk. Cevabımız aynıydı: Barış Manço… Üstadın şarkılarının unutulduğu ve bir gencin onun besteleriyle yolunu açtığı bir hikâyeye sanırım hepimiz özel olarak kulak kabartırdık…     

Puan Cetveli

Yesterday .............................................. 3

Laurel ile Hardy ................................... 4

Annabelle 2 ........................................... 2

Örümcek-Adam: Evden Uzakta ......... 2.5

Tolkien ................................................... 3.5

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.