Haftalık Bağımsız Gazete 16 Ağustos 2018

Denizlerin Bereketi


Aykurt NUHOĞLU

Aykurt NUHOĞLU

Okunma 31 Mayıs 2018, 14:23

Balığın bol olduğu yıllarda Karaköy İskelesi yani şimdiki ismiyle Beşiktaş iskelesinin önünde tekneler içinde balıklar satılırdı. Balıkçılar kıyıya plastik leğenler içinde canlı balıkları koyar cazip hale getirirlerdi. Öğrencilik yıllarımdı.  Balıkçıya yaklaşarak önce fiyatları sordum. Kofananın fiyatı öğrenci harçlığıyla alınacak fiyattaydı. Bir tane istedim. “Canlı mı olsun” diye sorunca “Fark etmez” dedim. Balığı dilimleyip poşete koyup verdi. Heyecanla evin yolunu tuttum. Rahmetli babaannem balığı severdi. Eve gelince poşeti kendisine verdim. Gülümsedi. Mutfağa girip poşeti açınca “kokuyor bu balıklar yenmez” deyip çöpe attı. Balığın bol olduğu dönemlerde leğene birkaç gündür satılmayan bayatlamış balıkları da karıştırıyorlardı. Balıkçı bana da bu balıklardan birini vermişti. . Balığın bol olduğu dönemde balık almanın ilk riskini yaşamış oldum.

Balıklar yıllar içinde türleriyle birlikte azalmaya başladı. Yıl içinde beş altı ay sürelerde çıkan palamut, çinekop, lüfer daha kısa bir zaman dilimi içinde kaybolmaya başladı. Uskumru uzun yıllar sonra ilk defa bu sezon görüldü.

Marmara Denizi ki akvaryum olduğu söylenir,  kirlenmeye karşı içindeki canlıların yaşamını devam ettiremez durumda. Her yıl biraz daha kirlenen Marmara Denizi’nde balık türü ve canlı sayısı giderek azalıyor. Kime sorsanız Marmara Denizi’nin kirlenmiş olmasından dolayı üzüntü duyuyor. Buna rağmen kentsel atık suyu hala arıtılmadan deniz suyuna karışıyor. Marmara Denizi hala zehirleniyor. 

Denizlerdeki kirlilik sadece Marmara Denizi ile sınırlı olmasa da en dikkat çekici olan kirlilik bir iç denizimiz olan Marmara’da görülüyor. Her birimizin hayatında birçok anısı olan Marmara Denizi gözümüzün önünde can çekişiyor. Bu gidişatın durdurulması gerekiyor. 

Bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz Kadıköy Çevre Festivalimizde ana temamız ‘Marmara Denizi’ndeki kirlilik ve biyolojik çeşitlilik’ olacak.

Türkiye’nin birçok bölgesinden doğaya duyarlı örgütlü veya örgütsüz yurttaşlarımızla bir araya gelip sorunlarımızı ve beraberinde çözümlerini konuşacağız. Madenlerden, derelerimize, ormanlarımızdan göllerimize havamızı, suyumuzu, toprağımızı konuşacağız. Tohumu, zeytini, bizimle beraber yaşamı paylaşan tüm canlılarımızı, ulaşımı, bisikleti, temiz enerjiyi konuşacağız.

İnsanı, ihtiyaçlarını, tüketim toplumun canlıları yok edişini konuşacağız. Geleceği, aydınlığı ve umudu konuşacağız. 

Bizler palamutların Haliç’e girip güneşin pullarına vurduğu parlamayı unutmayacağız. Denizin bereketini, canlılara sağladığı büyük zenginliği unutmayacağız. Marmara Denizi’nin aynı zenginliğe tekrar kavuşması için, doğanın ve yaşamın korunması için Kadıköy’ün en güzel parklarından birinde ağaçların altında doğayı yaşamı ve denizi konuşacağız. Türkiye’nin geleceği doğa için, yaşam için, özgürlük için, konuşan, tartışan, fikir üreten, emek veren insanlar sayesinde aydınlık ve güzel olacak.  Türkiye doğaya, insana saygılı, tüm canlıların birlikte huzur içinde yaşadığı bir ülke olacak. Geçmişi özlemle anımsayıp iç çekmek yerine güzel bir anı olarak hatırlayacağız. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rıza BAŞ - 3 ay önce
Aynen katılıyorum, uygulamalarınızı Özgürlük Parkında taktirle karşılıyorum.
Avatar
Fikri AKYÜZ - 3 ay önce
Başkanım özleminiz gerçeklleşmesi en içten dileğimizdir.
Avatar
Hanife Özçam - 3 ay önce
Çevre ve doğaya olan duyarlılığınız beni bir Kadıköylü olarak çok mutlu etti.
Insanların doga'ya saygı duyduğu, doğayı koruduğu bir dünya istiyorum.
DOĞA HAYATTIR.
Avatar
Fuat Karnapoğlu - 3 ay önce
Başarılar diliyorum. Üç yanı denizlerle çevrili bu güzel ülkemizde deniz balığı yiyemez duruma geldik. Bu güzel etkinlikle denizlerimizin yeniden hayata dönüşümünü verdiğiniz katkıdan dolayı teşekkür ediyor başarılar diliyorum.
Avatar
ınci ayman - 3 ay önce
siyasetçiler oy uğruna Istanbulu ve tabii ki kadikoyu de gecekondu üssü haline getirdiler..Istanbul doldu kadikoy doldu..dereler denizler kirlendi
Sonuç bu...
ne temiz hava kaldı ne ağaç ne balık ne yenecek gıda..Istanbullu kaçtı..zaten yok denecek kadar azdı..kültür seviyesi
düştü..daha ne yazayım..
Avatar
Hayrettin İpek - 3 ay önce
Yazınızı beğendim.Kutluyorum. Başarılar diliyorum.
Avatar
Sükran Öncül - 3 ay önce
Bu çabanızı destekliyorum çünki bu denizin 70-80 yıl öncesini bilen ve yasayan biri olarak bu gün gelinrn noktanın değil güzellik sağlıklı yasama sınırlarıni yok etmenin üzüntülerini derinden hissediyorum. Yolunuz aydınlık ve başarılı olsun
Avatar
Recai Recepoğlu - 3 ay önce
Ben karadenizli ve Deniz ve doğa aşığı olup yazınızı çok beğendim eski olmasa da biraz yaklaşsak yeter