Haftalık Bağımsız Gazete 25 Ağustos 2019

Üniversite ve STK'ları ÇEVRE biraraya getirdi

Marmara Üniversitesi AB Bilgi Merkezi Koordinatörlüğü’nde gerçekleştirilen “AB’ye Katılım Müzakerelerinde Çevre Faslı ve Sürdürülebilirlik Tartışmaları” konulu konferans yapıldı.

Üniversite ve STK'ları ÇEVRE biraraya getirdi

Marmara Üniversitesi AB Bilgi Merkezi Koordinatörlüğü’nde gerçekleştirilen “AB’ye Katılım Müzakerelerinde Çevre Faslı ve Sürdürülebilirlik Tartışmaları” konulu konferans, üniversite mensuplarını ve sivil toplum kuruluşlarını biraraya getirdi. Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü ile Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile birlikte İstanbul ve Boğaziçi üniversiteleri öğretim üyelerinin ve STK temsilcilerinin katıldığı konferansın ilk aşamasında, Türkiye’nin AB ile yürüttüğü katılım müzakerelerinden biri olan çevre faslı ile ilgili bilgi verildi. Toplantıda Türkiye ile AB arasındaki katılım müzakerelerinin toplam 35 konu başlığını kapsadığı, bunun da 100 bin sayfalık AB mevzuatının ulusal hukuk sistemimiz tarafından üstlenilmesi anlamına geldiği belirtildi. Müzakerelerin, “uzun ince bir yol” olarak da tanımlanabileceği vurgulanırken, özellikle çevre faslının, AB mevzuatının en geniş bölümlerinden birini oluşturduğu ve çetin müzakere başlıkları arasında yer alacağı ifade edildi.

ÇEVRE DOSTU ENERJİ KAYNAKLARI GÜNDEME GELDİ
Konferansta çevre dostu enerji kaynaklarına yönelik görüşler de tartışıldı. Bu bağlamda HES’ler, biyogaz ve özellikle nükleer enerji konularında hararetli tartışmalar yaşandı. Uzmanlar, su kaynaklarının kurumasına ve dolayısıyla doğanın tahrip edilmesine neden olduğu gerekçesiyle HES’ler konusunda çeşitli görüşler ileri sürüldü. Diğer enerji kaynaklarından, biyogaz konusunda Türkiye’de mevcut potansiyel üzerinde durulurken, nükleer enerjinin en düşük maliyetli enerji olduğu, enerji gereksiniminin güvence altına alınması bakımından uzun vadede zorunluluk olduğu ve ayrıca, nükleer enerji santrallerinin güvenli olduğu ifade edildi. Buna karşılık, deprem kuşağı üzerinde bulunan bir ülkede nükleer santrallerin nasıl güvenli olacağı konusunda şüpheler dile getirildi. Ayrıca, Avrupa kamuoylarında bu konuda çeşitli çekincelerin dile getirildiği ve nükleer enerji üretimine karşılık önümüzdeki süreçte bazı AB ülkelerinde yenilerinin yapılmaması, bazılarında ise atom santrallerinin kapatılması gündemdeyken, Türkiye’de nükleer enerji santrallerinin kurulmasının izahı zor bir durum olduğu özellikle belirtildi. Sonuçta, bilgilendirme düzeyinin yüksek olduğu ve önümüzdeki süreçte çevre konularının daha spesifik ele alınması yönünde mutabakat sağlandı. Bazı bildirilerin “Marmara Üniversitesi AB Araştırmaları Dergisi”nde yayınlanacağı da belirtildi.

Marmara Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama-Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Barış Çallı: “Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü ile birlikte düzenlediğimiz etkinlikte AB katılım sürecinde Türkiye’nin durumu ve sürdürülebilirlik yaklaşımını ele aldık ve su politikalarını, su ayak izini masaya yatırdık. Yenilenebilir ve nükleer enerji, iklim değişikliği de konular arasında. Öğrenci, STK, öğretim üyeleri de katıldı. Bu ilkiydi ve ilgi çoktu”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.